• $ 5,7211
  • € 6,437
  • 257.776
  • 98116.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Devlet üzerinde düşünmek...

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile sadece bir hükümet modeli değişikliğine gitmedi. Uzun zamandır dünya gündeminden düşmüş olan “devlet üzerinde düşünmek” noktasında da bir rüzgar estirdi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bizler çok kıymetli bir tartışma yaptık. “Devlet nasıl olmalı?” hayati sorusunu kendimize sorduk ve bulduğumuz cevabı da demokratik bir süreçte bir safhaya taşıdık.

Bugün savrulan Trump Amerikası’nda da, bürokratik dev bir kabuğa dönüşmüş Avrupa Birliği konusunda da, liderliği devralacak Çin’e dair demokrasi noktasındaki şüphede de aslında yaşadığımız temel mesele, küreselleşmeyle değişen devletin rolüdür. Bugün sahip oldukları güç ve servet ile devletleri gölgede bırakan çokuluslu şirketler, renkli devrimler yapar, ülkelerin, insanların hayatına müdahale ederken, devletlerin kontrolü ve denetimi dışındadır. Çoğunlukla hukukun da radarından kolayca kurtulmaktadırlar.

İşte, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya kuruluşları Türkiye gibi ülkelerden devasa miktarda para kazanmakta ama vergi vermemekte, birçok milli hesabı askıya da almaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları tamamen siyasi kararlar alarak ülke ekonomilerini etkileyebilmektedir. Bunlar, devletlerin de ötesine geçen şaibeli kapasitelerdir. Dünya kamuoyu bu müdahaleler karşısında neredeyse korumasızdır.

Karşımızda, “serbest piyasa” örtüsü altında korunan bir fenomen vardır. Bize, piyasanın kendine içkin kuralları olan doğal bir organizma olduğu söylenir ve olası devlet müdahalesi piyasanın tüm silahlarını size doğrultmasına neden olur. Devletler bu kadar denetlenebilir, kontrol edilebilir ve hesap verilebilir kılınırken, piyasa kararlarının nerede oluştuğu, milyonların hayatının kararmasına yol açan manipülasyonlar konusunda kimden hesap sorulacağı karanlıkta kalır. 2008 krizinde olduğu gibi, böyle durumlarda “batamayacak kadar büyük” denerek fail şirketler koruma altına alınır.

Peki, piyasa böyle bir fenomen haline gelmişse, devletler ve onların rolünü tartışmanın zamanı da gelmemiş midir? ABD’nin Türkiye’yi hedef alan yaptırımlarını keyifle izleyen sözde solcuların “her darbem var diyen hıyara tuzlukla koşturmak” yerine bu sorunlara kafa yormaları gerekmez miydi?

Tabii bu konu hepimizin sorunudur; lakin o tumturaklı anlatının bugün emperyalizmin şakşakçısı olması ile piyasa aktörlerinin arasındaki ilişki nedir?

Sormayalım mı?

Erdoğan faiz-enflasyon arasındaki ilişkiyi sorunsallaştırmaya çalışırken, herkesten daha devrimci bir tutum almıştır. Aynı şey BM’nin rolü, gelir adaletsizliği ve Filistin sorunu için de geçerlidir.

Söylemeyelim mi?

<p>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın seslendirdiği ´Melüllenme Deli Gönül´, 15 Temmuz Destan

İbrahim Kalın´ın Seslendirdiği Türkü, 15 Temmuzun Yıl Dönümünde Sosyal Medyada Yoğun İlgi Gördü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

WhatsApp'ta milyonlarca kullanıcıyı ilgilendiren güvenlik açığı

Hafıza 15 Temmuz Müzesi açıldı