İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3.793
  • 4.6431
  • 163.04
  • 117.905
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Onu doğurmadığımı unutuyorum bazen

Binlerce ailenin gündeminde olan ‘yakıcı’ bir konu olsa da kamuoyu, ünlüler konuştuğunda hatırlıyor ‘evlat edinme’ meselesini. En son geçtiğimiz gün ünlü popçu Demet Akalın açıkladı evlat edinmek istediğini. Maddİ ve manevi zorlu süreçleri olan bu konuyu masaya yatırdık. Yasal yollardan evlat edinebilmiş; sırada bekleyen; evlatlık yerine ‘koruyucu aile’ olmayı seçen ve yasa dışı yollarla bir çocuğu alan dört aileyle görüştük. Bir de, yola yeni çıkacaklar için prosedür rehberi hazırladık.

MEHMET ÖZDOĞAN-mehmet.ozdogan@aksam.com.tr

FOTOĞRAF: UYGAR TAYLAN

 EvGazeteci Mutlu Tönbekici, 24 Mart günü köşesinde ‘Sevgili kızım/oğlum’ başlıklı bir yazı yazdı. “Henüz yüzünü görmedim. Neredesin, ne yapıyorsun, kimsin, kimdensin onu da bilmiyorum. İlk defa bu sabah düştün aklıma” sözleriyle başlamıştı yazısına... Sonrası, Vatan Gazetesi’ndeki köşesine de taşıdığı gibi ‘umut ve heyecan’ vaat etmiyordu. 43 yaşındaydı. Evlat edinilen çocukla edinen arasında en fazla  40 yaş olması gerekiyor. Aşağı yukarı 4 sene sonra çocuk sahibi olabileceği düşünülecek olursa, 7 yaşından küçük bir çocuğu evlat edinemeyecekti. Tıpkı Demet Akalın ve başka birçok kişi gibi... Çünkü onlar ‘anlaşılabilir’ sebeplerle bir bebek evlat edinmek istiyor. 

Demet Akalın’ın açıklamaları ve Mutlu Tönbekici’nin bu yazısı üzerine, evlat edinen, edinmek isteyen aileleri araştırmaya başladık. O zorlu süreci nasıl yaşıyorlar? O motivasyonu nasıl kaybetmiyorlar? 
Karşımıza ilk olarak bir blog çıktı. Apaçık, içinden ne geçiyorsa yazmıştı bir kadın. Evlat edinmeye nasıl karar verdiklerinden, kızının ona ilk sarılışına kadar; her şeyi... Bir evlat edindik.biz blogun adresi... 
Kendisiyle hemen bir buluşma organize ettik. Tereddütsüz kabul etti. Tek bir ricası vardı. Soyadlarımızı ve çocuğumuzun adını yazmayın! Biz de kabul ettik. Şehnaz Hanım, bizi eşi Ozan Bey’le karşıladı. Ozan Bey, neredeyse hiç konuşmadı. Sözü hep Şehnaz Hanım’a bıraktı. O anlattı; biz yazdık.

1-YASAL YOLLA EVLAT EDİNENLER
“2003’te evlendik. Önceleri çocuk istemedik. Annemi kaybettikten sonra çocuk sahibi olma fikri yavaş yavaş saplantı oldu. Evliliğimizin beşinci yılını devirmiştik. Eşim henüz çocuk istemediğinden 4 sene de öyle geçti. Bir türlü doğal yollardan çocuk sahibi olamadık. Tüp bebek fikrine de bir saniye bile ısınamadım. Eşime daha önce koruyucu anneliği sordum. “İcat çıkarma Şehnaz” demişti. 11’inci evlilik yıldönümüzde Japonya’daki depremde kimsesiz kalanlardan bahsettim. Bir anda sordum; ‘Birini de biz mi evlat edinsek?’ Hiç beklemediğim bir cevap geldi; ‘Olur’ dedi.”


TERK BEBEKLER DAHA ÇOK İSTENİYOR
“Sonra araştırmaya başladık. ‘Terk bebek’ler daha çok isteniyor. Terk bebek, annesi babası bilinmeyen, sokağa, cami avlusuna bırakılan çocuklar... Ama artık eskisi kadar bırakılmıyor. Terk bebek bekleyenlerin, bekleme süreleri 4-5 seneyi bulabiliyor. ‘Yasal işlemi devam eden bebek’ yani anne-babası belli olan bebekleri tercih etmiyorlar çünkü. Korkuyorlar. Biz böyle bir yola gitmedik.”

