• $ 5,9448
  • € 6,5556
  • 299.553
  • 122142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

”Pis” sorulara “pis” cevap verdim!

Özellikle son günlerde ortam çok hararetli... O yüzden bugün bu ortamı biraz şu soğuk esprilerle serinleteyim istedim. Soruları soran Hilmi Güneş...
BİR: Bir adaya giderken yanınıza kesinlikle almayacağınız 3 şey nedir?
“Bir adaya giderken” derken aday adaylığından adaylığa terfi edenleri kastediyorsunuz sanırım.
Bir kere ben niye adaya gideyim? Seçilecek olan o.. Ben seçmenim, o bana gelsin..
İKİ: Arabadaki 4 lastikten birisiniz. Hangisi? Neden?
Araba 4 çeker ise hangisi olursa olsun. Bu kanaatim 2 kere 2, 4 eder kadar kesin.
Kamyoncu jargonunda dubleks lastik diye anılan tubeless lastik hangisi ise ondan olmak isterim. İçimde şambrel olmasını istemiyorum. Gümlemek istemiyorum. Bu arada, gaflete düşüp cevaplamış oldum ama bana “tekerlek” dediğiniz için teessüf ederim.
ÜÇ: Evlenmek isteyen gençler en çılgın, ilginç veya acayip evlilik teklifi için sizden yardım alıyorlar. Şu ana kadar hiç duyulmamış, en çılgın, en uçuk, en acayip evlilik teklifi önerilerinizden birini öğrenebilir miyiz?
Seninle evlenmek istiyorum. Ama şu anki kararımdan her an vazgeçebilirim. Çünkü aklım başımda değil. Değil, çünkü aklımı başımdan aldın.
DÖRT: Çok ilginç bir dünya rekoru kırdınız. Tebrik ediyoruz sizi. Konuyu ve ayrıntıları kısaca anlatabilir misiniz?
Bir üstte yazdığım teklife bir saniye içinde cevap alarak dünya rekoru kırdım.

Böylece Kezban Hatemi’nin Hüseyin Hatemi’ye yaptığı evlilik teklifine Hüseyin Hatemi’nin 3 saniyede verdiği cevaba dair dünya rekorunu egale ettim.
BEŞ: Geçen yıl bir uzay gezisine katıldınız ve Mars’a gittiniz. Yaklaşık 1 hafta 10 gün kadar orada kaldınız. Mars’ta sizi en çok etkileyen şeyler nelerdi?
İlk tespitim yerlerin tertemiz olmasıydı. Çünkü hiçbir şey yere düşmüyordu. İkincisi: Marsbüs’le seyahat etmek istedim ama Akbil bulamadım. Görevliye “Niye yok?” dedim. “Abi, dünyadan buraya gelenlerin hepsi sevinçten uçuyor, kimse araca binmiyor, şirket battı” dedi. Üçüncüsü: Bir kafede Bedrettin Dalan’ı gördüm. Dördüncüsü: Mars’a gelenlerin zorluk yaşamaması için Mars hükümeti intibak yasası çıkarmak için ciddi çalışmalar yapıyordu. Beşincisi: Mars İdman Yurdu ile Uranüsgücü arasında oynanan dostluk maçını izledim. Sabri’nin, birinin kaleye diğerinin ise Türk Telekom Arena’ya uzanan şutlarına tanıklık ettim. Güzel günlerdi.
ALTI: Sınavlarda değişmez bir kural vardır malum: “3 yanlış 1 doğruyu götürür…” Peki nereye götürürler? Orada ne yaparlar?
Üç yanlış ise bir araya geldi mi tutabilene aşk olsun. Doğruyu bile götürürler. Doğrusu bu götürme işi çok su götürür. Neyi götürüyorsun, niye götürüyorsun, kimi götürüyorsun? Doğru’nun ne günahı var? Üç doğru bir yanlışı götürse daha doğru olmaz mı? Üç yanlış polis bir doğru adamı götürürse buna evet mi diyeceğiz Doğrusu, üç doğru polisin bir yanlış adamı götürmesi değil midir? Üç yanlış bir doğruyu nereye götürür orada ne yaparlar diyorsunuz. Bence üç yanlış bir doğruyu suya götürüyordur, amaçları susuz getirmektir.
YEDİ: Bindiğiniz uçağın kaptan ve yardımcı pilotlarının, aynı anda kalp krizi geçirmesi gerçekten büyük talihsizlikti. Kule ile telsiz/telefon bağlantısının olmaması ise apayrı bir felaketti. Fakat düşmekte olan bir uçağı ve içindeki 137 yolcuyu sağ-salim kurtarmış olmanız, tarihe kahraman olarak yazılmanıza neden oldu. Uçak kullanmayı bilmemenize rağmen kokpitte doğru sırayla yaptığınız 8 müdahale/manevra başarıyı getirdi ve uçağı piste indirmeyi başardınız. Ne yaptığınızı sırayla söyler misiniz?
1) Pilot koltuğuna oturdum.
2) Sağa sinyal verdim.
3) Sinyalin görünmemesi ihtimaline binaen elimi camdan dışarı çıkarıp sağa doğru işaret yaptım.
4) Korsanlara karşı levyeyi kontrol ettim.
5) Hava emniyet şeridine girerek önümdeki uçağı solladım.
6) Yolculara sakin olması gerektiğini içeren bir twit atayım dedim, sonradan aklıma geldi ki internet kapalı, ben de vazgeçtim. Şifahen “Sakin olun” diye bağırdım.
7) Uçağı başarıyla Taksim meydanına indirdim.
8) 138 yolcu ve mürettabatı kurtardım. Pardon kaptan ve yardımcısı kalp krizi geçirdiği için 135 olacaktı.
SEKİZ: “3 günlük dünya”da yaşıyoruz. İyi de haftanın hangi günleri bunlar? Neden?
Bu tür şeylere şu üç günlük dünyada kafamı yorup da vakit harcamak istemiyorum.

<p>Elazığ´da korku yaratan 6.8 büyüklüğündeki depremin yeraltındaki ses kaydı ortaya çıktı. ABD´de y

Elazığ´daki 6.8´lik Depremin Yer Altındaki Sesi Ortaya Çıktı

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Fenerbahçe taraftarı Elazığ ve Malatya'daki depremzedeler için sahaya atkı ve bere attı

Cumhurbaşkan Erdoğan, Elazığ'da incelemelerde bulundu