• $ 5,742
  • € 6,3998
  • 277.251
  • 99785.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kimse görmese de...

Atina Pantheonu’nun üçgen alınlığını taşıyan kadın heykellerinin sırtları kaideye bitişik olduğu için şüphesiz arkası görülmüyor. Ancak deprem olduğunda ve kadın figürleri parçalanıp düştüğünde kaidede şu cümle beliriyor: “Kimse görmese de Tanrı görür.”

Sanırım bu hikayede bizi sarsan şey ahlak ve erdemdir. Bu iki önemli kavramın ürediği kuluçka ise değerler olmalıdır. Değer dediğimizde altın, dolar veya mevkileri anlamayız. Kendi kültürümüzden “Sadaka taşı” ve harikulade mimarileri ile “kuş evleri” bize sadece kendilerini değil, dayandıkları kültürün kıymetini gösterirler. “Ecdad neler yapmış!”diye şaşırıyorsak, sorun bizdedir.

Çok uzun zamandır ihmal edilmiş, hakları yenmiş, işsiz, yoksul ve mesleksiz bırakılmış birçok vatandaşımız olduğunu biliyorum. Ancak hiçbir haksızlık, hakkımızın ötesine geçmeyi haklı kılmaz. Lakin asıl sorun, birçok insanın bunun bir sorun olduğunu unutmuş olmasında. Dinen, ahlaken, vicdanen yanlış olan birçok şeyin normalleşmiş olması gerçekten ciddi bir mesele.

Trafikteki tutumlarımız, borç alacak meseleleri, boşanmalar, çalışma ahlakımız, kadına şiddet, hayvanlarla ilişkilerimiz… Bunların hiçbiri tamamen yasa ve cezalarla düzenlenemez. Alev Alatlı Hoca’nın dediği gibi bir de “helalleşme” mecburiyetimiz vardır. Hukuk her hakkı, her haksızlığı süzemez. Ahlaki olarak neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilmek ve buna gönüllülükle uymak bizi insan yapar.

Geçiş dönemi sıkıntısı diye avunduğum bir makas söz konusu. Türkiye’nin antiemperyal mücadelesi, millet iradesinin güçlenmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünyaya teklif ettiği insan merkezli real politik öneriler ile gündelik hayatımızda karşılaştığımız kurnazlıklar, ahlaki sorunlar, ihlaller ile ciddi bir makas farkı var.

Bir yanda 15 Temmuz’da ülkesi için şehit, gazi olanlar, olamadığı için üzülenler ile gururlanırken, öte yandan hayatın her alanında karşılaştığımız suiistimaller, lümpenlikler, kayırmaları ve hakkından fazlası için iltimas peşinde koşanları gördüğümüzde, hayrete düşüyoruz.

Değerlerimizi yeniden hatırlamazsak, tepede inşa edilen kıymetli kazanımlar temelsiz kalır. Yol ayrımlarında çürüme kanunu çalışır ve kayıplar yaşarız.

Bugün düşünce, akademi, medya ve sanat dünyasında değerli fikirlere, eserlere az rastladığımızdan şikayet ediyorsak, bunun kolay bir yolu yoktur.

Yunan uygarlığının sırrı o kadın heykelinin arkasında, Osmanlı uygarlığının sırrı ise o güzelim kuş evlerini düşünen incelikli zihniyette saklıydı.

Biz çocuklarımıza neleri miras bırakacağız? Bizim nelerimizle övünecekler? Bunları iyi düşünmeliyiz.

Ben çocuklarımızın özgün/evrensel edebiyat, mimari, sanat eserlerimiz ve ürettiğimiz, derinleştirdiğimiz hürriyet fikirlerimizle de övünmelerini istiyorum.

Ve bir iyilik hareketinin yükselmesini özlemle bekliyorum.

<p>Bayraktar, mesajında, ´Ve yuvadan ayrıldı. Peşinden biz de geliyoruz. Henüz ´O´ farkında değil´ i

AKINCI Yuvadan Ayrıldı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Bilim tarihinin tüyler ürperten deneyi!

Şansız insanların başına trajikomik olaylar