• $8,3181
  • €10,0878
  • 489.199
  • 1444.87
06 Haziran 2013 Perşembe

Zengin vergisinde piyango sanatçı ve yazarlara çıktı

Zengin vergisiyle ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni Gelir Vergisi Kanun tasarısını genel hatlarıyla açıklarken örnekler de verdi. Açıklamada önemli hususlardan biri de ressam, bestekâr, heykeltıraş, mucit ve yazarlarla ilgiliydi. 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesine göre: Ressam, bestekar, heykeltıraş, mucit ve yazarlara yapılan ödemeler yüzde 17 oranında yani gelir vergisi kesintisine tabi.
Ödeme yapan kişi veya kuruluş, ayrıca yüzde 18 oranında KDV hesaplıyor. Bunu da, vergi dairesine ressam, heykeltıraş, yazar ve mucitler adına “vergi sorumlusu” olarak yatırıyor. 
Olaya toplam vergiler açısından baktığımızda, maliyenin kasasına, yüzde 17 stopaj + yüzde 18 KDV olmak üzere, toplam yüzde 35 vergi girmiş oluyor. Bankalar da dahil, şirketlerin, kazançları üzerinden yüzde 20 kurumlar vergisi ödediğini göz önüne aldığımızda; şirketler ve tüccarlar, net gelirleri üzerinden vergi öderken, ressam, bestekâr, mucit, heykeltıraş ve yazarların “brüt gelirleri” yani masraflar düşülmeden önceki gelirleri üzerinden vergi ödedikleri ve diğer vergi gelir vergisi mükelleflerine oranla ciddi vergi yükü altında oldukları gerçeği ortaya çıkıyordu. 
DİĞER GELİRLER DE EKLENİYOR
Gelirin beyan edilmesine gelince; bu kişiler, yüzde 17 oranında vergilendirilen söz konusu gelirlerini, tutarı ne olursa olsun, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edemiyorlardı. Beyana tabi başka gelirleri, örneğin kira gelirleri olsa bile, bu gelirlerini beyannamelerine dahil edemiyorlardı.

Ne vergiden kaçılabilir ne ölümden...
Bilindiği gibi Amerika, yüksek vergi oranlarına sahip bir ülke. Ülkede en büyük suçlardan biri vergi kaçırmak. Öyle ki “Amerikalılar iki şeyden kaçamaz; ölümden ve vergiden” şeklinde bir deyişleri bile var.  Hemen her türlü suçu işlemiş meşhur mafya lideri Al Capone da, vergi kaçırmaktan yakalanmıştı. Vergilendirme ve vergilerin toplanması konusunda bu kadar hassas olan Amerika’ya bile baktığımızda, yazarların vergilendirmesinde çeşitli muafiyetlerin ve farklı yöntemlerin geliştirildiğini görüyoruz. 

Bu vergiyle üretim olur mu?
Dünyada telif hakkı doğurucu faaliyetlerdeki yetersizliğimizin üstüne bir de yüksek vergilendirme eklendiğinde, nitelikli bir Türk filmi izleme ihtimalimiz, Türkiye’de yaşayan iyi bir Türk yazara sahip olma şansımız zor görünüyor. Her bir ülkede, basılan yıllık kitap sayısına bakıldığında, niçin bu yönde bir gelişme kaydedemediğimiz de açıkça görülüyor. Amerika’da 2010 yılında 328.259 kitap basılmış. Yani neredeyse bin kişi başına bir kitap üretilmiş. Türkiye’de ise 2012 yılında basılan kitap sayısı 39.367. UNESCO’nun film üretim verilerine baktığımızda Türkiye’de yapılan film sayısı, 2005 – 2009 arasında sadece 45. Bu rakam da ne yazık ki Tayland’dan düşük, Yunanistan’dan biraz yüksek... 

Ne yapılması gerekiyor? 
ABD’de yazarlar iki türlü vergi veriyor: Yazarların ürettiği ürünlerden elde edilen gelir basit usulde vergilendiriliyor. Üretilen ürünlerin dışında diğer kaynaklardan elde ettikleri gelirler ise gelir vergisi esaslarına tabi.
Basit usulde vergilendirmede oran yüzde 35.
 Diğer kazançlar üzerinden elde edilen vergilendirmedeyse oran yüzde 15. ABD’deki uygulamaya göre de, telif hakkı vergiden muaf. Yani yazar, herhangi bir metinden elde ettiği telif ücreti için vergi ödemiyor. Ancak bu metnin satışından elde edilen ve kendisine yayınevi tarafından ödenen miktar vergilendiriliyor. Bunun da yüzde 35. Ülkemizle karşılaştırıldığında niçin ABD’de bu kadar çok kitap yazıldığını anlamak mümkün.

Tasarı ne değiştiriyor?
Yeni gelir vergisi kanunu tasarısı ile;
Belli sınırın üzerinde gelir elde eden ressam, bestekâr, heykeltıraş ve yazarların, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeleri,
Ücret geliri, kira geliri gibi başka gelirleri varsa, toplam gelirlerinin belli sınırı aşması halinde bu gelir tutarını beyan etmeleri zorunlu hale gelecek.

Beyana tabi olmayan gelirler
Borsa kazançları: Tutarı ne olursa olsun vergilendirilmiyor.
Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili Faiz Geliri: Tutarı ne olursa olsun, sadece yüzde 10 oranında vergi kesintisine tabi tutuluyor. 
Banka Mevduat Faizi, Repo Gelirleri: Bu gelirler, vade yapısına göre yüzde 10-15 oranında vergi kesintisine tabi tutuluyor. 
Odun, kömür, tencere, tava, bardak, tabak, çanak, dolmuş, otobüs bileti gibi çok daha zaruri ihtiyaçlar için yüzde 18 KDV alınırken; pırlanta, elmas, yakut, inci yüzde sıfır KDV’ye tabi.
 

 

 

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı