• $7,3934
  • €9,0059
  • 441.437
  • 1542.45
03 Mayıs 2012 Perşembe

AKP'nin İşleri

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Üniversitenin kapalı yüzme havuzu, çoktandır, kampusa komşu yoksul mahallelerin çocuklarına karşı daha korunaklı. Başlangıçta öyle değildi. Pasaklı çocuklar havuzun kapısına kadar gelebiliyor, hatta görevlinin gaflet anını illa ki yakalayıp içeri sızabiliyorlardı. Öyle gıptayla seyrediyorlardı ki yüzen akranlarını, onların bakışlarını görüp kendi çocuğunuzu yüzme kursuna götürmeyi sürdürmek imkansızlaşıyordu.
Çoğu muhtemelen Porsuk'un kirli sularında yüzmeyi çoktan öğrenmişti. Annelerinin veya babalarının otomobilleriyle havuza gelen çocuklar gibi yılda sadece birkaç haftayla sınırlı değildi suyla tanışıklıkları. O çocuklarınkiler gibi pimpirikli değildi anneleri veya babaları, suya girmeye kalktıklarında hemen yanlarında bitivermiyorlardı. Bu yüzden daha iyi biliyorlardı yüzmeyi. Bir bakıma daha çok hak ediyorlardı o masmavi, tertemiz suyu. Eğer onların bir havuzu olsaydı, belki içlerinden yüzme şampiyonları filan da çıkarırlardı.
'Yakın mahallelerin çocukları da havuzdan faydalansa' demenin pek mana taşımayacağını hissediyordum. Yüzme şampiyonu çıkarma ihtimali ise işe yarar bir anahtar gibi göründü bana. Havuzun yönetimine çok parlak bir fikir gibi anlattım bu ihtimali. Komşu mahallelerin çocuklarına da haftada birkaç saat ayrılsa ne iyi olurdu.
Öğrendim ki, benden önce birçok veli, eveleyip gevelemeden, çocukların bakışlarından incinmiş bir halde, benzer bir talebi iletmişler. Ama olacak iş değilmiş. Bir defa çocukların başına gelebilecek herhangi bir şey yönetimin başını derde sokabilirmiş. İkincisi, zaten havuzun saatleri son derece kıtmış.
Sonra çocukların havuza erişmesini imkansızlaştıracak tedbirler alındı. Onlar havuzu göremiyorlar, biz de onları göremiyorduk. Herkes memnun oldu yani. Herkes mi? Pek emin değilim, çünkü çocukların ne hissettiklerini bilmiyorum.
Ama zaten her alanda benzer tedbirler alınamıyor. Mesela etrafına Anayasa Mahkemelerinden, TSK'dan filan mamul tel örgüler çekip, birilerinin iktidara erişmesini imkansızlaştırabiliyorsunuz. Hatta içinize sindirebiliyorsanız, gözlerinizi kapatıp onları görmemeyi de becerebiliyorsunuz. Ama onların, erişemedikleri iktidarı görmelerine mani olamıyorsunuz.
***
CHP, iktidarı tel örgülerle çevrilmiş bir düzenin demokratikmiş gibi görünmesini sağlayan, son derece mühim bir aygıttı. CHP'ye oy veren milyonlarca diplomalı ve şehirli insan da, aslında devlet kurumları tarafından el konmuş olan alanın mülk sahibi rolünü başarıyla oynadı.
Sonrası malum. Arkasındaki basınç büyüdükçe, tel örgüler tahkim edildi. Ama gün geldi, hiçbir barajın tutamayacağı kadar enerji birikti. CHP'ye oy verenlerin hiçbir vakit sahip olmadıkları toprakları sel bastı. Haklarını yemeyelim, sızlanmayı uzatmadılar. Mesela üniversitelere ve tiyatrolara çekildiler. Ama sel dediğin arsız olur. CHP'ye oy verenlerin peşinden üniversiteleri, tiyatroları bastı. CHP'liler bu defa bilim ve sanat gibi soyut kavramların topraklarına çekildiler. Ve sel onları, oralarda da rahat bırakmamaya kararlı görünüyor.
***
Baraj yıkılırken Erdoğan oradaydı. Bahtı yardım etti, piyango ona vurdu. Daha ilk günden belliydi, büyük ikramiyeyi ne yapacağına dair hiçbir hazırlığı olmadığı. Karşıtları dünya ölçeğinde projeler için seçilmiş adam muamelesi yaptılar kendisine. Efsanesini yarattılar. Yandaşları arkasında kenetlendi, efsane büyüdü. Her yaptığına bir yığın mana yakıştırıldı.
Bu sayede bir yığın şey yapılabilir, mesela kenar mahalle çocukları da havuzlara sokulabilirdi. Erdoğan bu tür işleri yapabilecek adam değildi. Havuzları yıktı, 'bak onlar da havuza giremiyor'larla idare etti.
Anlaşılan her sabah korkarak uyanıyor, ya çocukların aklına havuzlar gelirse diye. 'Selamünaleyküm diyemiyordunuz' diyor. Ertesi gün 'artık onların da tiyatrosu yok' diyor. Kendisine oy verenlere, onlarca yıldır özlem duydukları şeylerin hiçbirini verememiş olan Erdoğan, her gün arenada bir muhayyel CHP'li parçalayarak günü atlatmaya çalışıyor.
Bunun adı da siyaset oluyor.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu