• $7,362
  • €8,9057
  • 410.175
  • 1528.82
15 Kasım 2010 Pazartesi

Cumhuriyet'in şoparları

Atılgan Bayar
Atılgan Bayar
YAZARIN SAYFASI

10 Kasım'da saygı duruşuna kalkan boyacı çocuğun 'medya bilinci' tarafından suiistimal edildiğine şüphe yok...
Yalnız, bir başka suiistimal, o medya bilincine karşı konumlandığını zanneden 'Radikal' eleştiri tarafından da üretiliyor.
Diyorlar ki:
'(...) nereden bilecekti, itilip kakılan, her halükarda hırsız-uğursuz muamelesi gören bir garip şopar olarak günün birinde şanlı Türk ulusu albümünde Türk gençliğine örnek gösterileceğini?'
Bayağı, sinsi, ucuz bir üslup...
Bilmem, Cumhuriyet'i restore etmeye çalışan, bu kapsamda 'Roman Açılımı'nı da yapan Tayyip Erdoğan, bu arkadaşlara Cumhuriyet'in ne olduğunu bir kez daha izah etmeye gerek duyar mı?
Ben devam edeyim....
Kimsesizlerin kimsesi olan bu Cumhuriyet; şoparların da Cumhuriyeti'dir; Kürtlerin de, İslamcıların da...
O yüzden ey 'savaş' kelimesiyle kampanya yapmaktan imtina etmeyen çakma Radikal taifesi!  Siz anlamasanız da, bir şoparın Türk gençliğine örnek gösterilmesi Cumhuriyet'in anlamını tam olarak karşılar.
Ve zannettiğinizin aksine, bu Cumhuriyet'in militarist takımının değil, demokratik takımının bakışına uygundur.
Adına 'demokratikleşme,' 'Demokratik Açılım' dediğimiz şey de işte bu bilincin ta kendisi.
Hiç kimse kusura bakmasın, Türkiye'de liberaller, bir kısım siyasal İslamcı ve bazı sosyalistler acınacak durumda.
Bütün sermayeleri, Cumhuriyet eleştirisinden ibaret... Bir politik programları olamadığı için her fırsatta Cumhuriyet'e vurmaya çalışıyorlar.
Oysa...
Ne Cumhuriyet'in anlamını ve  fonksiyonunu ne de Cumhuriyet'in sapmalardan kurtulmaya çalıştığı restorasyon sürecini anlayabiliyorlar.
Örneğin, Said-i Nursi'den Mehmet Akif Ersoy'a kadar bütün İslamcı düşünürlerin Cumhuriyetçi olduklarını öğrendikleri zaman bu yüzden ağızları açık kalıyor.
Şoparların Cumhuriyet'in sembolü olabilmesi o yüzden apıştırıyor bunları.
...
Evet, medya bu görüntüyü suiistimal etmiş olabilir.
Ama bu görüntünün suiistimal edilebilmiş olması, Cumhuriyetimiz'in 'Kuruluş Felsefesi'ne sahip çıkabildiğimiz ve demokratikleşebildiğimizin  karinesidir.
Aksi takdirde, açılım sürecinden önce,  'Cumhuriyet gençliği' denilince aklımıza, ne bir şopar, ne bir keko ne de bir türbanlı gelebilirdi.

'Yeni Türkiye'nin sahibi kim?
BazI refiklerimiz, Türkiye'nin girdiği değişim sürecini kavramsallaştırarak, gelen Türkiye'yi,  'Yeni Türkiye' olarak adlandırmaya başladılar.
Bana kalırsa da, açıklayıcı ve yerinde bir kavram.
Ancak, sanırım kavramı üreten ve kullanan gazeteci arkadaşlarım, bu kavramın daha önce başka biri tarafından üretilip, kullanıldığını bilmiyorlar.
Kavramı ilk üretenin adını hiç anmadıklarına göre, ' aklın yolu birdir' mekanizması çalışmış olmalı.
Her neyse.
'Yeni Türkiye' kavramını ilk kullanan CIA Türkiye Masası Eski Şefi Graham Fuller'dır.
Yeni Türkiye Cumhuriyeti (The New Turkish Republic) isimli, Türkiye'deki değişim dinamiklerini analiz eden  kapsamlı ve etkileyici kitabı 2007 yılında Amerika'da; 2008 yılında da aynı isimle Türkiye'de, Timaş Yayınları tarafından yayınlandı.
İlgililerine duyurulur.

<p>'Yıl 1908... Osmanlı topraklarında ikinci Meşrutiyet ilan edilmişti ve Meclis'i Mebusan o günkü a

Bunlar kimin milletvekili?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik