Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:20
19 Şubat 2012 Pazar - 
Akşam | AKŞAM LIFE
Yanlış teşhis beni çok yıprattı

Yanlış teşhis beni çok yıprattı

10 yıllık uzun bir aradan sonra Toka adlı albümüyle müzik dünyasına dönen Serap Acar, 'kafalarda yer etmeye' geldiğini söylüyor. Yanlış bir teşhis nedeniyle yıllarca 'sara' hastası olduğunu düşünerek yaşamak zorunda kalan güzel şarkıcıyla olmayan hastalığıyla savaşını, bu süreçte yaşadıklarını, albümünü, müziği özleyerek geçirdiğini söylediği yıllarını ve bilinmeyenlerini AKŞAM LIFE için konuştuk.

Röportaj: ATEŞ KORUCUOĞLU

- 10 yıl çok uzun bir süre. Neden bu kadar ara verdiniz ve bu süre içinde neler yaptınız?
Müziğe gönül vermiş biri için gerçekten uzun bir süre fakat o arayı kapatacağımı bilmenin huzurunu da yaşıyorum. Çocuk gibi heyecanlı ve mutluyum. 'İlk günkü hevesimi taşıyorum' dersem abartmış olmam. O süre biraz mecburiydi, biraz  şartlar gerektirdi. Karmaşık bir dönemdi benim için.
- Mecburi olan kısmı müzik piyasasıyla mı ilgili?
Hayır. Müzik piyasası son derece gümbür gümbürdü o zaman. Albümüm çok satmıştı. Şimdikinden iyi ve parlaktı emin olun. Fakat baş dönmesi şikayetiyle gittiğim doktor, bana epilepsi yani sara hastalığı teşhisi koydu. Hemen tedaviye başladım. İlaç tedavisine başladık. 1 yıldan uzun bir süre düzenli olarak ilaç kullandım. Bu arada krizler yaşamıyordum ama krizleri beklerken hastalanıyordum. Daha sonra tesadüfen gittiğim başka bir doktor böyle bir hastalığım olmadığını söyledi. Hayatımın şokuydu diyebilirim. Rahatladım, fakat bu süreç beni çok yıprattı, içime kapandım.
- Yanlış teşhis sonucu ruhsal olarak sıkıntılar yaşadınız. Bunu atlatmanız uzun sürmüş olmalı.
Tahmin ettiğimden zor oldu. Ailem de benimle beraber üzüldü, yıprandı. O süreçte de çok güzel şarkılar yaptım, müzikten kopuşum sadece geride kalmak şeklinde oldu. Bu pek çok insanın başına gelen bir şey ve yanlış teşhisin daha kötü sonuçları yaşanıyor. Ben şanslı olanlardanım bile diyorum.

DEMET VE HANDE'NİN EKSİKLERİ VAR!
- Albümünüzden biraz bahsedersek kimlerle çalıştınız?

Albümümde Hakkı Yalçın, Gökhan Tepe gibi usta isimlerle çalıştım. Varımı yoğumu bu albüme yatırdım ama o kadar içime sindi ki Toka. Kafama ondan başka bir şey takmıyorum. Kimse de takmasın.
- Neden albüm değil de maksi single? Bu modaya siz de mi uydunuz ?
Moda olmaktan ziyade, stratejik bir şey olduğunu düşünüyorum bunun. Albümde şarkıların üçünü sunabilseniz beşi fark edilmiyor. Oysa single'larda şarkınız hep yeni kalıyor ve onları ön plana çıkarmanız daha kolay oluyor.
- Şu anda müzik dünyasında en iddialı bulduğunuz ya da kendinize rakip gördüğünüz isimler kimler?
Kimseyi kendime rakip olarak görmüyorum. İlk çıktığım dönemde Hande Yener, Demet Akalın gibi isimler yeni parlıyorlardı. Hiç ara vermediler ve yıldızlaştılar. Takdirle karşılıyorum ama buna rağmen eksikleri varsa ben de diyebilirim ki 'bu işlerin ne olacağı belli olmaz'. Demet Akalın pop müziğin önde gelen isimlerinden ama kliplerinde hiçbir zaman iddialı bir çalışma görmedim. Kendi klibimi çok daha başarılı buluyorum. Öyleyse herkesin kat edecek yolları var. Şüphesiz benim de öyle. Ama ben çok çalışkanımdır ve 10 yıl öncekinden çok daha güçlü bir kadınım; çünkü üzerinde durduklarım kendi ayaklarım!

EVLAT EDİNMEK İSTİYORUM
- Peki hayatınızda biri var mı, yoksa Serap Acar yalnız mı?

Hayatımda biri yok. Büyük konuşmak istemiyorum ama tüm enerjimi işime aktarmak istiyorum. 
- Çocuk yapmak da yakın dönem planlarınız arasında yer almıyor öyleyse?
Çocuk sahibi olmak planlarım içinde, fakat çocuk yapmak değil. Evlat edinmek istiyorum, ancak yasal şartlarımın yerine gelmesi için biraz daha zamanım var. Kedilerime çocuğum da eklenecek inşallah.
- Kedilerim dediğinize göre birden çok kediniz var, evde mi bakıyorsunuz? Hayvan haklarıyla ilgili çok sayıda sosyal proje var. Bunlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?
15 kedim var. Kimi kör, kimi topal, kimi hasta... Sokak hayvanlarıyla ilgili düzenlenen her tür sosyal projeye destek vermeye çalışırım. Maddi durumu yeterli olan ve yasal şartlarını sağlamış olan herkes bir çocuk evlat edinse keşke, hayvan sevenler de evlerinde hasta bir hayvana baksalar. 'İkisi aynı şey mi?' derseniz, elbette değil ama ikisi de canlı. Ajda Pekkan, Nazan Şoray, Kadir İnanır gibi isimler de birer evlat edinerek örnek olsalardı keşke Nilüfer gibi. Yurtdışındaki ünlülerden örnek almamız gereken belki de tek şeyin bu olduğunu düşünüyorum.

BAŞKA BİR İNSANLA VAR OLMAYA İHTİYACIM YOK
Sesiyle Ebru Gündeş'e benzetilen Serap Acar, bunun kendisi için dezavantaj ya da avantaj olduğunu düşünmediğini ifade etti. Var olmak için kendi niteliklerinin yeterli olduğunu söyleyen Acar, 'Çok güzel, başarılı ve özel hayatında da istikrarlı, kaliteli bir kadın benim benzetildiğim. Ama avantaj olarak da görmüyorum bunu. Çünkü kendi niteliklerim var. Sesim, görünüşüm, karakterim var; ben varım. Başka bir insanla var olmaya ihtiyacım yok' dedi.



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER AKŞAM LIFE HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'