• $ 5,8242
  • € 6,5385
  • 251.817
  • 94.244
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Beyaz Ev’i silkelemek...

ABD ile yaşanan vize krizinin uzun sürmeyeceğinden kuşku yok. Farklı komplikasyonların sürece eklenmemesi durumunda, yumuşama emaresi gösteren bu kriz sona erecektir. Böyle bir saçmalığı şu anki dağınık ABD yönetimi bile kaldıramaz.

Tabii bir de ABD-Türkiye ilişkilerini zehirlemek isteyen bir irade söz konusu. Buna Cumhurbaşkanı Erdoğan da dikkati çekti. Erdoğan’ın sözleri açıktı: “Eski yönetim bakiyesi bir klik, yeni yönetimle ilişkileri baltalamaya çalışıyor. Sorunu büyüten, bu hale getiren taraf asla biz değiliz.”

Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump yönetimine doğru adresi gösteriyor ve köklü çözüm için yapması gerekeni işaret ediyor. Açıkça “Bu çılgınlığı yapan sen misin, yoksa oyuna mı getiriliyorsun? Sen isen bilelim. Değilsen de bu durumu düzelt” mesajını veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açık konuşan bir lider, malum. Sözlerine güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun Türkiye’yi kuşatmaya dönük olduğunu da ekliyor. Ankara’nın algılaması bu ve bu algılama komplo teorilerine değil, taş gibi somut gerçeklere dayanıyor.

Anlaşılan, Türkiye’yi de içeren bu harita dizaynını Ankara’nın uysallıkla kabul etmesi bekleniyor.

Öyle bir şey olmayacak.

Vize meselesi sadece bir semptom. Krizin iki temel nedeni var. İlki zihniyet düzeyinde. Türkiye’nin ABD’nin her arzusuna uymasını bekleyen ve geçmişte çoğunluk cari olmuş kötü bir alışkanlık var. Bu durumu çokça yazdık. ABD ve AB, Yeni Türkiye’yi hazmetme sorunu yaşıyor. Eşit ilişki kurmak, buna göre işbirliği yapmakta zorlanıyor.

İkinci temel neden ise realpolitik.... ABD TSK’yı Obama döneminde kara gücü olarak kullanmak istedi. Ancak Türkiye buna yanaşsaydı bile, asıl planlama Kuzey Suriye’de, daha doğrusu Levant bölgesinde Akdeniz’e açılan bir PKK devleti kurmaktı. Bu arzu yeni bir şey değil. Kürtlerin self determinasyon hakkıyla ilgili de değil.

Bu oluşum birçok nedenle İsrail’in de iştahla arzu ettiği bir şey.

Haliyle ABD Türkiye ile ilgili stratejisinde böyle köklü bir değişiklik yaptığında karşı karşıya gelmek kaçınılmazdı.

Şimdi Başkan Trump’tan yanlışlığı fark ederek bu yoldan dönmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vize krizini çok umursadığını sanmam. Ancak bu krizle boşa düşen ABD’ye asıl sorunu çözmek üzere fırsat vermeye, Beyaz Ev’i silkelemeye çalışıyor.

Ben de ABD’de karar vericiler açısından bir sıkıntı, dağınıklık olduğunu gözlemliyorum. Ama bu çok umut bağlanacak bir durum değil, Türkiye böyle muğlak sayılabilecek olasılıklarla zaman kaybedecek bir ülke de değil. İşte TSK İdlib’e girmiş durumda.

Bu kriz sayesinde Erdoğan Beyaz Ev’i bir karar vermeye zorluyor. İstesek böyle bir fırsat elde edilemezdi.

Türkiye, Suriye ve Irak’ta kendi bekasının aleyhine bir gelişmeye tepkisiz kalmayacağını gösterdi.

Böylelikle daha sonra gelişebilecek daha ciddi bir gelişmede Türkiye’nin nasıl davranacağı da ciddiyetle test edilmiş oldu.

Binlerce km öteden gelip hiçbir ülke terör örgütlerini kullanarak Türkiye üzerinde ameliyat yapamaz. Bu ABD olsa bile... Bunun Başkan Trump tarafından anlaşılması lazım. Üstelik bu çılgınlığı düzeltme noktasında irade gösteren bir Trump kendi yönetimini de kontrol etme fırsatını yakalayacaktır.

Bu mücadele Türkiye’nin kaçınabileceği bir sınav değil.

Türkiye haklı, güçlü ve avantajlı...

<p>Dünya turizminin en önemli destinasyonlarından biri olan, turizmin başkenti Antalya´da, Roma döne

Ormanın İçindeki ´Gizli Cennet´ Ziyaretçilerini Büyülüyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Yavuz Akdeniz'de ilk sondaj için uğurlanıyor

Buse Varol'dan eşi Alişan'a doğum günü sürprizi