• $ 6,7701
  • € 7,3052
  • 361.847
  • 92071.1
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Gösteriler bölgesel bir trend mi?

Ortadoğu’nun kritik ülkelerinde sokak hareketliliği artıyor. Irak, Lübnan ve İran’da bir süredir değişik sıklıklarla ve çapta devam eden gösteriler tabiatıyla merakla takip ediliyor. Son sekiz senelik sürecin bize öğrettiği- en azından öğretmesi gereken- bu hareketliliklere bakıp hızlı yorumlar yapılmaması gerektiği. Yaratacağı sonuçlar bir yana, sıradan insanların ortaya koyduğu değişim talebi ve mevcut durum eleştirisini herkesin dikkatle takip etmesi gerekiyor.

Bu bir trend mi ya da gösteriler arasında bir bağlantı var mı sorusu soruluyor. Arap Baharı’na benzer kuvvette bir bağlantısallık kurmaktan kaçınanlar daha fazla. Diğer taraftan ise gösterileri gözden düşürmek için, bunu İran’a karşı planlı bir bölgesel proje olarak sunanlar da yok değil.

İran dışındaki iki ülke İran’ın nüfuzunun oldukça güçlü hissedildiği ülkeler. Irak’ta işgal sonrasında ABD’nin ürettiği boşluğu iyi değerlendiren İran, ülkede “kral yapıcı” konumunu sağlamlaştırmıştı. On yıllardır belli kesimlere yaptığı siyasi ve ideolojik yatırımın hasatını yapıyor. Bu yatırımlarla ABD gibi bir gücü dahi Irak’ta sınırlandırabilme kapasitesine erişti. Birçok yabancı gözlemci gibi Iraklıların bazıları da İran’ı Irak’ı arka bahçesine çevirmekle eleştirdi. Bu denli nüfuzun Irak gibi dini ve milli asabiyesi yüksek (işgal travmasına rağmen) bir ülkede geri tepmesi kaçınılmaz. Göstericilerin Irak’taki mevcut siyasi/ekonomik atmosferi eleştirirken okların ucunu İran’a çevirmesi de bu açıdan anlaşılabilir.

Lübnan ise yapısal siyasi sorunların üstesinden gelemeyen ama insan potansiyeli muazzam olan bir ülke. Suriye işgali ardından Suriye krizi ile birlikte siyasi çalkantıları bir türlü sonlanmadı. Ciddi bir göç baskısı hissetti. Hizbullah Suriye’deki savaşın önemli taraflarından oldu. Hem Suriye’deki hem de Lübnan’daki nüfuzunu derinleştirdi. Suriye’nin lojistik hamiliği altında faaliyet yürüten Hizbullah, Suriye krizi ile birlikte bazı bölgelerde Suriye rejiminin hamiliğine dahi soyundu. Rejimi bu bölgelerde Hizbullah ayakta tuttu. Siyasi çıkmaz, artan Hizbullah etkisi, tünelin ucunda ışık göremeyen Lübnanlıları sokağa itti.

İran’da ise yaptırımların etkilerinin gün yüzüne çıkmaya başladığı anlaşılıyor. Bir taraftan organik bir tepki var yönetime, diğer taraftan ise bunu fırsat olarak gören bölgesel aktörlerin hüsnükuruntuyla gösterilere verdiği destek. Bu aktörlerin beklentisi rejim değişikliği değil, İran’ın bölgesel politikalarını değiştirmesi. Lübnan, Irak ve İran’daki gösteriler İran’ın bölgesel politikalarında köklü değişiklikler yapabilir mi? An itibarıyla en güvenli cevap, hayır.

Koronavirüsü programa konuk aldı!

Koronavirüsü programa konuk aldı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilosu 130 TL ama yarım saatte hepsi bitiyor

Karantina günlerinde en çok hangi yemekler paylaşıldı?