• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
01 Mayıs 2021 Cumartesi

İşçinin ‘Diyet'i

İnsanoğlunun ezeli ve ebedi yazgısı, çalışmak...

Çalışıp emeğinin karşılığında insanca bir yaşam elde etmek...

Belki tüm çağların sorunuydu ama sanayileşme ile birlikte işçi-işveren hukuku modern insanın daima gündeminde oldu.


Patron-çalışan meselesi, yedinci sanat sinemanın da en gözde konularından biri.

Emeğin sömürüsü, işçi hakları, sendikalaşma vs... Bu konularda sayısız film çekildi.

Günümüz sinemasında işçi filmleri deyince İngiliz yönetmen Ken Loach ilk akla gelen isimlerden biri... Gerçekten de usta yönetmen yoksulluk, işçi hakları ve bürokrasinin çarkları arasında ezilen insanlar gibi sosyal konular üzerine eleştiriler getiren çok sayıda filme imza attı.

İşçi hakları, sendika konuları Türk sinemasının da gündeminde oldu.

İlk örnekler arasında Ertem Göreç'in 1965 tarihli Karanlıkta Uyananlar filmini gösterebiliriz.

1980'de Yavuz Özkan'ın çektiği Demir Yol filmi de zorlu çalışma koşulları nedeniyle greve giden Demiryolu işçilerinin hikâyesini ele alır.

Yine Yavuz Özkan imzalı 1978 yapımı Maden filmi 'İşçiler birleşin' sloganıyla biter...

Genel de bu tür filmlerin 'sol' bakış açısıyla çekildiği yönünde bir kanaat hakimdir.

Peki neden böyle?

Bu filmleri çeken yönetmenlerin ve oyuncuların ideolojik, sosyal ve politik bakış açıları, söylemleri vs. bu kanaati pekiştirmiş olabilir.

Ama bu çemberi yırtan, emek ve işçi hakları konusuna daha 'yerli' bir bakış açısı sağlayan önemli bir film var.

Lütf Akad imzalı 'Diyet'...

1974 yapımı Diyet'in başrollerinde Hakan Balamir, Hülya Koçyiğit, Erol Taş ve Erol Günaydın gibi usta oyuncular rol alıyor.

Türk sinemasının kurucu yönetmenlerinden biri olan Akad'ın Türkiye'de göç sorununu ele aldığı üç filmlik bir seri var. Yani üçleme diye tabir ettiğimiz, neden sonuç ilişkileri etrafında birbirini besleyen filmler...

Bunlar sırasıyla Gelin, Düğün ve Diyet'tir.

Anadolu üçlemesi diye de anılan bu filmlerden Diyet, aynı fabrikada çalışan iki insanın hayata tutunma çabalarını ve hak arayışlarını anlatır.

Fabrikada meydana gelen bir kazada kötürüm kalan ve sigortasız çalıştırıldığı için tazminat alamayan bir Mustafa örneği vardır.

Fabrikada bir gurup işçi ise sendikalaşmaktan yanadır ve diğer işçileri de sendikaya üye olma konusunda ikna çabalarına girerler.

İşçilerin ancak sendika sayesinde güçlü durabileceğini ve sosyal haklar elde edebileceğini savunurlar.

Aynı fabrikada çalışan Hacer (Hülya Koçyiğit) ilk başta sendikaya sıcak bakmasa da Mustafa'nın başına gelenlerden sonra sendikalaşmadan yana tavır alır.

Bu yüzden patrona yakın duran kocası Hasan'la (Hakan Balamir) Hacer karşıya gelir.

Az evvel vurguladığımız gibi, emek ve işçi hakları gibi evrensel konulara 'yerli' bakış getiren Diyet önemli bir film.

Biraz didaktik bir anlatıma sahip olmakla birlikte, son derece iyi niyetle çekilmiş, sendikaya mesafeli duran kitleler nezdinde, işçi hakları konusunda farkındalık oluşturmak üzere yola çıkmış bir film.

Yönetmen Lütfi Akad, toplumun dinle olan güçlü bağlarının farkında bir sanatçı olarak, sendika meselesini ele alırken, Diyet filminde, İslam'ın emeğe, işçi haklarına verdiği değeri vurgulayan ayet ve hadisleri de zikretmiştir.

Usta yönetmenin Gelin, Düğün ve Diyet üçlemesi Türk sinemasının yüz aklarındandır.

He üç filmde de, Anadolu'dan büyük şehirlere akın akın göç eden insanların ekonomik, kültürel ve toplumsal sorunları ele alınmıştır.

İyi seyirler.

<p>İsrail ordusu, Gazze'de içinde Amerikan merkezli haber ajansı Associated Press (AP) ile Katar mer

İsrail Gazze'de medya binasını bombaladı

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı