Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:19
29 Kasım 2010 Pazartesi - 
Akşam | ANA SAYFA MANŞET
Yanmışsın Haydarpaşa

Yanmışsın Haydarpaşa

İstanbul'un gözbebeği, 100 yıllık Haydarpaşa Garı'nda yürek burkan yangın... İzolasyon çalışması sırasında çatı alev aldı, gar 2.5 saat cayır cayır yandı. Karadan müdahale yetmedi, sahil güvenlik devreye girdi. Alevler deniz suyuyla söndürüldü

Türkiye'nin simgelerinden Haydarpaşa Tren Garı, bu kez ülkeyi hüzne boğdu. Garın çatısında çıkan yangın 2.5 saat sürdü, megakent alarma geçti...
Pazar günü saat 15.30 sularında garın, izolasyon çalışması yapılan çatısını bir anda alevler sardı. Kaynak makinesinden sıçrayan kıvılcımın yol açtığı sanılan yangın kısa sürede büyüdü, binanın 4'üncü katına kadar indi. Çalışanlar ve yolcular acilen tahliye edildi. Çatının bazı bölümlerinde çökmeler yaşandı, tren seferleri iptal edildi. Yangının duyulmasıylaİstanbul alarma geçti.

TRAFİKTEN GEÇİT YOK: Avrupa yakasından da görülen yangına, Büyükşehir, Kartal, Üsküdar ve Kadıköy belediyelerinin itfaiye ekipleri müdahale etti. Ekipler, anonslarla Avrupa yakasında konuşlu itfaiye birimlerinden de destek istedi. Ancak bazı söndürme araçları yoğun trafik nedeniyle bölgeye ulaşmakta zorlandı.

SAHİL GÜVENLİK DEVREDE: Yangının söndürülmesi için Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti'ne bağlı yangın söndürme botları da devreye girdi, denizden müdahale geldi. Merdivenler kısa kalınca, itfaiye alevlere 52 metre uzunlukta merdiveni bulunan araçla müdahale etti. Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri yangından yaklaşık 2,5 saat sonra durumun kontrol altına alındığını duyurdu.
Haydarpaşa'nın neden alevler içinde kaldığı, detaylı inceleme ile ortaya çıkacak. Ancak çatıdaki izolasyon çalışması, şu an için bir numaralı şüpheli...

BİNA ÇÖKEBİLİRDİ: Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, müdahaleyi yetersiz bularak şöyle konuştu: Yangın sonucu binanın taşıyıcı sistemleri zarar gördü. Bina taşıyıcı temelleri ahşap direkler üzerine oturtulmuş. Yangının çıkış anında itfaiyenin müdahalesini yetersiz buldum. Mutlaka havadan da müdahale edilmesi gerekirdi. Binada yeterince yangın önlemi alındığını düşünmüyorum. Alevler zemin kata inse taşıyıcı direkler hasar görebilir, bu da binanın çökmesine neden olabilirdi' dedi. ERDOĞAN TAKİPTE: Rektörlerle bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, toplantının kapalı oturumu devam ederken, yangını da yakından takip etti. Kurmayları, Erdoğan'a gelişmeleri an be an duyurdu.

 PROJENİN KALBİ: Gar ve çevresi, turizm ve ticaret alanı ilan edilmişti. 5 milyar dolarlık bir yatırımın en önemli parçası olarak gösterilen Haydarpaşa Garı'nın otel olarak kullanılması planlanırken çevresinde bulunan Harem Otogarı, fuar ve festival alanı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin siloları ise kültür ve sanat merkezi olacak planlandı. Garın çevresinde ise 6 katı geçmeyecek yüksekliklerde alışveriş ve ticaret merkezleri planlanıyor. Projenin ihale çalışmaları ise devam ediyor.

Seni yeneceğim ey koca İstanbul
HAYDARPAŞA, 1908'de İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edildi. 1917'de, 1'nci Dünya Savaşı sırasında deposundaki cephaneye yapılan sabotajla çıkan yangında büyük bölümü hasar gördü.
1979'da bir tanker ile geminin çarpışması sonucu yaşanan patlama ve sıcak, kurşun vitraylarını hasara uğrattı.

YEŞİLÇAM'IN PLATOSU
Haydarpaşa, uzun yıllar köyden kente göçün simgesi oldu. Doğu'yla Batı'nın neredeyse sadece demiryoluyla birleştiği yıllarda heybesini, tahta valizini alıp yola çıkanların İstanbul'la ilk buluşma noktası garın merdivenleriydi. 'Seni yeneceğim ey koca İstanbul' diye seslenilen o merdivenler  'yenilip' geri dönenlerin de 'Bu kent bizi yedi' diyerek kente son kez baktıkları noktaydı.
Şairlerin esin kaynağı, Türk filmleri için yeri doldurulmaz bir mekan oldu. Köyden İndim Şehire, Gurbet Kuşları ilk akla gelenlerden. Nazım Hikmet'in Memleketimden İnsan Manzaraları eseri de Haydarpaşa Garı'nda başlar... 'Denizde balık kokusuyla / Döşemelerde tahtakurularıyla gelir / Haydarpaşa garında bahar
Sepetler ve heybeler / merdivenlerden inip / merdivenlerden çıkıp / merdivenlerde duruyorlar' dizileri Haydarpaşa deyince akla ilk gelen dizeler.
Dün yaşananlardan sonra Haydarpaşa bir kez daha seslendi: 'Seni yeneceğim ey koca İstanbul'

4 SORU 4 YANIT

YANGIN sonrası, ortaya atılan çeşitli iddialar İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın'a soruldu. Sorular ve yanıtlar şöyleydi:
1- Neden havadan müdahale  edilmedi?
2- 'Helikopter yok' dendi mi?
MUTLU: Havadan müdahalenin yararları, zararları değerlendirildi. Orman Genel Müdürlüğü ve Türk Hava Kurumu'muzla irtibata da geçildi. Türk Hava Kurumu'nun Ankara'daki 2 uçağı Sabiha Gökçen'e transfer edildi. Tarihi binalara müdahale tekniği önemli çalışmalardır. Türk Hava Kurumu'muzun elinde imkanları var. Bu kurumda olmaması, öbüründe olması bunlar çok önemli değil.
3- Tarihi eserde kullanılmaması gereken malzeme mi kullanıldı?
4- Çalışma şekli tarihi binaya uygun mu?
AYDIN: Nereden çıkarılıyor? Ortada bir ihmal varsa gereken yapılacaktır. Şüphesiz uygundur. Öyle bir tadilat önce projelendirme, teknik şartname ve usulüne uygun

KAÇAK ÇALIŞMA OLABİLİR
KADIKÖY Belediye Başkanı Selami Öztürk, garda belediyedenetiminde onarım olmadığını söyledi: Belediye tarafından verilmiş onarım ruhsatı söz konusu değil. Başvuru var. Tabiat ve Kültür Varlıkları Kurulu'ndan onay alınmış. Ödenek yokluğundan bizden ruhsat alınmamış. Belediye denetiminde yapılan onarım  yok. Eğer yangın, onarım yapılan yerde çıktıysa kaçak çalışma var demektir.

Mete YILMAZ / İSTANBUL



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER ANA SAYFA MANŞET HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'