İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,4982
  • 4,1826
  • 145,95
  • 104.123

Şenol Güneş ve Vitor Pereira değerlendirmesi

Güneş’in başarısı

Bursa'da başarılı bir sezon geçirdikten sonra ilk kez bir İstanbul takımıyla anlaştı ve üç büyüklerden bir tanesinin başına geldi. Daha ilk günden transfer var mı, hangi mevkiye transfer yapılacak şeklindeki iştahlı sorulara "Eldeki oyuncularımızın verimini artırabilirsek her şey daha kolay olur. Önce eldeki oyuncularımız. Bunu her zaman söylüyorum. Eldeki oyuncularımız gereken verimi verirlerse neden yeni transfer yapalım? Eldeki futbolculardan maksimum verimi almaya çalışacağız" şeklinde yanıt verdi.

Peki kimdi bir cümlede 5 kere tekrarladığı bu eldeki oyuncular. Gökhan Töre, Oğuzhan, Cenk Tosun, Atiba, Olcay ve diğerleri. Yani zaten Beşiktaş’ın kadrosunda olan ama tam olarak potansiyellerini yakalayamamış isimler. Gerçekten tam da söylediği gibi yaptı. Bu isimler ilk yarıdaki başarıya golleriyle, asistleriyle, mücadeleleriyle katkıda bulundular ve her hafta kendilerinden söz ettirdiler.

Mario Gomez gibi bir oyuncuyu çok hızlı bir şekilde takıma adate etti, zamanı gelince formayı gözü kapalı teslim etti. Gomez şu anda Beşiktaş’ta adeta yeniden doğuş yaşıyor, Euro 2016 için Joachim Low’e göz kırpıyor. Dağınık yıldız Quaresma’ya da gerektiğinde forma gerektiğinde göz dağı verdi, onu da bir şekilde idare etti.

Takım oyunu anlamında da birbirine yakın oynayan, topa sahip olan, pas trafiği hızını kontrol eden, topu kaybettikten sonra yeniden geri kazanma süresini en aza indirmeye çalışan modern bir futbol anlayışını sahaya yansıtmayı başardı. Bu sistemin kilit oyuncusu Atiba Hutchinson oldu.

Bu yönleriyle Şenol hoca başarılı bir ilk yarıyı geride bıraktı. Kendisini ve ekibini kutlarız. Özellikle sonradan kendisinin de pişman olduğunu tahmin ettiğimiz maç sonrasındaki açıklamalarına dikkat edebilirse ikinci yarıda Beşiktaş’ı daha da güzel günler bekliyor. İkinci yarıdaki en büyük problem Beşiktaş’ın iyi başladığı sezonların sonunu getirmedeki özgüven eksikliği olacakmış gibi görünüyor. O yüzden Şenol hoca ikinci yarıda teknik, taktik çalışmaların yanı sıra, oyuncularıyla bu psikolojik sıkıntıyı en aza indirecek sohbetler de yapacaktır. Belki şu anda bile yapmaya başlamıştır.

Pereira’nın başarısı

Göreve geldiği ilk günlerde, slogan meraklısı spor kamuoyuna şirin gözükmek için vaatleri bol keseden dağıttı. Popülist davrandı. "3 pasta gole gideceğiz", "Büyük takımlar hücum futbolu oynar" dedi. "Hücum da hücum" dedi başka bir şey demedi. Herkesin büyük sempatisini topladı ama beklentileri de bir o kadar arttırdı.

Ama 8-9 as oyuncusunu kaybetmiş yerine bir o kadar yeni oyuncu gelmiş bir takımda, değil daha birinci günden göze hoş gelen futbol oynatmak, yemekhanede kim nereye oturacak, kampta kim hangi odada kalacak, bunu organize etmek bile çok sorunludur, zaman ister. Bunu hesaplayamadı. Türkiye ligindeki kaos futboluyla da daha ilk deplasmanda tanışınca, paniğe kapıldı, ne yapacağını bilemedi, söylediği sözlerin altında kaldı.

Daha sonra baktı bu işler lafla olmuyor, futbolun gerçeklerine döndü. Takım sporlarının temel olgusu olan defansa ağırlık verdi. Gayet başarılı bir şekilde takım savunmasını oturttu. Takım az pozisyon vermeye, gol yememeye başladı. Yıldız futbolcular çıkıp skora katkıda bulundular ve kritik dönemi minimum kayıpla atlatıldı. İlk başlarda kişisel beceriyle, anlık çıkışlarla gelen goller, daha sonraları kaliteli pas trafikleriyle, takım oyunuyla gelmeye başladı.

Gollerin sayısı yine az da olsa, gol pozisyonlarının sayıca artmaya başlaması, işlerin iyiye gittiğinin göstergesi oldu. Yıldızlarla dolu takımdaki rotasyon sorununu, yönetimin de desteğiyle en aza indirdi ve ilk yarıyı yüksek bir puanla ikinci sırada tamamladı.

Kısaca hücum diye başladığı sezonu, takım oyunu diyerek bitirdi. Bu yaşanan değişimi bu şekliyle güzel güzel ortaya koymak yerine, basınla gerginlik yaşamaya devam etmesi de iletişim konusunda eksi hanesine yazıldı.

Sonuç olarak, futbol herşeyden önce bir sonuç oyunu olduğu için, Vitor Pereria ilk yarıyı başarıyla tamamladı. Zaman kısa da olsa devre arası kamp döneminde, sezon başında yapmadığı dayanıklılık çalışmalarını mutlaka yapacaktır. Takımın ilk yarı ve ikinci yarılarda 30. dakikalardan sonraki fiziki düşüşüne çare bulması gerekiyor. Zaten ikinci yarıdaki hem Süper Lig hem de Avrupa Ligi maç trafiğiyle başka türlü başa çıkılmaz.

Orkun Yazgan Diğer Yazıları

Lozan ve Ankara Anlaşmalarında Türkiye'nin hangi hakları var? Irak maddelerinde Türkiye'nin tavrı ne

Lozan ve Ankara Anlaşmalarının Irak maddelerinde Türkiye'nin tavrı ne oldu ?

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

TSK, Silopi-Habur bölgesindeki tatbikatın seviyesini yükseltti

Okul servisinde öğrenciye dayak