• $ 5,494
  • € 6,1476
  • 262.705
  • 100.456
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İdlib başarısı nasıl geldi, neleri gösterdi?

Türkiye dünya çapında son yılların en harika işini yaptı ve İdlib’de bir katliamı ve milyonluk bir göçü önledi. Farkındaysanız Ankara, Birleşmiş Milletler’in yerine geçerek aslında onun yapması gereken bir işi tek başına üstlendi. Bu diplomatik zaferin sonucunda, BM başta olmak üzere, AB ülkeleri, İran ve birçok ülke Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övdü.

Bu başarıyı getiren birçok faktör var. BM, yapısı gereği Güvenlik Kurulu’nda veto hakkı bulunan ülkelerin tercihlerine bağımlı. Bu zaten çözülmesi gereken ciddi bir sorun. Dünya, özellikle insani trajedileri önleme noktasında ülkelerin reelpolitik menfaatlerinin üzerinde davranabilecek bir düzeneği kurma, BM’yi buna göre yeniden yapılandırma gerçeğiyle yüz yüze. Ve bu gerçeği reddettikçe dünyamız daha güvenli ve özgür bir yer olmayacak.

Diğer husus, tam da bu nedenlerle, Türkiye dışında başka hiçbir ülke, Rusya ile ilişkileri geliştirerek bu sonucu alamazdı. Birincisi, Türkiye dışında hiçbir ülke Suriye konusuna insan odaklı bakmıyor; sadece kendi menfaatlerini önceliyor. İkincisi, bu bakışa sahip olsa dahi, Türkiye gibi olayları değiştirme, etkileme, yönlendirme gücüne sahip değil. Üçüncüsü, Ankara aynı anda etkili tüm güçler ile diplomasi masasına oturma imkanına sahip. Ve son olarak mazlum halklar nezdinde büyük bir itibarı var. Öyle ki, bu halklar kendi yönetimlerine bile Türkiye kadar güvenmiyor. (Türkiye yalnızlaşıyor diyenlerin kulakları çınlasın.)

Hatırlayın, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahada da olacağız, masada da” demiş, bu sözü sıkça tekrarlamıştı. Çünkü sahada olmayanın masada olması mümkün değildi. Eğer Türkiye, ABD, AB ve içerideki CHP’nin başını çektiği grupların itirazlarına boyun eğse veya onlarca engellenebilseydi, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı harekatları yapılmamış, İdlib’de kontrol noktaları kurulmamış, haliyle bugün İdlib büyük bir insani felakete uğramış olacaktı.

Türkiye’nin başarısı, sadece İdlib’deki masum insanları kurtarmamış, Suriye’de çözüm umudunu canlı tutmuş, süreçlerin çökmesi önlenmiştir. Anlaşılan odur ki, büyük güçler istediklerini almadıkça, Suriye içsavaşı bitirilmeyecektir. Onları makul bir tatmin noktasına ikna edebilecek değer sistematiğine ve sahadaki güce sahip tek ülke Türkiye’dir. Ve inanınız, bu uzlaşmaz gibi görünen farklı kaldıraçları yan yana getirebilmek, bunları isabetli kullanmak çok büyük bir başarıdır.

Konu daha çok su kaldırır gözüküyor. Suriye’nin üçe bölünmesi, uydu devletler kurulması, orta yoğunluklu mezhepsel/etnik çatışmalarla bölgeyi uzun yıllar ucuz maliyetle kontrol etme amaçlarından vazgeçilmiş değil. Bu ise doğrudan Türkiye’nin hedef olması demek. Güçlü, demokratik ve adil bir Türkiye tüm bölge halklarının lehine. İdlib başarısı bunu bir kez daha teyit etti. Bu gerçeği devletler de zamanla görecek.

<p>İrem Derici Antalya’nın Kemer ilçesinde sahneye çıktı. 1 saat süren konserde İrem Derici, aldığı

İrem Derici, ´Ne Varsa 90´ların Sanatçılarında Var´

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Talep yağıyor! Yapması 2 gün sürüyor

Dev balina sahile vurdu: Vinç taşıyamadı