İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5005
  • 4,1864
  • 146,02
  • 104.001

Eğitimde nerede duruyoruz?

Eğitimin esas sorununun bir eğitim felsefesine, bir pedagojik bir yaklaşıma dayanıp dayanmamasıyla ilgili olduğunun altını çizmiştim. Şunu da öğretelim, bunu öğretmeyelim mantığıyla hazırlanan programalar ne kadar iyi hazırlanırsa, ne kadar çok şey öğretmeyi amaçlarsa amaçlasın bir pedagojik anlayışa bir eğitim felsefesinin bütünlüğüne sahip değillerse o zaman ‘okul’ hızlı bir şekilde kursa/dershaneye anlayışına dönüşür, ‘okul’ olmaktan çıkar. Bunun sebep olacağı sorunlar saymakla bitmez fakat en önemlisi öğrencinin şahsiyetinin gelişmesini ‘tahrip etmesi, parçalı hale’ getirmesidir.

Bu bakımdan eğitim sisteminin cevaplandırması gereken ilk soru ‘nasıl bir insan yetiştirmek istediği’ ile ilgili olmak durumundadır. Bu soruya verilecek cevabın birinci kısmı, evrensel geçerliliği olan bilimin ürettiği bilgilerin öğretilmesi; ikinci kısmı ise öğrencinin şahsiyetini geliştirmekle ilgili olmalıdır. “Bilim evrensel geçerliliği olan bilgiyi üretir fakat bu durum, bilimsel bilgilerin değişmeye açık olduğu gerçeğini de değiştirmez. Çünkü bilim sürekli gelişmektedir ve her durumda gerçeği yeniden tanımlayarak ilerlemektedir; sürekli olan şey ise evrensel geçerliliği üretme amacıdır.”

Evrensel olan ne?

Öğrencinin şahsiyetini geliştirmek ise oldukça kapsamlı bir meseledir; bunun içinde insanın beşeri varlığını zenginleştirme, duygusal gelişme, öğrenme kapasitesini artırma, yaratıcı düşünceye hazırlama, eleştirel bakmasını sağlama ve kendisi yani toplumu, kültürü, coğrafyası, tarihi hakkında bir bilince sahip olma gibi hususlar bulunmaktadır. “Bu bakımdan ‘vaktiyle’ ülkemizdeki veya sömürge ülkelerde faaliyet gösteren ‘misyoner okulları’ ne kadar bilgiyi iyi aktarırlarsa aktarsınlar, bunu yetiştirdikleri insanların şahsiyetlerini tahrip ederek yaptıkları için o okullardan çıkan, yetişen insanların ‘yaralı bilinçleri’ birçok soruna yol açılmaktadır. Bu bakımdan eğitimin evrensel hedefleriyle ‘millilik çizgisi’ tutarlı bir biçimde birlikte sürdürülmek durumundadır.”

Her eğitim yılının başında eğitim sorunları veya politikaları tartışılırken daha çok pratikler üzerinden konuşulmakta eğitimin temel problemlerinin ihmal edildiği bir kamuoyu oluşturulmaktadır. Hangi dersleri okutulduğu, derslerin içeriğinde nelerin ne kadar olması, müfredatta kimlere ya da hangi konulara ne kadar yer verildiği tartışılıp durmaktadır. Oysa eğitim anlayışının, evrensel bilgiye ulaşmaya ‘açık bir zihniyet yapısını’ üretmeye uygun olup olmadığı, elbette yine pratik olarak dersler üzerinden tartışılabilir.

Kim korkar matematikten?

“Sanırım tartışmaları başka bir zemine taşımadan sorunun altından kalkılamaz: Hangi dersler hangi öğrenme metotlarıyla hangi içeriklerle verilmelidir ki birincisi, genç insanların soyutlama gücünü geliştirsin; ikincisi, yeni düşüncelere geçmesini, açılmalarını kolaylaştırabilsin; üçüncüsü, karşı karşıya bulunduğu problemlere alternatif çözümler üremeyi başarsın.”

Bugün eğitimde nerede duruyoruz?

Benim cevabım oldukça açık: Türkiye dünyanın 16. sırada bulunan ekonomisi olmayı başardığı halde neden dünyanın ilk beş yüz üniversitesi içinde yer alan bir üniversiteye sahip olamıyor? Şimdilik ‘üniversite sorununu’ bir tarafa bırakıp eğitimin daha temeldeki konularına bakarsak, problemin orada, başladığını görebiliriz. “İlk eğitimden başlayarak, öğretilmeye çalışılan birçok konuda ciddi öğrenme sorunları olan bir ülkeyiz. Mesela matematik eğitiminde yaşanılan başarısızlıklar, yıllar boyu orta öğretimde altı sene bir yabancı dil dersi okuduktan sonra, bırakınız o dili konuşmayı, anlamayı, okumayı dahi başaramayan nesillerin kayıpları nedendir?” Bütün bu ve benzeri hususlarda eğitim kurumunun yaşadığı problemler, sistemde işlemeyen, değiştirilmesi gereken ‘yapısal bir meseleye’ işaret etmektedir. Kısacası eğitimi, siyasi bir polemik konusu yapmadan önce bir ‘eğitim meselesi’ haline getirmeden bir yere varmanın zor olduğu ortadır.

Adana'da 2 dayısı ve 1 kuzenini beylik tabancasıyla öldüren trafik polisi 24 yaşındaki Görkem Elbadi

Adana 3 kişiyi öldüren trafik polisinin cinayet anı güvenlik kamerasında

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Zamanın hayatımızdan aldıkları

İlk defa 'arı ekmeği' üretti! Kilosunu 500 liradan satıyor…

En Çok Okunanlar