• $16,5603
  • €17,5618
  • 971.508
  • 2529.26
15 Mart 2012 Perşembe

Kısa bir yazı

Milli Eğitim Komisyonu'nda yaşanan kavga, ülkemizin demokrasiye ne kadar uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Siyasetçilerimizin karşıtlarıyla diyalog kurmalarında ağır sorunlar var. Milli eğitimle ilgili bir kararı yumruk ve tekmelerle alabiliyoruz. Peki, bu olaydan taraflar ders çıkarabilecek mi? Sanmıyorum, herkes kendine yontacak. Herkes karşısındakini suçlayacak.
Olayın ayrıntılarını bilmediğim için haksızlık etmek istemiyorum, Anadolu Üniversitesi'nde ders verdiğim günlerden tanıdığım, zekası ve espri gücüne hayran olduğum Nabi Avcı Hocam uzun yıllar bürokrasinin çarklarında yoğrulduğu için mi böyle bir olayın içine kolayca girdi diye düşünüyorum. İnce bir ruhun sahibi olan Nabi Hocamı, siyaset bu hale getirmiş olamaz belki de. Elbette hocamın nice haklı gerekçeleri vardır ama böyle bir oylama ona hiç yakışmadı diye düşünüyorum.
***
Gazeteci arkadaşlarımızın apansız tahliyesi beni şaşırttı. Neden yattılar neden çıktılar? Elbette beraat etmiş değiller. Ülkemde insanlar neden tutuklanırlar, sonra da 'günü gelince' neden serbest bırakılırlar? Demokrasinin olmadığı bir ülkede adalet olabilir mi? Bunlar arasında ne ilgi var diyeceksiniz? Görüşlerini kabul ettirmek için birbirini boğazlayanlardan adalet duygusuna sahip olmaları beklenebilir mi?
***
Siz bu yazıyı okuduğunuz saatlerde ben kendimi hastanede doktorlara baktırıyor olacağım. İki aydır yazılarımı 38 ateşle yazmaktayım. Sanırım artık gücüm tükendi yazımı burada kesmek zorundayım. Umarım geçmeyen enfeksiyon bir süre sonra benden geçer gider. Yine de belli olmaz siz hakkınızı helal edin.

<h2><span style='font-size: 1.6rem;'>Yonca-Onuk Tersanesi<span style='font-weight: normal;'> ve </sp

ULAQ VE SALVO'NUN ARDINDAN DENİZLERDEKİ YENİ GÜÇ SANCAR!

Gökten buz kültesi düştü! Çoban 'bomba patladığını zannetti

Lise öğrencileri 40 günde yaptı! Tek şarjla 70 kilometre yol yapabiliyor

35 ton etil alkol ele geçirildi! Ankara'da sahte içki baskını