Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:04
26 Ocak 2012 Perşembe - 
Akşam | RÖPORTAJ
Tarihciler adına utandım

Tarihciler adına utandım

İstanbul kökenli Senatör Esther Benbassa, soykırım yasa teklifinin reddedilmesi için elinden geleni yaptığını belirterek, ekledi: Ama başaramadım. Fransa ve düşünce özgürlüğü adına, tarihçiler adına utandım. Siyasetçiler, Ermenilerin acılarını daha fazla oy için kullanıyor

Şenay YILDIZ
İstanbul kökenli Fransız Senatör Esther Benbassa, soykırım yasa tasarısının reddedilmesi için çalışan isimler arasındaydı. Aynı zamanda Sorbonne Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Benbassa, AKŞAM'a daha önce yaptığı açıklamada '1915'i soykırım olarak görüyorum. Ama bunun yeri senato değil. Tarihçilerin işlerine karışılmasına karşı çıkacağım' demişti. Ve geçen pazartesi yapılan oylamada 'hayır' oyu kullandı. Yasa tasarısının Senato'da kabul edilmesinin ardından yeniden konuştuğumuz Benbassa hem üzgün hem de tepkiliydi:

l Nasıl hissediyorsunuz? Bunu bekliyor muydunuz?
Evet, pazartesi sabah saatlerindeki havaya bakınca bunun olabileceğini düşündüm. Biz geçmemesi için elimizden geleni yaptık ama başaramadık. Artık çok geç... Belki Anayasa Mahkemesi gibi bir süreç olabilir. Ancak senatörlerin böyle bir başvuru yapıp yapmayacağından veya gereken sayıya ulaşabileceğinden emin değilim. Böylece yasalaşabilir de. Belkeyip, görmek gerek.

l Senatörlerin Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapması yönünde bir eğilim görmüyorsunuz galiba?
Emin değilim. Ben kendi başkanıma böyle bir girişim yapması çağrısında bulundum. Bana 'Bunu yapabiliriz' dedi. Ama sorun şu ki, diğer partiler buna destek verecekler mi henüz bilmiyoruz. Türkiye Büyükelçisi de bunun için beni aradı ve girişim yapmamı istedi. Kendisine durumu anlattım. 'Tek başımıza bunu yapamayız. Belki de en iyisi şu anda Türkiye hükümetinin Amerikan, Fransız, Türk, Ermeni tarihçileri bir araya getirip, bu konuda çalışmaya davet etmesi olabilir' dedim. Unutmayın ki, Türkiye'nin de bu soruya bir cevap vermesi gerekiyor.

l Ama uluslararası bir konferans sorunu çözmez gibi. Sadece 15 gün var sanıyorum... 

Evet, orası öyle.

l Tasarının bu şekilde yasalaşmasını istemediğinizi daha önceki görüşmelerimizden biliyorum. Neden imza sürecini siz başlatmıyorsunuz?
Ben o kadar güçlü değilim. İnsanları arayıp, fikir alıyorum. Ben de sizden fazla şey bilmiyorum. Sakın çok kolay sanmayın. Bizim Senato'da 10 üyemiz var. Tek başımıza yapamayız.

l Siz bu tasarıyı düşünce özgürlüğüne aykırı buluyor musunuz?
Evet, bu benim dile getirdiğim argümanlarımdan biriydi. Aynı zamanda bu tarz yasalar entelektüel özgürlüğü de kısıtlıyor. Katıldığım pek çok televizyon programında bana pek çok kişi yasayı doğru bulmadığını da söyledi. Demek ki herkes bu yasadan o kadar da memnun değil. Tarihçiler de siyasetçilerin kendilerine ne söyleyip ne söyleyemeyeceklerinin söylenmesinden memnun değil. Ben de değilim, biliyorsunuz.

GERÇEKTEN UYGULANACAK MI?
l Gerçekten '1915 Soykırım değildir' diyen herkes tutuklanacak mı artık?
Bu tasarıya göre evet.

l Peki ya yüzlerce insan toplanıp Paris'in ortasında böyle derse, Fransız hapishaneleri böyle mi dolacak bundan sonra? 
Ben tasarının yasalaştıktan sonra gerçekten böyle uygulanıp uygulanamayacağından
emin değilim. Ama birileri, bazı kişilere yönelik uygulayabilir. Türkiye Büyükelçisi, bazı tarihçiler veya Türkiye Cumhurbaşkanı'na yönelik dava açılabilir. Beraber göreceğiz ne olacağını.



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
karburun2 - Adana
istanbul kökenli değil, ispanyol konverse yahudilerinden.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'