• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
02 Haziran 2011 Perşembe

Devlet sana söylüyorum, Öcalan sen anla

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Biz gençken öyle anlatılırdı, güya Türkler Danimarka topraklarına ayak bastıktan sonra, umumi tuvaletlerin kapılarının içinde 'bunu yazan Tosun' ibarelerine rastlanmaya başlaması gecikmemiş. Danimarkalılar dehşet içinde kapıları değiştirmeye başlamışlar. Çok geçmeden bu çözümü sürdüremeyeceklerini fark etmiş, kapıları macunlayıp yeniden boyamaya koyulmuşlar.

Ne yaptılarsa olmamış.

Neticede kapıların içine birer karatahta ve tebeşir yerleştirmişler.

Perspektif değiştirmenin nelere kadir olduğuna dair müthiş bir hikaye. Böyle bir çözümü akıl eden her kimse, bağlı bulunduğu daire başkanlığına 'Tosun problemi hallolunmuştur' diye bir rapor yazmışsa, kim, ne diyebilir? Ama biraz düşünelim, hallolan ne?

Evet, artık kapıları değiştirmek veya ikide bir boyamak gibi masraflı ve zahmetli işlerden kurtuldunuz. Her sabah hizmetliler tuvaletleri temizlerken, ellerinde birer tahta silgisiyle tuvalet kapılarını da temizleyiverirler. Ama eğer tuvalete girdiğinde, karşısında uygunsuz yazılar veya çizimler görmek istemeyenlerdenseniz, sizin probleminiz hallolmuş filan değil. Kaldı ki, çoğunuzun meselesi tuvalet kapılarının hali bile değildir. Tosunların kökünün kazınmasından azı sizi kesmez muhtemelen.

Ayrıca, farkında olduğunuzu zannetmiyorum, meseleye Tosunların açısından bakmadım bile. Eğer mevcudiyetlerinden ve yaratıcılıklarından cümle alemin haberdar olmasını istiyorlarsa, alemde kalıcı izler bırakma ihtiyaçları varsa, Tosunlar açısından da herhangi bir şey hallolmuş sayılmaz.

***

Türkiye'de Kürt meselesi hallolundu. Perspektif kayması bir anda olmadı, tedricen gerçekleşti ve Kürt meselesi de bir hal yoluna girdi. Girdiği izden çıkarılıp, daha insani ve daha medeni bir güzergaha sevk edilmesi artık mümkün görünmüyor. Bir tek önemsiz eksik kaldı: Çözümün gerçekleşmiş olduğunun hepimize tebliği...

Yanlış anlaşılmasın, çözümün birileri tarafından kotarılıp bize dayatıldığını filan iddia ediyor değilim. Meselenin hanidir, içinde muhtelif olabilirlikler barındırmadığına işaret etmek istiyorum. Geleceğin tarihçileri, Güneydoğu Anadolu'nun statüsünün 21. yüzyılın ilk on yılında belirginleştiğini yazacaklar, onu demek istiyorum. Yoksa, her ne olmuşsa kendimiz yaptık. Elbirliğiyle...

***

Artık son tren de kaçtı. Kürt meselesi hakkında kafa yormanın -elbette muhtelif faydaları olabilir, ama- meselenin gidişatına etkisi olmaz. Kafa yormak istiyorsanız, artık bambaşka bir meselemiz var. Kürt meselesinin hal tarzı, toplumun neredeyse bütün kesimlerinin, şiddetin işe yaradığını öğrenmelerine yol açtı.

Şiddet işe yarar. Tarih boyunca hep yaradı. Kürt meselesinin hallinde de işe yaradı. O başka iş. Şiddetin işe yaradığını biliriz ama sanki yaramıyormuş gibi yaparız. Şiddet vasıtasıyla yapılan işleri, sanki başka enstrümanlarla gerçekleştirmişiz gibi açıklarız. Ne bileyim, mesela kültürümüzün gücüyle veya toplumun dirayetiyle filan...

Kürtçülerin hakkını yemek istemem. Şiddet treninden inip siyaset trenine binmek için birkaç teşebbüste bulundular. Pek samimi olabilirler ama bu teşebbüsler, şartların gerektirdiği kadar yaratıcı değildi. Konjonktür de müsait değildi, Cumhuriyet tarihinin en basiretsiz başbakanlarına denk gelmişti o teşebbüsler.

Bütün bunlar geçti artık. Kürt meselesinin hallolunduğuna dair tebligat elinize ulaştığında, hangi tarafta olursanız olun, neticenin doğrudan şiddet vasıtasıyla alındığından hiç şüpheniz olmayacak. Bir şeyden daha şüpheniz olmasın. Bu kanaat, son otuz yılda yaşadıklarımızı bile aratacak kadar tahripkardır.

Ne yapıp edip, kendimizi aldatmanın, Kürt meselesinin hallinde şiddetin işe yaramadığına inanmanın bir yordamını bulmamız icap ediyor. (Evet, bana da öğrettiler, aldatmak ve aldanmak hoş değil. Ama imrendiğiniz toplumlar da dahil bütün sağlıklı toplumlar, benzer her durumda aldanmayı başarabilmiş ve başarabiliyor olanlardır. Geçiniz yani.)...

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Tanker alt geçit korkuluklarında asılı kaldı

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 28. yılında kabri başında anılıyor

Yerli ve milli imkanlarla geliştirildi! TSK'ya teslimatları sürüyor