• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
13 Mayıs 2017 Cumartesi

ABD’nin ‘PKK rüşveti’ Ankara’yı tatmin etmez

Barack Obama, yeni seçilen Trump’a görevi devretmeden üç gün önce ilginç bir “PYD raporu” sundu. Obama, raporda ABD-PYD yakınlığının Türkiye ile ilişkileri olumsuz etkilememesi için Ankara’ya bir anlamda rüşvet verilmesini istiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikna edilmesinin zor olduğuna dikkat çekilen raporda, Türk kamuoyunu etkilemek amacıyla ABD’nin Kandil’deki birkaç PKK yöneticisinin Ankara’ya teslim edilmesi öneriliyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta Washington’a yapacağı ziyaretin öncelikli gündemi bilindiği üzere terör örgütü PYD ve FETÖ. ABD’nin PYD’ye silah yardımı kararı, Erdoğan ve Trump arasında gerçekleşecek olan zirveyi daha kritik hale getirdi. ABD Savunma Bakanı’nın zirve öncesi PKK’yı terör örgütü olarak gördüklerini ve Ankara’nın terörle mücadelesine istihbarat desteği sunacaklarını açıklaması, yazının başında da dikkat çektiğim gibi “rüşvet” kabilinden sözler, vaatler olarak okunmalı.

PKK’yı terör örgütü olarak gören ABD’nin bugüne kadar elindeki istihbaratı Türkiye ile paylaşmaması zaten başlı başına bir samimiyetsizliğin göstergesi. Oysa Türkiye ile ABD arasında “istihbarat paylaşımı anlaşması” 2007’de imzalanmıştı. Bugüne kadar PKK ile ilgili o istihbaratlar peki neden Ankara’dan esirgendi?

Yine ABD Savunma Bakanlığı’nın, Erdoğan’ın yapacağı ziyaret öncesi PKK’nın finans kaynaklarının araştırılması yönünde aldığı karar da Ankara’nın biraz daha gözünü boyama amaçlı… Türkiye ABD ilişkilerinin geldiği nokta artık bu diplomatik ikiyüzlülükleri kaldırmıyor. “Stratejik dostluk” adı altında Türkiye’yi daha fazla aldatmak mümkün değil.

Washington’ın asıl hedefinin Türk tarafını biraz daha “PKK rüşvetiyle” oyalamak olduğu görülüyor. ABD, zaman kazanmanın peşinde. “İkinci İsrail”i sağlama alana kadar Ankara’yı oyalamaya çalışacaklar. Irak ve Suriye’nin kuzeyini iyice şekillendirdikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek. Bunu şimdiden bilmek için kâhin olmaya gerek yok.

TRUMP NE YAPACAK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü basın toplantısında ABD’ye yapacağı ziyaretin kesinlikle sonuç odaklı olacağını söyledi. Erdoğan’ın hedefi ABD ziyaretiyle yeni bir “milad”ı başlatmak. ABD’nin bir geçiş döneminde olduğunu belirten Erdoğan, bu süreci, ABD ile ilişkilerde yeni bir başlangıca dönüştürme arzusunda. Erdoğan-Trump zirvesinde ya yeni bir “stratejik ortaklığın” temeli atılacak ya da iki ülke ilişkileri sarsıntılı bir döneme girecek.

ABD’nin “PKK rüşveti” de bundan sonra Ankara’yı tatmin etmez. PYD’ye olan “askeri” desteği kesmediği sürece ABD’yle ilişkiler sorunlu olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yapacağı zirvede bu gidişata bir “nokta” koymaya çalışacak.

Donald Trump’ın önünde iki seçenek var; ya Obama’dan arta kalan ekibin kendisine çizdiği yolda ilerleyerek Ortadoğu’da daha fazla kan dökülmesine sebep olacak ya da Pentagon’un etkisinden sıyrılarak bölgede Türkiye ile birlikte hareket ederek Suriye’deki barışa katkıda bulunacak. Trump’ın hangisini seçeceğini birlikte göreceğiz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM’DAN AVRUPA’YA: PKK ÇOCUKLARINIZI ZEHİRLİYOR

Başbakan Binali Yıldırım’ın Londra’daki temaslarını yakından takip ediyoruz. Başbakan, dün yabancı basın mensubuyla bir araya gelerek soruları yanıtladı. Sorular daha çok Türkiye-Avrupa ilişkileri, PKK ve FETÖ başlıkları üzerinde yoğunlaştı. Başbakan Binali Bey’in üslubu son derece yalın ve duruydu. Soruları gayet basit bir dilde, açıklıkla yanıtladı. Avrupa ile ilişkilerde yaşanan sıkıntıyı Binali Bey “AB giderek bir Hıristiyan birliği’ haline geliyor” sözüyle özetledi. Ancak, Türkiye’nin AB’yle ilişkilerde “Yeni bir sayfa açmaya” hazır olduğunun da altını çizdi.

Avrupalı basın mensuplarının PKK hayranlığı sorularına da yansıdı. Başbakan Binali Yıldırım “Avrupa’ya uyuşturucu ticaretini PKK kontrol ediyor. PKK çocuklarınızı zehirliyor ama Avrupa çocuklarını zehirleyen bu terör örgütünün sempatizanı” dedi.

Batı medyasının karşısına çıkan her siyasi sorulan sorulardan biri de “Hapisteki gazeteciler”. Binali Bey’e de bu yönde sorular geldi. Başbakan “Gazetecilikten içeride olan yok, çoğu terör örgütü faaliyetlerine katılmaktan ötürü Yargı tarafından soruşturulan kişiler” diyerek yerinde bir yanıt verdi.

Toplantıda 15 Temmuz sonrası yaşanan FETÖ tutuklamaları da gündeme geldi. Avrupa için tutuklanan her FETÖ’cü “Masum siviller” kategorisinde. Binali Bey, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın canına kast eden bu terör örgütünün 249 vatandaşımızı katlettiğini, 2194 vatandaşımızı da yaraladığını ayrıntılı olarak anlattı.

PKK ve FETÖ’ye hayranlık duyan Batı medyasına Türkiye’yi anlatmak gerçekten zor. Asıl medya tetikçileri, Batı medyasında. Çocuk katili bir terör örgütüne duydukları hayranlığa inanmak, bunu anlamak mümkün değil. 249 vatandaşımızı savaş uçaklarıyla, tankla topla katleden FETÖ’yü bir sivil toplum kuruluşu sanıyorlar. Daha doğrusu böyle görmek işlerine geliyor. Ama yine de Türkiye’de olup biteni dokümanlarla atlatmakta fayda var. Her ne kadar amaçları üzüm yemek olmasa da...

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!