• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 276.526
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Beyaz adama ihtiyacımız yok...

Bu seçimlerden önceki son yazı. Seçim yasakları başladığına göre, sonuçların ülkemiz ve bölgemiz için en hayırlı şekilde gerçekleşmesini diliyorum. Bu ülke hepimizin ve sağlıklı bir akıl, tabii ki ülkesinin iyi olmasını diler ve ister. Bunun dışındaki temenni ve beklentiler hastalıklıdır. Bu konuda ülkemiz içinde bir huzursuzluk yaratmak için az uğraşmadılar değil. Geçmişten beri, Türkiye’nin huzuru ve toplumsal barışı tehdit ve saldırı altında oldu. Birçok garip olay yaşadık. İnsanlarımız bedel ödedi. Artık istiyoruz ki, ülkemiz huzura ve refaha kavuşsun.

Tabii Türkiye önemli bir ülke. Bundan kaçamaz. Bulunduğu coğrafya zor. Ama bu zorluk eğer doğru yönetilirse bir avantaj olabiliyor. Tıpkı Osmanlı örneğinde olduğu gibi. Türkiye de bu zoru başardığında, aleyhimizeymiş gibi görünen bu unsurlar, bizi daha güçlü yapacak. Zaten böyle de oluyor.

Türkiye bir imparatorluk bakiyesi. Anadolu bir medeniyetler beşiği. Dolayısıyla birçok halk bu topraklarda yaşıyor. Bu bizim asıl gücümüz.

Bazı hastalıklı kafalar, bu çoğulculuğun bir avantaj değil bir tehdit olduğunu düşünüyor olabilirler. Oysa asla böyle değil. Esasen, yurtseverlik de bu çoğulculuğu tehdit değil, bir zenginlik olarak görmekten geçer.

Bu nedenle, Türkiye bu ülkede yaşayan herkesin ülkesidir, anavatanıdır. Türk’ün de, Kürt’ün de, Ermeni’nin de. Bana değerli bir Ermeni din adamı ve entelektüel büyüğüm, “Ermenilerin en rahat ettiği dönemin Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü olduğu yüzlerce yıllık zaman dilimi” olduğunu söylemişti. Bu tespit doğrudur. Bence, bu diğer tüm kesimler için de böyledir.

O nedenle, vatanımızı güçlü, demokratik ve müreffeh hale getirmek ve öyle tutmak, hepimizin görevi olduğu gibi, bu hepimizin de hayrındadır. Başka maceralara, emperyal güçlerin dizaynına kanmak doğru değildir.

Böyle bir kötücül amaçla silaha sarılanlar, gençleri dağa kaldıranlar halklara büyük bir ihanetin içindedirler. Biz bu oyunları geçen yüzyılın başından biliyoruz. Kimseye hayrı olmayan bu maceralar, birçok insanın mahvına yol açtı. İşte Osmanlı’dan koparılan coğrafyaların hali ortada. Onlara da ülke, devlet vaat edilmişti. 20. yüzyılı savaşla geçirdikten sonra, Suriye ve Irak bakın ne halde. Emperyallerin vereceği kan ve gözyaşından başka bir şey değildir.

O yüzden birlik ve beraberliğimize sahip çıkalım. Güçlü bir Türkiye’nin inşasında yer alalım. Birbirimize muhabbet besleyelim. Her ev kendi içinden yıkılır. Evimizin içini derli toplu ve düzenli tutalım.

Bu yazdıklarım asla hamaset değildir. Kendi sorunlarımızı kendi aramızda çözme kabiliyetine sahibiz

Beyaz adama ihtiyacımız yok.

<p>İlçede 22 yıldır kamıştan müzik aleti yapan Özer, ´düzele´ ismi verilen üflemeli çalgıyla düğün v

Kamıştan Yaptığı Enstrümanla Düğünlere Renk Katıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Hayat kurtaran 10 pratik yemek tarifi!

Kenger sakızı geçim kaynağı oldu... Kilosu 500 liradan alıcı buluyor