İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9228
  • 4,6515
  • 162,88
  • 105.026

Yeniden ‘köylüleşmek’

1

Oturduğum noktadan aynı anda birkaç vadiyi aynı anda gözlemek mümkün olduğu için daha bol malzemeyle mukayese yapmak mümkün olabiliyor.

Eski usullerle ve malzemelerle yapılmış tek tip evler var hâlâ; hoyratça ve küstahça yapılan yeni binaların arasında.

Eskiler, yapıldıklarında ne kadar geniş ailelere ait, zamanın şartlarına göre ne kadar büyük olursa olsun tabiatın bağrında hiç sırıtmadan yer alırken; yeni beton binalar çocukların legolardan oluşmuş oyun setindeki sakil, aykırı ve anlamsız yapılar misali insanın gözüne batmakta.

Sessiz ve sakin doğada sanki bir abeslik yarışmasından galip çıkmış gibi sükûneti parçalamakta; sadece yamaçları, vadileri değil, gökyüzünü de tehdit etmekte.

Tam bu noktada; İbni Haldun’un; “coğrafya kaderdir” sözünü hatırlamanın bir anlamı olur mu acaba?

2

Yeni bir sosyal sınıf oluştu; köyüne dönen genç emekliler…

Bundan önceki gelişimde köyün erkekleriyle bir araya gelmiştik.

25-30 kişilik toplulukta sadece bir kişi hariç tamamı uzun müddet büyükşehirlerde yaşamış/çalışmış, emekli olunca köyüne dönüp yeni evler inşa etmiş ve burada yaşamaya başlamış kişilerden oluşuyordu.

Bu cümlenin devamı olarak şöyle bir cümlenin gelmesi beklenir, değil mi?

‘Bu yeni sınıf köye yeni bir sosyoloji getirdi’ gibi.

Ne yazık ki; benim gözlemlerime göre, burada sosyoloji tersine işlemiş.

Şehirden gelenlerle oluşmuş bu yeni sınıf mensuplarının şu veya bu oranda, şehirde edindikleri alışkanlıkları, yaşama biçimlerini, insan ilişkilerini vs. köye getirmesi beklenirken öyle olmamış, bu yeni gelenler sanki köyden hiç çıkmamışlar gibi yaşamaya/davranmaya başlamış; yeniden ‘köylüleşmiş’ durumda.

3

Buradaki ‘köylüleşme’ kavramının olumsuz anlamda kullanıldığı yazının gelişinden bellidir belli olmasına da daha da belirginleştirmek için özel vurgu yapmak istedim.

Şimdi ismini hatırlayamayacağım bir şairimiz (kusura bakmasın) bir şiirinde mealen şöyle diyordu:

“Köylü için;

Güneş kendi harmanını kızartıyorsa güneştir.

Yağmur kendi tarlasına yağıyorsa rahmettir.”

Bu kadar tabiatın içinde tabiatla beraber yaşandığı halde, bu kadar bencilliği ve kişinin kendi üzerine kapanmasını, bir yönüyle kendini kutsamasını anlayabilmek, izah edebilmek gerçekten zor.

Her şeye rağmen köyde olmak güzel.

TRT ekranlarının sevilen dizisi Diriliş Ertuğrul'un 97. Bölüm fragmanı yayınlandı

Diriliş Ertuğrul 97. Bölüm fragmanı yayınlandı

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Karadeniz'deki fotokapanlar, teröristlerin kabusu oldu

İstanbul'da Uber’e ceza yağdı