Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:57
10 Şubat 2012 Cuma - 
Akşam | ANA SAYFA MANŞET
Suç değil vazife

Suç değil vazife

Türkiye MİT Müsteşarı Fidan'ın 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağrılmasını konuşuyor.... Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 'Suç yok, vazife var' dedi, Fidan'a sahip çıktı. Ana muhalefet CHP temkinli. Köşelerde konu aynı...

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasına ilişkin, 'Ortaya çıkan şeylere baktığınızda işlenen  suç yok. Yapılan bir vazife var'' dedi. Bozdağ şunları söyledi: MİT'in vazifesi terör örgütlerinin içerisine sızmak, eylem planlarını, para, silah ve terörist transferlerini, desteklerini ve çalışmalarını yakından takip etmek zaten bu teşkilatın birinci derecede görevidir. Bu vazifesini yaparken terör örgütlerinin içine sızmış olması  yine görevidir. Ama soruşturmalarda kimin bu minval üzerinde görev yapıp yapmadığını titizlikle ayırmak, terörist ile terörist olmayanı ayırmak yargı görevini yapanlara ait vazifedir. Hukukçu olarak bu soruşturmanın hukuki mantığını anlamış değilim. Benim gördüğüm işlenen herhangi bir suç yok. Yapılan bir vazife var. Bu vazifenin suç olduğuna dair yorumlar görüyorum. Suçlar yorumlarla değil kanunlarla oluşturulur.

'KÖŞELİ' YORUMLAR

Subaylar Taner'i ihanetle suçlamıştı
İSMET Berkan dün twitter'dan ilginç bir anekdotu paylaştı: MGK görev verir, dönemin MİT müsteşarı Emre Taner, Kuzey Iraklı Kürt gruplarla görüşmeler yapmaya gönderilir. O zamanlar (2006) Kuzey Iraklı Kürt gruplarla temas etmek bazılarının gözünde vatana ihanetle eşdeğerdir. O yüzden temaslar açıktan açığa değil MİT aracılığıyla yapılır. Üstelik Taner, Barzani ile uzun zamandır tanışıklığı olan ve akıcı Kürtçe konuşan bir isimdir. Temaslarına başlar ama bir süre sonra MİT'in eline Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı kaynaklı  belge geçer.

TANER, BÜYÜKANIT'A ÇIKTI
Belgede Taner uzun uzun vatana ihanetle suçlanmaktadır. Taner önce Cumhurbaşkanı Sezer'e, sonra Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'a gider. Büyükanıt, 'Bir daha tekrar etmeyecek' der. İstihbarat Başkanlığı'nda belgeye eli değen subaylar uzaklaştırılır, yeni kadrolar gelir. Bir süre sonra MİT'in eline o belgenin bir benzeri geçer. Taner yeniden Büyükanıt'a gider. Büyükanıt çok sinirlenir, 'Halledeceğim' der... Öykünün sonunun önemi yok, mesele bir modern demokraside son kararı kimin vereceği meselesidir. Hükümetin yanlışı 'yeni Türkiye' iddiasının altını yasalarla dolduramamış olmasında.

Ali BAYRAMOĞLU (Yeni Şafak)
Saray içi iktidar mücadelesi
...Hakan Fidan Başbakan açısından tam anlamıyla bir güven adamı, yakın çalışma arkadaşı ve içeriden bir isimdir. 'Şüpheli' sıfatıyla ifade vermeye çağrılması, üstelik Başbakan'ın talimatıyla kimi görüşmelerden dolayı savcılığa celp edilmesi, bir anlamda Başbakan'ın ifadeye çağrılmasıdır. Hükümetin ve politikalarının savcı tarafından sorgulanmasıdır. Bir süredir devam eden 'saray içi' iktidar mücadelesinin su yüzüne çıktığı en keskin noktadır.

Akif BEKİ (Radikal)
Arka sokaklarda acayip şeyler oluyor
MİT-PKK görüşme kaydı sızdırıldığında, hedefin Hakan Fidan olduğunu söylemiştim. Özel yetkili savcı, gizli temas ve faaliyetlerinden dolayı istihbarat teşkilatının başını ifadeye çağırıyor. Arka sokaklarda acayip şeyler oluyor, bu da ortaya çıktı mı? Milli güvenlik siyasetini belirleyenlerle yöneten ve takip edenlerin üstüne zıplayan, nihai karar vericiliğe soyunan başka muktedirlerin var olduğu gibi bir sürü absürd sistem sorunu da ortaya çıktı mı? Fidan'a musallat olan mihrak her ne ise otoritesini sarsmaktan başka ne amaç güdebilir?

Taha Akyol (Hürriyet) 
Tablo vahim
Şu garabete bakın, devlet bir eliyle bu görüşmeyi yapıyor öbür eliyle sorguluyor! Bundan sonra hangi yüksek dereceli bürokrat devletin yüksek sorumluluk gerektiren bir görevini üstlenebilir ?

Abdülkadir Selvi (Yeni Şafak)
Operasyoncularla diyalogcuların savaşı
MİT yöneticilerinin ifadeye çağrılması, Kürt sorununun çözümü konusunda devletin içinde yaşanan savaşı gösteriyor. Operasyoncular ve diyalogcular olarak tanımlayabiliriz  iki grubu.



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER ANA SAYFA MANŞET HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'