İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,6644
  • 4,3306
  • 151,20
  • 108.434

ABD değişmedi, bizi değişmeye zorlayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti tartışılmaya devam ediyor. Yorumların ekseriyeti, PYD/YPG konusunda istediğimizi alamadığımız yönünde. Ancak Erdoğan’ın, YPG konusunda elde edebileceğinin azamisini alarak ABD’den döndüğünü düşünüyorum.

ABD’yi, Rakka operasyonunu PYD ile birlikte yapmaktan vazgeçirme çabası, Türk heyeti için boşa nefes tüketmek olurdu. Beyaz Saray, büyük buluşmadan önce Rakka konusundaki son kararını zaten vermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde daha çok PYD’nin Türkiye için çağrıştırdığı “tehdide” odaklandı. Bu tehdit, şüphesiz en somut haliyle güney sınırlarımızda oluşturulmaya çalışılan “terör kuşağı”dır.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi tehdit eden gelişmelere, özellikle de güney sınırımıza paralel oluşturulmaya çalışılan “terör kuşağına” izin vermeyeceğini muhatabı Trump’a açıkça ifade ederek, Ankara’nın bundan sonra izleyeceği politikayı da netleştirdi.

Türkiye, PYD’nin Rakka operasyonuna katılmasını önleyemedi, bu taktik bir başarısızlık olarak görülebilir; fakat Erdoğan’ın, ABD’de “terör kuşağı”na izin verilmeyeceğini ilan etmesi, bu çerçevede kimseye sormadan bölgeye müdahalede bulunacağını açıklaması Ankara için stratejik bir başarı.

Türkiye, “Fırat Kalkanı” operasyonuyla, PYD’nin kuzey Suriye’deki kantonları arasındaki coğrafi sürekliliği engelleyerek “terör kuşağı”na zaten büyük bir darbe vurmuştu. PYD, her ne kadar yeni manevralarla Türkiye’nin oluşturduğu engeli aşmaya çalışsa da Ankara’nın, ABD’de “bölgedeki askeri hareketliliğinin devam edeceği” kararlılığını vurgulaması "terör kuşağı” hesaplarını bozacak nitelikte.

Donald Trump’ın PKK’yla mücadelede Türkiye’ye açık desteği, Ankara tarafından iyi değerlendirilirse Kandil için sonun başlangıcı anlamına geliyor. Türkiye, son yıllarda PKK’yla mücadelede büyük mesafeler katetti. Askeri operasyonlarla örgütün kırsaldaki varlığı tükenme noktasında. PKK, Türkiye’deki terörist aktiviteleri sürdürmek için Kuzey Irak ve Suriye’nin kuzeyinde PYD denetimindeki alanları kullanıyor. Ankara, Trump’ın söz verdiği destekle beraber PKK’nın içerideki ve dışarıdaki varlığına ölümcül darbeyi vuracak fırsatı yakalamış görünüyor.

Kuşkusuz ABD, PKK’yla mücadelede Türkiye’ye açık destek sunarken, aradan PYD’yi çıkarma, kurtarma derdinde. PYD konusunda Trump’ın da Obama’dan farklı bir tutum içinde olamayacağı görülüyor. Zira PYD konusu, Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesiyle bağlantılı; ABD’yi kontrol eden Küresel gücün bölgedeki planları içinde PYD önemli bir yer kaplıyor.

ABD, PYD konusunda değişmeyeceğine göre Türkiye’yi değişime zorlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı -Gezi’yle başlayan, 17-25 Aralık Yargı darbesi girişimiyle devam eden ve son olarak 15 Temmuz’da zirveye ulaşan-devirme girişimleri de bu yeni Ortadoğu haritasıyla bağlantılı.

Pentagon, YPG konusunda Ankara’nın ABD’yle uyumlu çalışmasını istiyor. Ne var ki geçen sürede Erdoğan’ı deviremediklerini görüp anladılar; bu yüzden Ankara’yı, YPG konusunda değişmeye zorlayacaklar. Siyaset ve medya çevrelerinde, bundan sonra bol bol “Kuzey Suriye politikamızı yeniden oluşturalım”, “YPG ile anlaşalım”, “Kuzey Suriye’de de Barzani modelini işletelim” türünden görüş ve baskıların artacağını izleyeceğiz. Bu alanda fazlasıyla akademik teze, sosyolojik çıkarsamalara, siyasi analizlere maruz kalacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Bu arada bölgedeki ve Türkiye’deki sıkışmışlığı aşmaya dönük birtakım tezlerin gündeme gelmesi de muhtemel ve bu son derece tabii; bu görüşleri peşin bir hükümle gözardı edemeyeceğimizi de vurgulayalım.

Şaban Dişli, AK Parti Genel Başkan Danışmanlığı görevinden istifa etti

Şaban Dişli, AK Parti Genel Başkan Danışmanlığı görevinden istifa etti

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Antik kent Misis gün yüzüne çıkarıyor

Şimdiye kadar görülmüş en garip yaratıklar