• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
14 Aralık 2012 Cuma

Bahçeli'nin yıl sonu toplantısı

Ankara gazetecisi için 'istikrar' sözcüğünün karşılıklarından biri, 'MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yıl sonu toplantısı' olabilir.
MHP liderinin medya temsilcileri ile partiyi izleyen muhabirlere verdiği davet, 'geleneksel' sıfatını fazlasıyla hak ediyor. Toplantı formatı ise gelenekselin ötesine geçip MHP'nin ideolojik- disipliner duruşunu yansıtıyor:    
-BİÇİM: Bir kere her yıl aralık ayında; her aralık ayının ilk yarısında. Mutlaka bir perşembe günü. Aynı beş yıldızlı otelin, aynı salonunda, aynı saatte, aynı yerleşim düzeninde... (Eğer ilk katılım değilse, salona girince hangi yönde kimlerle selamlaşabileceğinizi dahi hissedersiniz.) Fonda, Bahçeli'nin sevdiği alaturka şarkıların enstrümantal kayıtları. Gazeteciler arasında oturan parti kurmaylarının profilindeki değişim, dünkü dış düzenin, öncekilerden bariz farkı oldu.
- İÇERİK: Bu görünüm, katı atmosfer algısı yaratmamalı. Bilakis, toplantıların hiç şaşmayan diğer yönü; güleryüz ve konukseverlik. TBMM Grubu'nda, mitinglerde, sert ve yüksek ses tonuna alıştığımız Bahçeli'den eser kalmıyor. MHP lideri, dün de yağmur gibi gelen onlarca soruyu; mütebessim, nezaketli üslupla karşıladı; ayrıntılı yanıtlar verdi. Yeri  geldiğinde de ani esprilerle taşı gediğine koymaktan kaçınmadı. (İnanması zor olabilir; Bahçeli, karşıdakine kahkaha attırabilecek mizah duygusuna sahip.)
- İKİ KESKİN: İki saatlik toplantının iki yerinde şaşırdım: Ergenekon davası sorusuna '4 yıl 1 ay 23 gün' sürdüğünü söylemesi, iyi hazırlık-keskin bir belleğe işaretti. Buna karşın, Uludere için 'Bunlar terörist midir, kaçakçı mıdır yoksa masum insanlar mıdır? Önce buna karar vermek lazımdır' sözü ise ne olduğu ilk günden belli  faciayla arasına koyduğu mesafeyi, o mesafenin dayandığı önyargının keskinliğine acı bir işaret oldu. 
ARINÇ'A KARŞI DAYANIŞMA 
Toplantı çıkışında, Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel ile sohbet ettik. Başbakan Yardımcısı Arınç ile CHP'li  Aylin Nazlıaka arasındaki tatsız polemikle ilgili düşüncelerini merak ediyorduk.
Demirel, Arınç'ın sözlerini 'bilinçaltı yansıması' olarak niteledi. Şöyle dedi:
'Biz siyaset yaparken, kadın erkek diye düşünmeyiz. Aynı işi yapmaya çalışan bir bütünün parçalarıyız. Demek ki onlar cinsiyetiyle bakıyormuş. 'Siz bana baktınız yüzüm kızardı' ne demek. Bu nasıl bir şeydi? Hem de çocuk sahibi filan denmesi, ne ayıp. Demek çocuklarımız falan takip altında. Etik ve vicdan sahibi olmakla evlat sahibi olmak arasında hiçbir ilgi yok.'
Dün, Nazlıaka'yı görebilmek için genel kurulda biraz uzun süre kalan Demirel, 'geçmiş olsun' dileğini yüz yüze iletmek istiyor. Yanı sıra AK Partili kadın vekillerin sessiz kalmasını eleştiren Demirel, şöyle sürdürdü:
AHLAKEN SORGULANMALI
'Büyükşehir Yasası görüşülürken, AKP milletvekili kürsüde açık açık küfretti. Meclis başkanvekili, bu küfürle içtüzüğe göre üç oturumun yasak olduğunu söyledi. Ama genel kurulda oya sunuldu, el kaldırılarak hayır denildi. Demek ki onlar bize istediklerini söyleyecekler, birileri el kaldıracak hayır diyecek. Bu ahlaken çok sorgulanası bir şey.'
Ruhsar Hanım'la kısa sohbetimiz, 'Türkiye'de kayıp olan bir şey var. Vicdan. Biri bulup getirirse çok memnun olacağım' sözleriyle noktalandı.

<p>Sadece Türkiye değil Amerikan basınında da yemin töreninin önüne geçen İncil detayı ile ilgili de

Joe Biden'ın yemin törenine damga vurdu: Üzerinde Kelt haçı bulunan İncil'le ilgili çarpıcı detay

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı