• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
12 Nisan 2012 Perşembe

Kahire diye bir şehir

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Kahire'de gençler, Meydan Sanatı adını verdikleri sokak festivalinde, her ay, marifetlerini ve muhalefetlerini sergiliyorlar. Mesela bir sokak tiyatrosu grubu, doğum günü partisine gitmek isteyen bir kızın başına gelenleri anlattı geçtiğimiz aylardan birinde. Baba kızının partiye gitmesine razı değil ama anne göz yumuyor. Kızın ağabeyi meseleyi öğrenip babaya ispiyonluyor. Tahmin edebileceğiniz gibi, kıyamet kopuyor, kız bir yığın dayak yiyor.
Sonra oyuncular, seyircilerin arasından gönüllüleri sahneye davet ettiler. Birisi ağabey rolünü üstlendi. Oyun onun tutumuna göre yeniden kurgulandı. Ağabey bu defa kardeşiyle pazarlık yaptı. Eğer kendisinin arkadaşlarıyla nereye gittiğini söylemezse, kız kardeşini ispiyonlamayacak. Seyirciler gülüştüler. Sonra bir başka gönüllü, anne rolünü üstlendi. Kocasını razı etmeye çalıştı. Evin oğlunun da kızla birlikte partiye gitmesi şartıyla izin çıktı. Filan.
Anlıyoruz ki, oyuncular gibi seyirciler de kız partiye gitsin ve dayak yemesin istiyorlar. Yani Kahirelilerin sizden pek farkı yok.
***
Tekraren özetleyeyim:
Kahire'de bir sokak festivali bir yıldır her ay tekrarlanıyor. Her ay Sosyalist Parti de, Müslüman Kardeşler de yan yana broşür dağıtıyor. Türkiye'de örneklerine pek az rastladığınız türden etkileşimli tiyatro oyunları sahneleniyor. Bu oyunlarda, anlaşıldığı kadarıyla kendi toplumlarına oryantalist bir gözlükle bakıyor olan Mısırlı gençler, tiyatro marifetiyle Kahirelileri terbiye etmeye çalışıyorlar.  Kahire'de bütün bunlar yapılabiliyor, çünkü Kahireliler Abidin Meydanı'nda yapılan bu etkinliklere kayıtsız kalmıyorlar. Karikatür sergilerini geziyor, protest müzik parçalarına katılıyorlar. Çünkü Kahire bir şehir. Ve her şehir gibi Kahire de, bütün tasarılarla, bütün sosyal mühendislik projeleriyle alay ediyor.
Kahire'de her ay Abidin Meydanı'nda sergilenen karikatürleri çizen, 'Bizim Devrimimiz, Onu Tamamlayacağız' şarkılarını yazan gençler son bir yılda öğrenmediler karikatür çizmeyi, şarkı bestelemeyi. Tiyatro yapmayı da bir yılda öğrenmediler. Bunları hep yapıyorlardı. Ama yer altında... Yerin üstüne, Abidin Meydanı'na çıktıklarında görüyoruz ki, evet biraz hamlar. Yavan ve bayat işler yapıyorlar. 'Kızlar partiye' masallarından öteye gidememişler. Ama...
Kahireliler Abidin Meydanı'nda kendilerini ifade ediyor. Kendilerini ifade ederek değişiyorlar. Etkileşimli tiyatro oyunlarına katılarak yepyeni tecrübeler ediniyorlar. Yer altında birikmiş olan enerjilerini birbirlerine bulaştırarak çoğaltıyorlar. Artık hiçbir güç onları eski hallerine razı edemez.  Bu süreç boyunca elbette bir yığın hata yapacaklar. Abuk sabuk özentilerin peşinde savrulacak, onları farklı kılan özelliklerinin birçoğunu kaybedecekler. İyi ve kötü bir yığın şey gelecek başlarına. İyi ve kötü bir yığın şeyin başımıza gelmesine sebep olacaklar. Çocuklarının bisiklete binmeyi öğrenmesini ama hiç düşmeden öğrenmesini isteyenlerin anlaması zor olsa da, hayatın yol alış tarzı bu. ***
Herkes Kahire'de açığa çıkan enerjiyi CIA'in nereye çekiyor olduğunu, Müslüman Kardeşler'in kiminle ittifak yapacağını, Suudi rejiminin yeni Mısır'a nasıl reaksiyon göstereceğini filan konuşup duruyor. Halbuki tarihi, emin olun, Abidin Meydanı'ndaki o gençler yazıyorlar usul usul.
O tarihin çok şirin, çok cici bir şey olacağını iddia etmiyorum. Zaten nasıl bir şey olacağını bilmiyorum. Abidin Meydanı'nı ıskalayan tahlillerin hiçbir manası olmadığını ise biliyorum. Çok zayıf, çok kırılgan, çok etkisiz görünen Abidin Meydanı'nın, CIA genel karargahından daha etkili, daha kalıcı, daha tayin edici olduğunu biliyorum.  Mısır'la ilgili olarak tasalanmamızı gerektiren şey CIA filan değil. Tasalanacaksanız Mısır'ın Kahire ve İskenderiye'den gayrı dişe dokunur bir şehri olmamasına tasalanın. Libya, Tunus ve başka birçokları için de benzer bir hal var.
Suriye bu açıdan da başka görünüyor. Suriye'nin şehir gibi şehirleri var.

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu