• $ 5,6592
  • € 6,3832
  • 258.285
  • 101849
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yüz yıl sonra ikinci Sykes-Picot mu?

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın Ortadoğu’daki topraklarını bölüştüren ve sonraki dönemin sınırlarını şekillendiren anlaşmanın adı tarihe “Sykes-Picot” olarak geçti. Batı’nın sömürgeci devletleri yüz yıl sonra bölgedeki sınırlarla yine aynı alışkanlıklarla oynamayı sürdürüyor. Lübnan merkezli Al Akhbar’ın haberine göre ABD, Fransa, İngiltere, Suudi Arabistan ve Ürdünlü temsilcilerden oluşan beş ülke, 11 Ocak’ta Washington’da bir toplantı gerçekleştirdi.

Ürdünlü temsilcinin “Tüm zamanların en gizli toplantısı” dediği zirvede beş aşamalı bir Suriye planının gündeme geldiği belirtiliyor. Suriye’nin bölünmesi ve Türkiye’nin durdurulmasını içeren planın ayrıntıları şöyle: Fırat’ın doğusunun Suriye’nin geri kalan bölgelerinden ayrılması, Türkiye’nin denetim altına alınması, Soçi sürecinin sınırlandırılması, Suriye muhalefetinin etki altına alınması ve BM’nin Cenevre süreci için harekete geçirilmesi…

Bu toplantı ve alınan kararlar, Batı’nın yüz yıl sonra Ortadoğu’nun geleceğini belirleyecek ikinci bir Sykes-Picot sürecini başlattığını gösteriyor. Bu zirvede yan yana gelen devletler, ağırlıklarına ve güçlerine göre Ortadoğu’nun bundan sonraki gidişatını da belirlemek istiyorlar. Suriye ve Irak’ı fiili olarak bölmeyi başardılar ancak Türkiye’nin direnci sebebiyle henüz yeni devletleri ortaya çıkaramıyorlar. Yüz yıl sonraki bu ikinci Sykes-Picot sürecini andıran beş devletin gerçekleştirdiği toplantının görünmeyen ve gizli olan kısmı ise Türkiye ve İran’ı kapsıyor. Fiili olarak böldükleri, dağıttıkları, güçten düşürdükleri Irak ve Suriye’ye bu kez Türkiye ve İran’ı da katmayı planlıyorlar.

Oysa Türkiye, ABD’nin yüz yıl sonra Türkiye’yi de bölmeyi hedefleyen bu ikinci Sykes-Picot girişimini bozmaya, engellemeye kararlı. En zor zamanlarda bile kabul ettiremedikleri Sevr’i, yüz yıl sonra Türkiye’ye kabul ettirmeleri çok zor.

Ne var ki ABD, Ankara’yı dize getirme umudunu hâlâ koruyor. Dünyanın en büyüklerinin planları karşısında Türkiye’nin duramayacağını düşünüyorlar. Türkiye’nin er ya da geç Batı’nın bölgedeki planlarına rıza göstereceğine inanıyorlar.

Aslında yürürlükteki Ortadoğu planına fazlasıyla yatırım yaptıkları için bir çırpıda çöpe atamıyorlar. Türkiye, bu planı zaten yeterince engelledi. Tayyip Erdoğan, ABD’nin bu Ortadoğu planına zaten yeterince köstek oldu. Gezi kalkışması, 17-25 Aralık Yargı kumpası, Güneydoğu’da terör örgütü PKK’nın çıkarmaya çalıştığı Kürt ayaklanması ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimi, ABD/NATO’nun Ortadoğu planlarının önünü açmak içindi.

Fakat bu girişimlerin hiçbirinde başarılı olamadılar. FETÖ ve PKK içeride tasfiye edilince Suriye üzerinden Türkiye’ye saldırmaya başladılar. Bu saldırılar, Türkiye’nin tarihindeki ikinci büyük sınır dışı operasyon olan Zeytin Dalı Harekatı’nın gündeme gelmesini sağladı.

Zeytin Dalı Harekatı, dar anlamda bir terörle mücadele operasyonu değil elbette; bu harekat, Türkiye’nin var olma kararlılığını, iradesini, cesaretini dünyaya gösteren ve bu uğurda her şeyi göze aldığını ilan eden tarihi bir operasyondur.

Zeytin Dalı Harekatı, ABD’nin Ortadoğu’daki hesaplarını bozduğu gibi yüz yıl sonraki bu ikinci Sykes-Picot girişimini de işlevsiz kılacaktır.

<p>15 Temmuz’da Gölbaşı´ndaki FETÖ´nün hain darbe girişimindeki saldırıdan kurtulan 2 yıl sonra yine

Şehidin Hatıraları Evinde Yaşatılacak

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor