• $7,3756
  • €8,9807
  • 443.301
  • 1551.57
10 Nisan 2012 Salı

Sinan

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Mimarlar Odası, ölümünün 424. yılında Koca Sinan'ı saygıyla anıyormuş. Sinan'ın mirası hakkında övgü dolu ifadeler var basın bildirilerinde. Mesela 'Yarattığı eserleri çevresiyle, doğayla ve insanla barışık bir yapılaşmanın görkemli anıtsal örnekleri olarak mimarlığın evrensel değerleriyle buluşmuştur.' diyorlar. İfadelerdeki hamaseti bir kenara not edin, az ileride lazım olacak.
Sonra 'Günümüzde dahi bu yapıtlar, bulundukları kentleri biçimlendirmekte, yaşamımızı etkilemekte ve mimari nitelikleri nedeniyle bilimsel araştırmaların ilgi odağında yer almaktadırlar' diye devam ediyorlar. Ne güzel, Sinan'ın eserleri ile şehir ve hayat arasındaki bağlantıları hatırlatıyorlar.
'Mimarlık ve şehircilik açısından çılgın kararların alındığı bir ortam'da Sinan'ı anmak, mimarlarımızın ağırına gidiyor anlaşılan. Büyük Usta'nın özgün yaratıcılığının kamu yönetimleri tarafından gözardı edildiğini söylüyorlar. İçi boş, hamasi nutuklardan şikayet ediyorlar.
Haklılar mı? Alınan kararların çılgınca olduğu konusunda, bence, hiç şüphe yok ki sonuna kadar haklılar. Ama işte hepsi o kadar. Kamu yönetimi bu, gözardı da eder, hamasi nutuklar da atar. 'Tarih” yapıtların kötü kopyalarını ve Batı'dan alınan demode postmodern' (hem demode hem postmodern nasıl olunuyorsa) uygulamaları kentlere mimarlık olarak da pazarlar.
İyi de siz Mimarlar Odası olarak ne iş yaparsınız? Hamasetten gayrı ne iş yaparsınız yani? Sinan'ın onca övdüğünüz özgün yaratıcılığından nasiplenmemek konusunda neden bu kadar ısrarlı ve kararlısınız? Siz niye o mirasa Batı'dan alınmayan, mimarlığın evrensel değerleriyle buluşan, kentleri biçimlendiren, yaşamımızı etkileyen ve mimari nitelikleri nedeniyle bilimsel araştırmaların ilgi odağında yer alan örnekler eklemediniz bunca zamandır?
***
Yönetimlerin, evet, 'kent kimliklerini ve silüet görüntülerini yok eden, estetikten yoksun, sosyal, ekonomik ve kamusal kayıplara neden olan, kent suçları niteliğindeki uygulamaları' var. Son alınan çılgınca kararlarla, anlaşılan o ki, 'mimarlığımızın ve kentlerimizin planlı ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacıyla yürütülen hukuk” süreçleri ve çabaları da zayıflatmak' da istiyorlar.
Demek ki, daha önce hukuk” süreçler o kadar da zayıf değilmiş. O halde şehir kimlikleri ve silüetleri nasıl ve neden yok oldu? Estetikten yoksun, sosyal ekonomik ve kamusal kayıplara neden olan kent suçları nasıl işlendi? Şehirlerimiz nasıl oldu da betonarme çöplüğüne dönüştü? Elinizde zayıflatılmamış hukuk” süreçler vardı da, neden bunca cinayete seyirci kaldınız, mani olmadınız? 'Koruma kurulları, bilirkişilik düzeni, üniversiteler ve yargı iktidara bağımlı hale getirilmeden, kurumsal güvenceler bertaraf edilmeden, Meslek Odaları'na yönelik çağdaş hukuk normlarına yakışmayan işlevsizleştirme operasyonları başlatılmadan' önce neredeydiniz? Neyle meşguldünüz?
'Uygarlığımızın esenlikli bir geleceği adına güzel şeyler'den biz de söz edemiyorduk. Çünkü şehirlerimiz 'Sinan'a saygısızlık' olarak nitelediğimiz mimarlık ve kentleşme cinayetlerine kurban gidiyordu ve siz uygarlığımızın esenlikli bir geleceği filan gibi zırvalıklar yumurtlamaktan fırsat bulup mevzua vakit ayıramıyordunuz.
***
Neticeten...
5366 sayılı kanundan önce de şehirlerimiz öldürülüyordu. Türkiye'de şehir ve şehir dokusu öldürmek zaten serbestti. Bir diploma alan cinayet imtiyazı elde edebiliyordu. Şimdi modern bir kitle üretimi mantığıyla, cinayet kıyım haline getiriliyor. Sağda solda münferit cinayetler işleyen TOKİ, bundan böyle bir mezbaha olarak iş görecek.
TOKİ rahat çalışabilsin, rekabetle vakit kaybetmesin diye de, sağda solda kendi başlarına cinayet işleyen katillerin elleri kolları bağlanıyor kanunla. Şehir dokusu öldürme imtiyazları iptal ediliyor birilerinin. Mimarlar Odası bildirisindeki feryadın sebebi bu.
Organize bir katliam elbette cinayetten çok daha kötü. Ama cinayet imtiyazını korumak için katliama karşı çıkmak nasıl müdafaa edilebilir?

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da deniz suyu 20 metre çekildi

Vitrin mankeninin içinde ne var? Fenomenler herkesi şaşırtmaya devam ediyor