• $ 5,8156
  • € 6,4766
  • 275.387
  • 110477
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

ABD, İstanbul seçimleri ve Fırat'ın doğusu

İçerideki şu seçim havası bitse devlet asıl konuya, beka tehditlerini bertaraf edecek operasyonlara yoğunlaşacak. İşler içeride biraz sarpa sarınca dışarıdan da baş uzatanlar artıyor. PKK/PYD “Afrin’i Türkiye’den geri alacağız” demeye başladı bile. Kime güvenerek bu çıkışları yapıyorlar? Türkiye’nin içeride yaşadığı kargaşaya güveniyorlar şüphesiz. Beklentileri, İstanbul üzerindeki anlaşmazlıkların kaosa, kargaşaya, hatta iç çatışmalara evrilmesi.

Şu görüldü; Türkiye kendi içine döndükçe beka tehdidi üstümüze üstümüze geliyor. İçeride kaos, kargaşa ve çatışma başgösterdikçe beka tehditleri artıyor. 31 Mart seçimlerinin ardından dört buçuk yıl seçim olmayacak. Dolayısıyla devletin önü dört buçuk yıl boyunca açık. Bu durum, Türkiye karşıtları için ciddi bir sorun. Bu yüzden olsa gerek içeride hükümeti zorlayacak, meşgul edecek sorunlar kendini göstermeye başladı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in, Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’yi dışarıyla tehdit etmeleri tesadüf değil. Varlık gerekçeleri ve asıl misyonları zaten bu. Birtakım hazırlıkları var ve fırsat bulurlarsa İstanbul üzerinden oluşturacakları siyasal gerilimi adım adım ülke geneline yaymaya çalışacaklar. Hükümetin dört buçuk yıl sürecek seçimsiz icraat dönemini, yapay sorunlar üreterek/çıkararak geçiştirmek isteyecekler.

ABD şimdiden Ankara’yı sıkıştırmaya başladı. ABD Savunma Bakanı Pence ve Dışişleri Bakanı Pompeo, S-400’leri almakta ısrar ederse Ankara’ya yaptırım uygulanacağını açıklayıp duruyor. Senato’da ise Türkiye karşıtı tasarı ve teklifler havada uçuşuyor!

Görüldüğü gibi ABD, iki ülke arasında yeni kriz senaryoları üzerinde çalışıyor. Krizlerin muhalefete yaradığını düşünüyorlar. Rahip Brunson olayında olduğu gibi ekonomik baskıların iş gördüğüne, 31 Mart seçimleri üzerinde etkili olduğuna inanıyorlar. Bundan sonra da benzer yaptırımlarla, hatta bu yaptırımları daha da ağırlaştırarak üzerimize gelecekler.

Muhalefet cephesi görünen bu tabloda -her zaman olduğu gibi- yine “dışarı”dan yana. ABD’deki Türkiye karşıtı lobinin en güçlü destekçileri buradaki CHP, İP ve HDP ittifakıdır. Türkiye’nin bölgede atacağı adımları içerideki muhalefetin çıkaracağı krizlerle durdurmak istiyorlar. İçeride kriz yaratabilirlerse Fırat’ın doğusuna müdahaleyi engelleyebileceklerini düşünüyorlar; böylece PKK/PYD’nin sınırlarımızda kurmaya hazırlandığı “terör devleti”ne zaman kazandıracaklar. Bütün planlar, hesaplar bunun üzerine. Bunu başarabilirlerse sonraki adım iç savaş ve işgalcilerin topraklarımıza ayak basması olacak ki, FETÖ ve PKK ile CHP-İP ve HDP işte bu büyük plana hizmet ediyor!

Ne var ki “anladıkları dilden cevabın” gelmesi an meselesi. Türkiye’yi engellemeye kalktıkları 15 Temmuz’un hemen ardından yaşananları gördük. Devlet, en zor dönemde Suriye’deki terör koridoruna müdahale edebildi. Yeni dönemde sırada Fırat’ın doğusuna müdahale var. Ne ABD, ne içerideki işbirlikçi muhalefet Türkiye’nin hazırlandığı bu yeni hamlesini engelleyebilecek.

<p>Savunma Sanayii (SSB) Başkanı İsmail Demir, Savunma Teknolojileri Mühendislik (STM) ile imzalanan

Terörle Mücadelede Yeni Atılım: Kamikaze Mini İHA´lar Geliyor

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!