• $ 5,7446
  • € 6,3279
  • 276.526
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çağatay Ulusoy’la Gizem Karaca neden buluştu?

Aslında daha çok isim var ama ben ikisini üzerinden yazacağım bu yazıyı. Çağatay Ulusoy ve Gizem Karaca’dan söz ediyorum. Yetenekli, başarılı, pırıl pırıl olduğu kadar aptallık derecesinde saf iki genç insan. 25 Ocak sabahı İstanbul Narkotik Polisi tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındılar ve belki de hayatlarındaki en zor döneme adım attılar. Geçtiğimiz ay kabul edilen iddianame sonrası 15 yıl hapsi isteniyor Çağatay ve Gizem’in. Peki neden? ‘Uyuşturucu kullanmak ve temin etmek’ten… Şöhret şöyledir, popülerlik böyledir diye beylik laflar etmeyeceğim. Tek kelimeyle ‘ağır’dır ün! O ağırlığın altındaki bu iki genç 28 Kasım’da ilk duruşmaya çıkacak. Heyecan büyük. Yanlış insanlarla yapılan arkadaşlığın ve durup düşünmemenin -en az ‘ün’ kadar ağır olan- bedelini ödüyorlar günlerdir. Stres, kaygı ve derin bir pişmanlıkla… ‘Evet kullandık’ diyorlar utana sıkıla. Üzgün ve mahcuplar. ‘Ama ticaretini yapmadık’ diye ekliyorlar. Geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız buluştular. Kendilerini temsil edecek avukatlarıyla birlikte içinde bulundukları durumu değerlendirmek, mahkemeye ‘bu işin ticaretini yapmadıklarını’ anlatmanın yolunu belirlemek için. Bu görüşmede bir bilenden yardım istemeyi uygun gördüler. Ülkenin önde gelen ceza hukuku profesörlerinden birinin kapısını çaldılar. Aynı zamanda önemli hukuk fakültelerimizden birinin yöneticisi olan hoca Çağatay ve Gizem’in kendilerini doğru ifade etmesi için bir yol haritası çizecek. Dediğim gibi, zor bir dönem bu. Umarım bu zor dönem alınan dersler, devam eden kariyerlerle sonuçlanır, Gizem ve Çağatay’ı kaybetmeyiz…
Selin Boronkay kimi aradı?
Bu süreçte bir de firari sanığımız var, malum. Tutuklama kararı çıkar çıkmaz sırra kadem basan, Türkiye’nin önemli ailelerinden birinin kızı, Çağatay Ulusoy’un bir dönem menajeri Selin Boronkay. İddianamenin kabulüne kadar geçen sürede basında ve sosyal medyada yazılan her şeye itiraz edip ‘ben temizim, mahkemede görüşeceğiz’ diyen Boronkay nedense yok ortada. Herkes nerede olduğunu ne yaptığını merak edip ona ulaşmaya çalışırken o bir kişiyi aradı. Özkan Tamirak’ı. Geçtiğimiz günlerde gazetemizi arayıp haber müdürümüz Tamirak’a ulaşmaya çalışan Boronkay kendisini tanıtarak ‘Özkan Bey’e anlatacaklarım var, kendisine ulaşmak istiyorum cep telefonunu alabilir miyim?’ diye sordu yardımcısına. Olumsuz yanıt aldı. Bunu öğrenince merak edip sordum Tamirak’a ‘Görüşecek misin?’ diye. Cevabı netti. “Önce teslim olsun, sonra görüşürüz büyük bir memnuniyetle”…

SEZEN VE TARKAN'A BÜYÜK REFERANS

VassIlIs Saleas’ın yeni albümü ‘Travelling the world’de bir Tarkan bir de Sezen Aksu şarkısı yorumlayacağını yazmıştım ama böyle bir repertuvarı hayal etmemiştim ne yalan söyleyeyim… Saleas ‘dede’ unvanlı müzisyenlerden biri. Bu çoğu kişi tarafından yaşla alakalı gibi algılansa da aslında mesleğindeki üstatlığını ilan üzere kullanılan bir unvan. Adam bu kadar önemli bir müzisyen olunca, Tarkan ve Sezen Aksu bestelerini yorumlaması heyecanlandırmıştı beni. Meğer asıl bomba repertuvarın diğer kısmıymış. Albümde Queen’in Show must go on’u ve Astor Piazzola’nın efsanevi Libertango’su da var. Bu ne demek biliyor musunuz? İliklerine kadar müzik işlemiş bir adam, dünya devleriyle bir tutuyor Sezen ve Tarkan’ı. Albüm satıldığı her yerde, marka değerlerine değer katıyor her ikisinin de. Düşünsenize, dünyanın bildiği şarkıların yanında İnci Tanem ve Sarı Odalar… Büyük referans değil mi sizce de?

<p>Turizm amaçlı Rize’ye gelen bir grubu gezdiren Osman Albardak, arkadaşı Musatafa Şeramet ve Tulum

Türkü Söylerken Kendilerini Bir Anda Şelalede Buldular

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Rushmore Dağı'ndaki gizli oda da ne var?

Karbonatın ilk kez duyacağınız yararları