• $ 6,8609
  • € 7,742
  • 395.612
  • 119339
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Boşlukta dış politika yapmak

Eskiye nazaran halkın genelinin dış politikaya ilgisinin arttığından söz edilebilir. Bunda tabii ki son yıllarda Türkiye’nin dış politikadaki aktif, sorumluluk alan ve sürekli ölçeğini genişleten yaklaşımının rolü büyük. Örneğin, Suriye krizi öncesinde ülkede üç şehir ismi sayamayacak olanlar bu günlerde sadece İdlib’den, Deyrizor’dan değil Hama kırsalından, Şam banliyölerinden bahseder oldu. İletişim araçlarının kullanımının artması da bunda büyük etkiye sahip. Herkes dile getirdiği görüşleriyle, yazdığı yorumlarla, gönderdiği sosyal medya mesajlarıyla kendisini dış politika yapımının bir parçası olarak görüyor neredeyse.

Genel ilginin artması gerçekten iyi. Buraya bir “fakat” eklemeliyiz. Dış politika analizi de tıpkı diğer alanlar gibi belli bir ihtisas, süreç değerlendirmesi, mukayeseli okuma becerisi ve bağlamına oturtma gerektiriyor. Hatta iç siyasetten daha da fazla aktörün, gelişmenin, dinamiğin hesaba katılması, sağlıklı bir dış politika analizi için olmazsa olmaz hükmünde. Bu sebepten dış politik değerlendirmelerde mütevazı olmak ve aceleci analizlerden kaçınmak lazım.

Dış politika bir boşlukta, steril bir ortamda, şartları eşitlenmiş laboratuvar şartlarında yapılmıyor. Aynı anda onlarca faktör ve dinamik dış politika yapımınızı etkiliyor; aynı zamanda sizin dış politikanın diğer devletlerin dış politikasına tesir ediyor. Bir uluslararası sistemin parçasıyız, her ne kadar eleştirsek de bu sistemin dış politika üzerinde yansımaları var. Her şeyin ötesinde meşhur tabirle dünya bir gül bahçesi değil, adil değil, şartlar eşit değil. Dini ve kültürel çatışmalar, tarihi rekabet, sosyoekonomik farklılıklar, ticaret savaşları, önyargılar ve türlü anlaşmazlıklar dünyadaki tüm modern devletlerden daha eski. Bu şartlar altında Türkiye gayet başarılı bir dış politik performans ortaya koyuyor.

Böyle bir ortamda genel geçer, hüsnükuruntu içeren ifadelerle dış politikada sterilleşme çağrıları en basit ifadeyle gerçekçi değil. Somutlaştıralım: Komşularla aramızın iyi olması elbette tercihe şayan ki bu konuda Türkiye yerinde ve zamanında zaten çaba gösteriyor. Fakat komşularla aramızı bozan şartları göz ardı eden değerlendirmelerin ayağı yere basmıyor. Ya da AB’yle, ABD’yle aramızı düzelteceğiz tarzı gösterişli vaatler, ciddi miktarda tek taraflı ve sığ dış politik okuma barındırıyor. Zira Türkiye sorun çıkarmıyor, sorun çözmeye çalışıyor. Aradaki örneğin PKK, FETÖ vb. yapısal sorunların çözümü, Türkiye’nin değil mezkur aktörlerin adım atmasını gerektiriyor. İkili ilişkilerin salt olarak Türkiye’nin atacağı ya da atması gereken adımlarla iyileşeceği iddiası da bu sebepten hem naif kaçıyor hem de kompleksli bir yaklaşıma denk geliyor.

İstanbul'un motosiklet ambulansları

İstanbul'un motosiklet ambulansları

Kastamonu'da Belediye Başkanı'nın bulduğu kızıl geyik yavr

Kastamonu'da Belediye Başkanı'nın bulduğu kızıl geyik yavrusu korumaya alındı

İzmir'de bir gemide 276 sığınmacı yakalandı

İzmir'de bir gemide 276 sığınmacı yakalandı

Hatay'dan yılın ilk 6 ayında 4 bin 300 Suriyeli ülkesindeki güven

Hatay'dan yılın ilk 6 ayında 4 bin 300 Suriyeli ülkesindeki güvenli bölgelere döndü