9 AY 10 GÜN SONRA GELEN TELEFON
“Daha sonra işlemlerimizi tamamladık. Başvuruyu yaptıktan tam 9 ay 10 gün sonra telefon geldi. İnanabiliyor musunuz? Yurda gittik. Önümde iki dosya var. Hangi bebeği önce getirelim dediler... Bunu kaldıramazdım. Siz seçin dedim. Baştan beri hep şuna inandım. Bir bebek var, beni seçmiş olan, benim bebeğim. Buna inandım hep ve o beni bulacaktı biliyordum. Onu gördüm, uzaktan, bir görevlinin kucağında bize doğru geliyordu. Dondum kaldım! Hani filmlerde falan görürüz ya da insanlar anlatırlar ya o müthiş duygu sellerini. İşte görür görmez anladım, o benim kızım ve nihayet benimle buluştu. Bana geliyor. Ağlamaya başladım, engel olamıyordum kendime, daha kucağıma bile almadan anladım onun benim kızım olduğunu. Yanımıza geldiğinde bana baktı ve öyle bir güldü ki ‘Merhaba Anne, nihayet buluştuk!’ der gibiydi. Bir gece bekledik. Uyuyamadık o gece. İmzalar için bir saat daha beklemek gerekiyor. 9 ay sabrettik ama o 1 saat! 
Eve gelene kadar kucağımda uyudu. 1 hafta onu kucağımdan ayıramadım. O kadar ki, akşama kadar su içmeyi unuttuğum günler olmuş. Korktum da biraz; tecrübeli anneler, ‘Beslerken çocuğun gözlerinin içine bak’ dediler. Zaten hep uyuturken, ‘Artık güvendesin. Biz seni hiç bırakmayacağız’ diyordum ona… Velayet için yasal olarak 1 yılı doldurmak gerekiyor. Biz doldurduk. Soyadı bizim üzerimize, nüfusumuza geçecek.  Zaten ben onu doğurmadığımı hatırlamıyorum. Bazen cümleye ‘Kızımın doğumundan sonra…’ diye başlıyorum bir şey anlatırken. Ben doğurmuşum gibi…
Evlatlık edinen annelerin doğum izni yok. 2 hafta izin alıp, işine dönmek zorundasın. Bunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Birçok yasa tasarısı veriliyor mütemadiyen. Düşünün; adında ‘aile’ geçen bir bakanlık var; başında da bir kadın, bir anne var; ama sonuç alınamıyor. Şimdi sıkı durun. Yeni yasa tasarısı şöyle: Eğer çocuk yeni ailenin nüfusuna geçirilmişse izin çıkıyor! İyi de prosedürler gereği zaten çocuk nüfusa geçirildiğinde en erken 2 yaşında oluyor. Neyin doğum izni bu? 10 günlük bebek aldınız diyelim; 15 gün sonra  25 günlük bir bebeği bir yabancının eline bırakıp işe gitmek gerçekten vicdansızlık!
Biyolojik anne, bir anne adayıydı ama sonra seçim sansı vardı. Anne olmamayı seçti; terk etti. Benim için biyolojik annenin hakları hastanede bıraktıkları anda bitti. Onları yargılamıyorum çünkü doğrular, içinde bulunduğunuz ana göre değişebilir.”
Ben hep korkuyordum. Ya o beni sevemezse, ya ben onu sevemezsem diye… Kızım bir hafta sonra herkesin kucağında beni arıyordu. Ağladığında bende sakinleşiyordu. Zamanla gerçek anne olmayı öğrendim. İki an var kendimi tamamen ‘anne’ gibi hissettiğim… Kızım bana ilk sarıldığında saatlerce ağladım. Bir de 7,5 aylıkken ilk ‘anne’ dediğinde…”

2- İLLEGAL YOLU DENEYENLER 
Yasal olmayan yoldan evlat edinenlerden biri Konya Beyşehir’den Dilek T... İbretlik hikâyesini anlatıyor: “Birkaç kez çocuk sahibi olmayı denedik olmadı, olmadı. Yasal yollardan bize evlatlık vermezler, kazandığımız üç kuruş para. Cahilce bir adım attık. Dağılmış bir aile duyduk. Evlerine gittik. Baba akli dengesini tamamen yitirmiş, anne halasının oğluyla kaçmış. İki bebek vardı. Bir de işte benim kızım. Aileyle anlaştık. Üç gün sonra eşim, kızımı, Fatmanur’umu eve getirdi. Üstü başı kir içindeydi. Annemle hemen yıkadık, temizledik kızımı.”

İKİ GÜNDE BANA “ANNE” DEDİ
“Eve geldiğinin üçüncü günü ‘anne’ dedi bana. Hayatımın en güzel günleriydi. Sekizinci gün eşim nüfus kaydını yaptırmak için dışarı çıktı. Kapı çaldı; sivil polisler! Anne şikayet etmiş; ‘Çocuğumu aldılar’ demiş. Çaresizdim, karakola gittik hep beraber. Annesi çağırıyordu; ona gitmiyordu. Benim kucağıma saklanıyordu. Bir ara koşmaya başladı. Merdivenlerden düşecek diye korktum. Ben kalktım ayağa, o kalkmadı. Anladınız mı? O kalkmadı. Çünkü o, annesi değil Fatmanur’umun...”

‘ZENGİNE VERİRİM, SİZE VERMEM’
“Savcı istese çocuğu bize verebilirdi. Vermedi. Ama annesine de vermedi. Yurda verdiler çocuğumuzu. Sonra eşimle beraber çıktık yurt müdürünün odasına. ‘Kaç para alıyosun ki lan sen?’ dedi. Eşim, ‘500 lira müdür bey’ diye cevap verdi. Ve bizi mahveden o lafı söyledi sonra: ‘Benim elimde kaç tane zengin aile var, haberiniz var mı? Sizin gibi çulsuzlara mı vereceğim?’ dedi. Sanki satıyormuş gibi... 6 sene geçti, dile kolay. Bir an bile unutmadım kızımı... 

3-‘KORUYUCU AİLE’LİK DE VAR!
Mutlu Tönbekici, kılı kırk yarıp karar vererek gittiği kurumda, umut kıran cümleler duymuş ama kolay vazgeçecek biri değil...
Evlat edinmek yerine ‘koruyucu aile’ konusu üzerinde durmaya karar verdiğini söylüyor ve bu konuyu araştırıyor. Tönbekici diyor ki; “Yuvalara bırakılmış onlarca çocuk var. Bunların hiçbiri kolaylıkla evlat edinilemiyor. Sebebi hukuki prosedürler. Ama koruyucu aile tanımıyla tanıştım ve bu yola başvurmaya karar verdim. Bunun evlat edinmekteki gibi büyük bürokratik süreçleri, yaş sınırlaması yok. Ve koruyucu aile olabilmek için birçok seçenek sunuluyor.  
Koruyucu ailenin çocuğa dışarıdan destek verdiğini sanıyordum ama evinde seninle birlikte yaşayabiliyormuş. Bu konuyu biraz deşmek istedim. Koruyucu ailede çocuk yine devletin çocuğu oluyor. Adını değiştirip kendi adını veremiyorsun. Çocuk koruyucu ailede olduğunu bilerek büyüyor. Belli periyodlarda devlet gelerek çocuğu kontrol ediyor. Koşullarına bakıyor. Devlet sana cüzi bir miktar maaş bağlıyor. Çocuğun eğitiminde özel imkânlar sağlıyor…”
“İşin en güzel yanı da şu: Eğer koruyucu aile olarak bir çocuğu yanınıza aldığınızda o çocuğun evlat edinilmesi konusunda sorunlar ortadan kalkarsa, evlat edinmek için yaşadığınız tüm bürokratik sorunlar ortadan kalkıyor. Öncelik sizin oluyor. Bu da beni daha çok umutlandırıyor.”

4 -SIRA BEKLEYENLER
Facebook’ta ‘Evlat Edinen Aileler’ adında bir grup var. Ama aslında gruptakilerin çoğu henüz evladını kucağına alamamış kullanıcılar... İşte onların ağzından, o sancılı bekleme süreçleri:
Pirilim: “ Yaklaşık 11 aydır bekliyorum. Her bayram öncesi gelir mi diye düşünmekten kalbimiz pır pır... Anne olmak belki de böyle bir şey. Sabır...  Tek derdimiz beklemek olsun. 
Kader Y.: “Hiç ümidim kalmadı; çünkü bugün sordum yetkiliye ‘Kaç yıl beklerim daha?’ diye... ‘18 yaşına gelene kadar bile bekleyebilirsiniz’ dediler. Eşim de ‘Büyük çocuk asla olmaz’ dedi. En fazla 1 ya da 2 yıl beklerim; çünkü yaş geçiyor! Ben 2007 Temmuz’dan beri bekliyorum. 2 yaşla başladım şimdi 6 yaşa geçtim daha 1. sıraya bugün yeni düştüm. Benimle eşim arasında 10 yaş olduğu için biz 0-2 yaşla başladık halen bekliyoruz. 2 çocuk çıkardılar, ikisi de hastaydı; alamadım!”

