• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
21 Temmuz 2011 Perşembe

Türkiye'de Kürt sorunu yok...

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

...DEVLET sorunu var.
Ali Saydam, Deniz Ülke Arıboğan'ın bir süre önce kendi enstitülerinde yaptığı bir konuşmadan ve sorulara verdiği cevaplardan söz etmiş. Sayın Arıboğan'ın 'sınırsız şeffaflık olmaz' yargısına katılıyorum. Ancak verdiği misaller bence çok tartışmalı. Amerikalıların Irak'ta, Rusların Gürcistan'da verdikleri kayıplar ile bizim Güneydoğuda verdiğimiz kayıplar aynı kefeye konamaz.
Arıboğan'ın, tanıdığım kadarıyla, beni rahatsız edecek bir kastı olduğunu zannetmiyorum. Ayrıca birilerinin beni rahatsız edecek kasıtları da olabilir. Güneydoğuda yaşananları, tam da Amerikalıların Irak'ta yaşadıklarına benzer bir şey olarak görenler olabilir. Rahatsız olurum, o kadar. İtiraz edemem.
Ama devlet meseleye böyle yaklaşamaz. Güneydoğuda ölenler de öldürenler de bu ülkenin vatandaşı. Geçtiğimiz hafta, bu ülkenin üniformalı çocukları, üniformasız çocuklarına karşı 13-7 mağlup oldu. Haftaya 15-5 galip gelebilir. Unutulmaması gereken şu: Her durumda, devlet 20-0 mağluptur.
- - -
Türkiye'de bir başbakan, 'Ben, benden öncekilerin hepsinden daha çok Kürt öldürdüm' mealinde bir kostaklanmayla, vatandaştan oy istedi. Amerikalılar için Iraklılar neyse, onun için de Kürtler oydu yani. Halbuki sözünü ettiği insanlar, onun başbakanı olduğu ülkenin vatandaşlarıydı.
Bunlar yaşanacak, sonra da Kürtlerin kendilerini bu ülkenin vatandaşları olarak neden görmediklerini merak etmeyi sürdüreceğiz öyle mi... Geçiniz.
Tekrarlayayım: Amerikalılar Iraklıları nasıl görüyorsa, Kürtleri öyle görenler olabilir. Bunlar örgütlenebilir, gazete çıkarabilir, gazetelerde köşe yazabilirler. Onlarla aynı ülkede yaşadığım için rahatsız olurum, o ayrı. Ama ülkede biricik olan, muadilinin kurulması mümkün olmayan odaklar, mesela Başbakanlık, mesela Genelkurmay Başkanlığı, mesela YÖK veya Diyanet İşleri Başkanlığı Kürtleri öyle göremez.
Görürse ne olur? Aha işte yaşadıklarımız olur.
- - -
'Canım bizim Kürtlerle işimiz yok, dağdaki eşkıyayla uğraşıyoruz' da diyemezsiniz. Suç, ancak münferitse suçluya ihale edilebilir. Bir ülkenin bütün kulüpleri şike yapıyorsa söz temsili, futbolcularının yüzde onu şikeciyse, 'onları cezalandırıp ayıklayacağım' filan diyemezsiniz. Hal buysa, muhtemelen siz daha temizliği bitirmeden, sistem eskisinden de kirli hale gelecektir.
Eğer dağda üç beş yüz kişi olsaydı, 'tamam, bunlar benim vatandaşlarım ama suçlular' diyebilirdiniz. Otuz yılda on binlercesini öldürdüğünüz halde arkası kesilmiyorsa, kabahati suçluya ihale edemezsiniz.
- - -
Kaldı ki, devlet gibi devletseniz eğer, kocasından dayak yiye yiye sabrı taşıp onu kesen kadının, çocuğunun ilaç parasını denkleştiremediği için cinnet geçirip eczacıyı darp eden adamın cezasını kesmekle kifayet de edemezsiniz. Maharet kodesleri doldurup, dışarısını sterilize etmek değil. Devletin devletliği, kodeslerine ihtiyaç olmamasıyla ölçülür.
Devletin devletliği, gençliğinin baharında defnedilenlerin mezarlarının seyrekliğiyle de ölçülür ayrıca. Toprak ayırt etmez, ölmeden önce üniforması var mıydı, yok muydu... Ayırt etmeyen devlet olsaydı, eğer onlar yaşarlarken devlet üstüne düşeni yapsaydı, şimdi yirmisi de yaşıyor olacaktı.
Arıboğan'la başladım, onunla bitireyim. Saydam'ın sözünü ettiği tartışmada, 'Temel etik kural insan hayatının korunmasıdır' demiş. Çok haklı. Devlet sadece üniformalı gençlerinin değil, onların öldürdüğü üniformasız çocuklarının hayatından da mesuldür. Kararlılığınız güçlenecekse, bu husustaki kararlılığınız güçlensin.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kasrik Boğazı güzel manzarasıyla keşfedilmeyi bekleniyor

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!