İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,8385
  • 4,5335
  • 155,61
  • 155,6171

Millet ile Erdoğan arasında “fitne” çıkmaz…

Recep Tayyip Erdoğan ile millet arasında fitne çıkmaz.
Biz o milletin naçizane parçası olarak, Reis’in ne dediğine, ne yaptığına bakarız.
Gerisini aramızda konuşur, hal yoluna koyarız.
Sayın Başbakanımız da böyle yapmıştır, bir karar almış Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare etmiştir. Konuşmasından farklı anlamlar çıkarmak doğru değildir.
Aklımızı ve vicdanımızı bir faniye devrettiğimiz için değil, bilakis, onları iyi kullandığımız için böyledir bu.
Dolayısıyla bu insanın mertliği, inancı, başarısı ve cesareti gönüllerimizi fethetti.
Uzun bir yolculuk yaptık Sayın Erdoğan ile hep birlikte. Onun toplumla ilişkisi, standart sapması yüksek dehası sayısız kez test edildi, onaylandı.
Her zaman net, açık ve mert oynadı. Kişisel hesap yapmadı. Kendisini değil, milletini düşündü.
Biz onu ailemizden çıkan parlak bir akrabamız gibi seviyoruz. O milyonlarca ailenin doğal bir üyesi, doğru ama ilişkimiz son derece de rasyonel. (Sanırım onu ilahlaştıran biz değil, düşmanları.)
Erdoğan da 78 milyonun, yarın inşallah 178 milyonun kaderini etkileyecek bu davaya canını gözden çıkaracak denli itina gösteriyor.
Bizim ölçütlerimiz bunlar.
Hâsılı, Erdoğan ile millet arasında öyle bir muhabbet var ki, bu muhabbete fitne işlemez. Biz işimize bakalım, olağanüstü hislere gark olmayalım, çünkü bir gerçek değil, bir imalattır.
Ve tabii ki, bu muhabbet hep hedefte olacak. Aklı olan bunu görür. Gezi ve 17/25 Aralık’ta muhafazakârlar arasında Erdoğan’a dönük muhabbeti yok etmeye çalıştılar. Siyaseten yıkamadıkları kişiyi, ahlakını sorgulatarak hal etmek istediler. Doğrudan şahsını bile değil, alçakça ailesini hedef aldılar.
Gezi’de “Erdoğan’ı yedirmeyiz” sözünü bu yüzden kullanmıştım ilk kez. Oldukça popüler oldu. Çünkü milyonların gönlündeki his buydu. Bizimkisi de adaletsizliğe bir feryattı.
Yedirtmediniz. Aslında kendi onurunuzu/geleceğinizi korudunuz.
“Otoriterlik”, “ataerkillik”, “lider kültü”, “diktatörlük”, “yolsuzluk”, “masa” diye sinsice altını oymaya çalıştıkları şey, davanın çelik çekirdeği olan bu muhabbettir.
Söyleyeyim, bundan nefret ediyorlar, onları çıldırtıyor.
Bilmedikleri, Erdoğan’ın milyonlarca anne, baba, dede, nine, kardeş ve akrabası olduğu… Nefretle dolu olduklarından sevginin gücünü bilmezler.
Kafası karışıklara naçizane tavsiyem, bugüne dek yanılmayan bu yöntemi uygulasınlar.
Herkes her durumda, birbirine saygılı davransın, rahat olsun, Reis’i gözlesin. Biz şefinin gözüne bakan dev bir orkestra değil miyiz? Bu işler başka türlü yürür mü? Yürüdüğü nerede görülmüş?
O bu hareketin doğal, fahri lideri değil, bu lafı kaldıralım; o bu hareketin lideridir.
Bu işi Reis’ten daha iyi yapan, yapmış olan var mı? Küfe kimin sırtında? Bunca engeli kim aşmış, bedeli kim göğüslemiş, çoğunluk tek başına kalarak?
Bu hareketin tüm azaları bu yazdıklarımın altına imzasını atar; bizdenmiş gibi işgüzarlık yapanlara karşı da ayık/uyanık olmak lazım.
Bize “fitne” çalışacağından değil; şu tersten operasyon lafını da kaldıralım artık.
Biz işimize bakalım, daha yürünecek çok yol var.

Tunceli'de 8 teröristin etkisiz hale getirildiği operasyonda, sığınağın bölgede 'Karargah' şeklinde

PKK'nın sözde 'karargahı' başlarına çöktü

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

PKK'nın sözde "karargahı" başlarına çöktü

Mesut Yılmaz'ın oğlu Yavuz Yılmaz'a son veda...