Evlat edinmek ve koruyucu anne olmak için bilinmesi gerekenler
Evlat edindirilecek çocuklar nasıl belirlenir?

Terk edilip, yuvalara getirilen çocuklar içinden tespit edilir. Çocukların ailesi bulunamazsa veya aile bulunur ve izin alınırsa sıradaki ailelere teslim edilir. Evlatlık verilmesi uygun olmayanlar da koruyucu ailelerin yanına yerleştirilir.

Bu çocukların yasal durumları nasıldır?
Evlatlık verilen çocuklar, evlatlık gittikleri ailenin tüm miras haklarından yararlanır. Aile kimliğine kayıt edilir, ‘varsa’ öz çocuklarla eşit haklara sahip olur.

Aileler, evlat edinmek için kaç yaşında başvurabilir?
30 yaşını doldurmuş kişi veya kişiler. 

Süreç nasıl başlar?
Evlat edinmek isteyen aile veya kişi Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvurarak sosyal hizmet uzmanlarıyla görüşmeye başlar. Özellikle evlat edinmek isteyenin psikolojik, sosyal, hukuksal yönü araştırılır; hazırlarsa evrak tamamlanır ve inceleme sonucu sıraya alınır.

İnceleme ne kadar sürer?
Bazen bir hafta, bazen altı ay… Uzmanın kanaati önemli, ayrıca evrakı tamamlama süreci. Tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu, gelir durumu, iyi hal belgesi, ev incelemesi sonucu, sosyal inceleme raporu gibi belgeler eksiksiz olmalıdır…

Sadece bebekler mi evlatlık verilir?
Hayır, her yaştan çocuk. Aradaki yaş farkı en fazla 40 olabilir. Yani 43 yaşındaki kişi 3 yaşında, 45 yaşındaki kişi 5 yaşında çocuk alabilir.

Ne tür fiziki incelemeler yapılır?
İş ve ev ortamı incelenilir. Çocuğun yatacağı yer, okuyacağı okul, oyun ortamı, aile ilişkileri, kişilerin çevre tarafından nasıl tanındıkları gibi kriterlere bakılır. Maddi şartların da iyi olması gerekir.

Çocuğu aldığınız anda tüm süreç tamamlanmış olur mu?
Hayır. Bir yıllık izleme süresi sonunda sosyal inceleme raporunu da içeren dosya ilgili mahkemeye evlat edinme davası açılmak üzere gönderilir. 

Kimler koruyucu aile olabilir?
Hoşgörülü, sabırlı, esneklik gösterebilen, güvenli ve şefkatli bir ortam sağlayabilen, sevgisiyle bir çocuğun hayatında fark yaratmak isteyen ve mevzuatta belirtilen şartları taşıyan TC vatandaşları.

Yaş ve diğer kriterler neler?
25-65 arasında. En az ilkokul mezunu ve düzenli gelire sahip olmak şart.

Koruyucu aile olmak için evli olmak şart mı?
Evli ya da bekâr, çocuklu ya da çocuksuz herkes olabilir. Koruyucu aile olmak isteyen kişi bekâr ise yerleştirilecek çocuğa diğer ebeveynin yoksunluğunu hissettirmeyecek akraba ilişkilerine sahip olması konusuna özellikle önem verilir.

Nasıl ve nereye başvurulur?
İkamet ettiğiniz ilde bulunan il müdürlüğüne başvurabilirsiniz.  

Başvurular nereye yapılır?
Aile ve Sosyal Politikalar İl veya ilçe müdürlüklerine şahsen başvuru yapılır.

Hukuki süreç nasıl işler?
Koruyucu aile sözleşmesi imzalanıncaya kadar çocuk ve ailenin birlikte zaman geçirmeleri sağlanır. Bu süreçte çocuk önce saatlik, daha sonra günlük, iki haftalık olarak ve toplamda en çok iki ayı geçmeyecek süreyle koruyucu aileye izinli verilebilir. Süreçte olumlu kanaat oluşması, çocuğun ve ailenin de istekliliklerini belirtmeleri halinde İl Müdürlükleri ile koruyucu aile arasında, bir sözleşme imzalanır. Sözleşme onaylandıktan sonra çocuk aileye teslim edilir. Koruyucu aile sisteminde aile, çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devletle paylaşmaktadır, çocuğun velayeti öz ailesinde kalmaktadır.

Giresun Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi´ne muayene için getirilen

Giresun´da hastaneye muayeneye getirilen mahkum silahlı saldırı sonucu öldürüldü

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Limonlu su içmenin faydaları

Yabancı ajanslar Zeytin Dalı harekatını bu fotoğraflarla geçti

En Çok Okunanlar