İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3.7586
  • 4.666
  • 162.75
  • 115.881

ABD’nin İsrail çıkmazı!

ABD, İsrail için Ortadoğu’yu gözden çıkarabilir mi? ABD’nin bugüne kadar sürdürdüğü temel yanlış Ortadoğu’da barış içinde yaşayacak bir İsrail politikasını yani Siyonist anlayışa, ırkçılığa rağmen savunmakta başarısız olmasıdır. ABD’de hatta Batılı diğer ülkelerde etkin bir Yahudi varlığının; özellikle finansal sermaye ve medya gücünün, siyasal ve entelektüel elitlerinin bulunduğu ve etkin oldukları bilinen bir husustur.

Bu durumun, Batı sisteminin Ortadoğu’da barış içinde bir arada yaşayacak İsrail politikasının oluşmasının önünü tıkadığı söylenebilir. Bu konunun uzun süre sorun olarak algılanmaması, Batı sisteminin hegemonik üstünlüğünün geçerli olmasına bağlıdır. Bir anlamda İsrail’in kuruluşundan bu yana Batı dünyasından bulduğu desteği, 67 Arap-İsrail savaşından sonra işgalci ve yayılmacı bir siyasete dönüştürmesi ve bunu kalıcı hale getirmesini, o konjonktürün sunduğu imkânlarla ilişkilidir.

ABD-İSRAİL-ORTADOĞU

“Bugün aynı siyasetin sürdürülmesinin şartlarının hızlı bir şekilde ortadan kalktığı bir süreç yaşanmaktadır. Günümüzde Batı sisteminin hegemonik üstünlüğünü kaybettiği bir tarihsel dönemden geçildiğini gösteren birçok gelişme söz konusudur. Zaman zaman ele aldığımız ekonomiden, teknolojiye, ticaret ilişkilerinin yön değiştirdiği yeni eğilimlerden bölgelerin politik dengelerine kadar her şeyin değiştiği bir dönemde eski ilişki biçimini sürdürmenin sınırına gelinmiştir.” Burada meydana gelen yeni konjonktür dalgalarının ortaya koyduğu, ABD tarafından cevaplandırılmasının hayati bakımdan önem kazandığı yeni sorular bulunmaktadır.

Bu soruların cevapları bir boyutuyla doğrudan dünya sisteminin değişim hızıyla yani ABD yüzyılının ömrünün ne kadar süreceğiyle ilgiliyken diğer boyutu da Ortadoğu’nun geleceğinde İsrail’in yeriyle ilgilidir. Bu sorulardan birincisi şudur: ABD, İsrail’in uluslararası hukuku, insan haklarını yok sayan yayılmacı siyasetine destek vererek, kendisinin Ortadoğu’daki varlığını tehdit eden politikaları sürdürebilir mi?

İkinci soru, dünya sistemi değişirken ABD’nin bu yanlışta ısrar etmesi Ortadoğu halklarıyla ABD arasındaki çelişkilerin artmasına yol açmaya devam edecektir ki bu çelişkilerin büyüme sürecinde ABD’nin bölgedeki konumunu, ‘vesayet altına aldığı rejim ve yöneticiler’ vasıtasıyla devam ettirmesi ne kadar sürecektir? Üçüncü soru ise doğrudan doğruya İsrail merkezli ya da İsrail’in geleceğini önceleyen bir politika için ABD’nin bölgenin haritasını değiştirmeye kalkmasının, ABD’nin bölgeden dışlanması gibi bir netice vermesi ihtimali göz önünde bulundurulmuş mudur?

ÇANLAR ÇALIYOR?

Soruları uzatmak dünya sisteminin patronaj koltuğunda oturan ABD’nin bütün bu çabalarının ‘maliyetini kendi halkına nasıl yansıtacağını’ hesaba katıp katmayacağından, terör örgütü PKK/PYD’ye verdiği desteğin meydana getireceği terör kültürünün, bu ortamda büyüyen çocukların, gelişen terör örgütlerinin Avrupa’ya yansımalarının ne olacağına kadar, birçok hususu daha sorgulamak mümkündür fakat bunların bir dünya devleti için söz konusu edilmesi dahi başlı başına sorunun büyüklüğünü ortaya koymaya yetmez mi?

“Kısaca, şurası açıktır ki ABD artık hegemonik üstünlüğünü kaybetmektedir ve İsrail’i normalleşmeye yani işgal ettiği toprakları terk ederek, uluslararası hukuka saygılı bir biçimde barış içinde bir arada yaşamaya razı olmaya ‘ikna’ edememenin bedelini ödemek durumunda kalacaktır.” Bunlardan ilki, Ortadoğu’da meydana getirdiği istikrarsızlaşma, sınırları yeniden çizme siyasetinin ABD’yi bölgeden tasfiye etmesidir; diğeri ise, İsrail’in geleceğini tehlikeye atarak var olmasının meşruiyetini ortadan kaldırmasıdır. Problemin cevabı bu sorudadır: ABD, Türkiye’ye rağmen neden PKK/PYD ile müttefiktir?

Adana´da sosyal medyadan bölücü terör örgütü PKK propagandası yapıp Afrin operasyonu aleyhine de pay

Sosyal medyada terör propagandası yapan 9 kişi gözaltına alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Meyan Kökü Faydaları, Zararları, Nasıl Kullanılır ve İçilir?

Kanal İstanbul'dan sonraki ikinci büyük proje HAB kuruluyor

En Çok Okunanlar