• $8,1296
  • €9,7068
  • 455.756
  • 1378.37
09 Haziran 2011 Perşembe

Siz zaten biliyorsunuz

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Şeytana uyup mangal partisinde yemeği fazla kaçırsanız, mideniz rahatsız olabilir. Ama kilo alacağım diye kaygılanmazsınız. Çünkü biliyorsunuz ki insan arada bir çok yemekle kilo almaz, her gün düzenli olarak yaktığından daha çok yerse kilo alır. Trafik ışığının yeşile döndüğü anda arkanızda yükselen korna sesleri işitme kaybına yol açmaz. Ama çok daha düşük şiddette bile olsa sürekli gürültü, yol açar.
Sürekli ve kararlı şartlar, farkına bile varılmayacak kadar önemsiz ölçekte olsalar da, arada bir meydana gelen, şiddetli olaylardan daha müessirdir. Bilirsiniz. Olsa olsa şu kadarını bilmiyorsunuzdur: Bir uzvunuzu veya bir yakınınızı kaybetmek bile, kaybetmeden önce tahmin edildiği kadar olumsuz etki yapmıyor insanların üzerinde. Bir kolunu kaybetse bir daha azla gülemeyeceğini düşünen insanlar, kolunu kaybettikten sonra öyle hissetmiyor. En vahim darbeler bile, tedrici olarak canınızı yakan bir ilişki veya bir iş kadar içinizi çürütmeyebilir.
***
Her gün azar azar da olsa, düzenli çalışmakla başarılamayacak hiçbir şey olmadığını da biliyorsunuz mesela. Ve her gün fark edilmeyecek kadar fazla kalori yakmaktan veya akarsuların erozyon etkisinden söz edildiğinde, aklınıza muhtemelen düzenli çalışıp başarmak geliyor.
Halbuki çalışmaktan veya başarmaktan söz etmiyorum. Nehirler devasa alüvyon ovaları imal ederek yeryüzünü biçimlendirirken çalışıyor ve yoruluyor değiller. Bir şey başarmak filan gibi kaygıları da yok. Yüz yıllık okulların, yüz yıl önce pırıl pırıl kesilmiş mermer basamakları bugün aşınmışsa, onların üzerinde neşeyle seken onca nesil çalışmış ve yorulmuş değil. Basamaklara bugünkü güngörmüş biçimini vermek gibi bir niyetleri de yoktu.
Rejimden söz ediyorum, hayat tarzından. Tasarlayan, çalışan, yorulan kimseler olmadan hayatı biçimlendiren şeylerden.
Yükseköğretime geçişte çoktan seçmeli bir sınav var mesela. Teker teker her çocuğun roman okuyacağı, gitar çalacağı, basketbol oynayacağı saatleri çalıyor. Memleketin her alanında muazzam bir kalite kaybına sebep oluyor. Çoktan seçmeli bir dünya algısının her tarafa nüfuz etmesine yol açıyor.
Şehirler otomobillere göre, otomobillerin akışkanlığını artırma ümidiyle tanzim ediliyor mesela. Kimsenin sizi otomobillere mahkum etmek gibi bir niyeti yok. Sizin insanlarla temasınızı kesmeyi, gettonuzda, kendiniz gibi olanların arasına sıkışmanızı sağlamayı filan planlamış değiller. Ama egzersiz eksikliğinden iskeletinizde arızalar meydana geliyorsa, başkalarından bu kadar korkuyorsanız, siyasi ve sosyal tercihleriniz korkuya endeksliyse, şehirlerin mevcut hali kadar etkili olan pek az şey var.
Siyasi partilerde genel başkanların yetki ve imkanlarını düzenleyen 12 Eylül akılları, ülkenin mevcut çıkmazlarında her faktörden daha etkili. Mevcut şartlarda siz de herhangi bir partiye genel başkan olsanız, önümüzdeki seçimi kazanmaktan çok önümüzdeki kongreyi kazanmaya odaklanırsınız. Çünkü, her şey bir yana, kongre kaybederseniz seçim kazanma ihtimaliniz kalmaz. Ama seçim kaybetseniz bile kongre kazanabilirsiniz mesela.
***
Siz de pekala biliyorsunuz, derinden işleyen, göze görünmeyecek kadar önemsiz faktörler, hayatın her alanında, ani ve büyük ölçekli faktörlerden çok daha müessir. Mesela mevcut siyaset düzeni bizi ağır ağır oyunun dışına sürdü. Sürülürken farkına bile varamadığımız yavaşlıkla... Mevcut siyaset düzeni tatmin üretemiyor, bıkkınlık üretiyor, farkındasınız.
Yine de, partinin başında falanca değil de filanca olsaydı, falanca parti değil de filanca parti birinci olursa, bütün bunlar değişecekmiş gibi davranmayı sürdürüyorsunuz. Pekala farkındasınız ki, değişmeyecek. Şartlar değişmezse, siyaset rejimi değişmezse, hiçbir şey değişmeyecek.
Beni dolandırmıyorsunuz, sahiden farkındasınız, değil mi?

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler