İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5425
  • 4,2094
  • 147,61
  • 101.916
Reklamı Kapat

Miskçi Hatun

Dünyanın sayılı koku uzmanlarından biri Bihter Türkân Ergül… Osmanlı Hanedanı’nın yaşayan en yaşlı üyesi Harun Efendi’nin taktığı isimle “Miskçi Hatun”… Hollywood starları, dünya liderleri, sanat ve siyaset camiasının en çok bilinen yüzleri için kişiye özel tasarladığı eşsiz kokularıyla tanınıyor.

Koku alanındaki en zengin birikime sahip medeniyetlerden biri olan Osmanlı'da saray kokuları da ondan soruluyor. Beşiktaş Büyük Çarşısı’nda kişye özel butik parfümler tasarladığı atölyesinde ziyaret ettiğimiz Ergül’le koku hakkında her şeyi konuştuk. 

ARZU AKYOL
arzu.akyol@aksam.com.tr

Koku, Bihter Türkan Ergül altı yaşından beri üstün koku alma yeteneğine sahip. Öyle ki bu merakı yüzünden ailesi şizofreniden şüphelenip onu doktora bile götürmüş. “Doktor, ‘Sakin olun, korkacak bir şey yok. En güçlü duyusu koku duyusu. Koklayarak kendini güvende hissediyor’ dedi. O saatten sonra annem sürekli destek oldu ve benim 
ilk sermayem annemin kokuları ve kremleri oldu.”
Lise yıllarında yaz tatillerini bir aile ahbabının esansçı dükkânında çalışarak geçirmiş. “Orada çok şey öğrendim kokuya dair. Ailemin gönlü olsun diye psikoloji ve sosyoloji okudum ama aklım hep kokulardaydı. Üniversite de kokularla ilgilenmeye devam ettim. Sonra Osmanlı merakı da eklendi. Avrupa’da psikolojik rahatsızlıkları olanların ‘İçine cin kaçtı’ diye yakıldığını ama Osmanlı’nın bu insanları koku, su ve müzikle tedavi ettiğini gördüm. Koku dünyaya bu topraklardan yayılıyor. Haçlı Savaşları sırasında Avrupa’ya giden kokulu yağlarımız orada alkolle buluşup parfüm oluyor. Ama bizde koku sadece güzel kokmak için değil fiziki ve psikolojik sağlık için de kullanılıyor. 24 yaşlarında Topkapı Sarayı Arşivleri’ne girerek araştırmalarımı derinleştirdim. Dünyanın koku alanındaki en zengin arşivi Topkapı Sarayı'nda. Her bulduğumuz bilgi başka kapılar açtı.”

KİŞİYE ÖZEL...

Şimdi Tiyrus’ta 8 yıldır kişiye özel kokular tasarlıyor. Michelle Obama’ya da parfüm tasarlamış Angelina Jolie’ye de. Türkiye’den de Ebru Gündeş, Ajda Pekkan, Okan Bayülgen gibi pek çok sanatçı ve siyasetçi müşterileri arasında. “Cilt tipinizden beslenmenize, cinsiyetinizden karakterinize birçok faktör parfüm seçimine etki ediyor. Bu nedenle 40 soruluk bir form dolduruyoruz. Kokularımızı tamamen doğal yöntemlerle elde ediyoruz. Alkol kullanmıyoruz. Çünkü o zaman psikolojik etkisi kaybolur. Yaklaşık 200-250 liraya herkes kendi adını taşıyan, kendine özel bir koku tasarlayabilir burada. Hammadde teminini hammaddenin anavatanından yapıyoruz. Benim için beyaz yaseminin coğrafyası Hindistan, lavantanın Fransa, gülün Türkiye uhudun da Kamboçya’dır… Hepsi anavatanından gelir.”
Bihter Türkan Güler’in yeni projesi bir “Koku Müzesi” açmak. Resmi yazışmalar başlamış. Bu Türkiye’de bir ilk olacak. 25 Haziran’ı da “Dünya Koku Günü” olarak kutlamak için gerekli girişimleri yapmış. 

İSLAMİYET'TE SÜNNET

Hz. Muhammed’in güzel kokulara ve özellikle miske çok düşkün olması nedeniyle, İslam dini güzel kokuların kullanımını sünnet olarak kabul eder. Öyle ki Abdullah b. Ömer, “Peygamber Efendimiz, ‘Üç çeşit ikram vardır ki, hiç reddedilmez; biri yastık, diğeri koku, öbürü de süt’ demiştir” der.

KLEOPATRA KAKULE, HİTLER ELEMİ ESANSI

Adolf Hitler Nazi kamplarında “elemi esansı” kullanırdı. Kamplarda uyuyan esirler bu esans sayesinde sabahları “Emir-Komuta” moduna geçerlerdi. Kleopatra da papirüsleri “kakule esansı”na yatırıp Sezar’a öyle gönderirdi. Böylece Sezar savaşmadan imzalardı. Çünkü kakule esansı güven mesajı verirdi.

GÜZEL KOKU OSMANLI’DA BİR SANAT 

Güzel kokunun sanat haline geldiği Osmanlılar konuklarını gülsuyu ve buhur ikramıyla karşılardı.  Camiler açılırken gül 
suyuyla yıkanırdı. Osmanlı mutfağının da parçasıydı gül suyu. Nihayet kaynaklarda cilt ve göz hastalıklarına karşı ilaç olarak gül yağının kullanıldığı da var. Bu kadarla kalmıyor koku merakı. Hattatların Kur'an-i Kerim'i kopyalarken kullandıkları mürekkebin misk ve amberle karıştırıldığı el yazmalarında bugün bile fark ediliyor. Osmanlılar, güzel kokunun kişiyi sakinleştireceğine inanır. 
Kimi araştırmacılar, Osmanlı’da koku konusunda bir devlet politikası olduğundan bile söz ediyor. Topkapı Sarayı’nda bir koku arşivi oluşturulduğunu biliyoruz. Keza her dönemin bir kokusu olduğunu da. 2. Selim kokusu, Abdülhamit kokusu gibi... 

NERELERE SÜRÜLÜR?

Parfümün kalıcılığı sürülen yerlere de bağlı. Mesela şakaklar, iki göğüs arası ve kol içleri kokunun kalıcılığını artırıyor. Çünkü vücudun bu bölgeleri kan damarlarının cilde en yakın olduğu yerler ve bu yüzden ısı buralarda daha yüksek. Böylece koku bu bölgelerde hapsedilip uzun süre korunuyor. Parfümün kulak arkasına sürülmesi çok yaygındır. Oysa bu çok yanlış. Çünkü bu bölgede cilt daha fazla yağ üretiyor o da kokunun içeriğinin değişmesine neden oluyor. Parfümü yine yaygın bir kullanım şekli olan el bileklerine sürmeyin. Çünkü el bileklerinin ovuşturulması, moleküllere zarar veriyor koku değişiyor. Kokuyu önce havaya sıkın, sonra içinden geçin. Asla unutulmaması gereken bir öneri de sakın giysilerinizin üzerine parfüm sıkmayın çünkü bozulmasına yol açabilir.

PARFÜM ALIRKEN…

- Parfüm denemek için en uygun zaman akşamüzeri. 
Çünkü bu saatlerde koku alma duyusu güçlü. Ayrıca kış mevsiminde de tabii burnumuz tıkalı değilse yaz mevsimine göre daha güçlü koku alıyoruz.
- Parfümü sıktıktan sonra en az bir saat teninizde olgunlaşması için beklemeniz gerek. Bu zaman sırasında parfümdeki alkol uçacak ve parfüm teninizdeki kimyasal maddelerle etkileşime girerek gerçek kokusunu verecektir.
- Kart üzerine denemeniz için sürülen koku örnekleri o parfüm hakkında iyi bir fikir verebilir. Ancak yine de 
sizin teninizde tam olarak nasıl durduğunu öğrenmek için bir parfümeride parfümü sıkarak denemeniz şart.
- Parfüm denemeye gitmeden önce yediklerinize biraz dikkat etmeniz gerekiyor. Niye mi? 
Çünkü baharatlı, acı ve yağlı yiyecekler teninizin kimyasını biraz değiştiriyor, bu da parfümün kokusuna yansıyarak sizi yanıltabilir.

KLEOPATRA KAKULE, HİTLER ELEMİ ESANSI

Adolf Hitler Nazi kamplarında “elemi esansı” kullanırdı. Kamplarda uyuyan esirler bu esans sayesinde sabahları “Emir-Komuta” moduna geçerlerdi. Kleopatra da papirüsleri “kakule esansı”na yatırıp Sezar’a öyle gönderirdi. Sezar papirüsleri eline aldığında tenin sıcaklığıyla kakule esansı kana karışır Sezar birçok anlaşmayı böylece savaşmadan imzalardı. Çünkü kakule esansı güven mesajı verirdi. 

HÜRREM LAVANTA, KÖSEM TARÇIN…

- Osmanlı dediğiniz zaman akla safran, uhud, misk, amber ve gül gelir. 
- Hürrem Sultan, karanfil, ıhlamur, yasemin, gül kokularını kullanmış. Bu dişi, otoriter ve siyasi zekâsı olduğunu işaret ediyor. Her hafta 70 gram lavanta yağıyla ayak masajı yaptırırmış, bastığı yerde kokusu kalsın diye. Lavanta kokusu sakinlik ve dinginlik verirmiş. Bel bölgesine gül yağları sürermiş, afrodizyak özellik taşıyan gül, zekâyı da geliştiriyor. 
- Kanuni'nin kullandığı kokular; sandal, amber. Gül kokusunu kullanması siyasi bir zekâyı işaret 
ediyor ama yasemin, reyhan, ıhlamur da Kanuni'nin tam bir aşk adamı olduğunu gösteriyor. 
- Yavuz Sultan Selim kehribar, çam, okiliptus, nane, amber kullanıyor. Bundan şımarık ve muzip bir çocuk çıkıyor karşımıza; şakayı seven, esprileri çok fazla olan biri. 
- Nurbanu Sultan ( 3. Murat'ın annesi), hamamda saçlarına papatya yağı sürermiş. Papatya stresi azalttığı gibi öfke ve karamsarlık anlarında kullanılıyor. 
- Kösem Sultan (1. Ahmet'in eşi), tarçın kokusuyla bileklerine masaj yaparmış. Bu koku, enerji ve neşe verici özelliğe sahip. 
- Mimar Sinan, çizimlerini yaparken portakal kabuklarını sıkarak eline sürermiş. Portakal esansı dikkati artırıp hafızayı ve 
yaratıcılığı da güçlendiriyor. 
- 2. Abdülhamid göz hapsindeyken Neroli esansı kullanmış. Cesaret ve metanet verici özelliğe var. 
- Fatih Sultan Mehmed, gül kokusuna hayran. Rumeli kavağını yaptırırken surların harcına gül yaprakları ve gül esansı döktürmüş. 
- Mevleviler genelde daha duru ve yeşillik kokarmış. Sema için avuçlarına gül kokusu sürüp dönmeye başlarlarmış. 3. Selim'in annesi Mihrişah Sultan da bir Mevlevi. Onun kullandığı kokularla Mevlevi kokuları hemen hemen aynı. 
- Padişahlar yaptırdıkları Kâbe örtülerini gönderdiklerinde yanında kokularını da gönderirlermiş.

YÜREK AĞRISINA BİBERİYE, MİGRENE ADAÇAYI VE NANE

2. Bayezid zamanında dünyanın ilk ruh ve sinir hastalıkları hastanesi Edirne de kuruldu. Evliya Çelebi 1488 yılında Edirne’de yaptırılan bu hastaneyi ziyaretinden sonra “Bu şifahanede akıl sağlığı bozulan burhan sorunu yaşayanlar, ücretsiz müzik, su sesi ve kokuyla tedavi ediliyor” der. Tedavi yöntemlerinden ise şöyle bahseder:
- “Yürek ağrısı”nın (belirtileri bugünün panik atağına denk geliyor) tedavisi için Irak Makamı ve biberiye, kekik, nane gibi soğuk fıtratlı sakinleştiren kokular kullanılıyordu.  
- Havale ve felç geçirenlere Rast Makamı dinletilirken buhurdanlıkta nane, okaliptüs, gül, hint defnesi bulunurdu.
- Halüsinasyon için Irak Makamı eşliğinde buhurdanlıktaki koku bergamot, misk, melisa, fesleğen, yasemin ve kananga.
- İsfahan Makamı; zihni açar, zekâyı artırır, unutkanlığa iyi gelir. Kokusu; gül, amber, turunçgiller, sedir, lavanta, kuşdili. 
- Zirevkent makamı; sırt ve eklem ağrılarına ve kuluncun tedavisine faydalıdır. Kokusu; 
mandalina karabiber, zencefil, kayeput adaçayı ardıç.
- Rehavi Makamı baş ağrısına devadır. Kokusu; nane, misk, adaçayı, sedir, lavanta.
- Büzürk Makamı; ateşli hastalıklara iyi gelir, vesveseyi ve kokuyu uzaklaştırır, fikre yön verir. Kokusu; ıtır, portakal, neroli, lotus, güldür.
- Neva makamı; kadın hastalıklarına iyidir. Kokusu; melisa, gül, nane, servi, papatya, adaçayı, tarçın, hatmi.
- Bel ve sırt ağrılarına Beselik Makamı. Kokusu; kuşdili, biberiye, limon, tefarik, nane, kafuru. 

BEŞ BİN YIL ÖNCE DE VARDI

Parfüm, Latince, kokulu duman anlamına gelen “perfumum” kelimesinden geliyor. Günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce, Mısırlılar güneş tanrıları Râ için kokulu otlar yakarlardı. Ölülerini ise kokulu yağlar kullanarak mumyalar, mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Nitekim yapılan kazılarda Mısır Firavunu Tutankhamon’un mezarından parfüm şişeleri ve krem vazoları çıkarıldı. Çağdaş niteliklere sahip ve bilinen ilk parfüm 14. yüzyılda, 1370 yılında yapıldı ve güzelliğiyle ünlü Macar kraliçesine atfedildi. Adına da “Macar Suyu” denildi. 16. yüzyılda parfümün gelişme süreci hızlandı. O yıllarda parfümün en çok üretilip tüketildiği ülke Fransa’ydı. 17. ve 18. yüzyıllarda, parfüm endüstrisi oldukça gelişti. Özellikle Fransa'nın Grasse bölgesi parfüm endüstrisinin kalbi haline geldi. 20. yüzyılda parfümler artık vücut kokularını bastırmak için değil, kişiliklerin altını çizmek için kullanılmaya başlandı ve çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

ÇİKOLATA KOKUSU MUTLU EDER  

“Mutluluk hormonu’’ olarak da bilinen serotonin, dopamin ve endorfinleri  tetikleyen kokular: Serotonin; portakal, limon, 
grass, beyaz çay, nergis, karanfil, bergamot, mandalina ve neroli. 
Dopamin; çilek, vanilya, çikolata, şeftali, kiraz çiçeği, lavanta, siyah orkide, nar.
Endorfinler; misk, yasemin, kehribar, vanilya, sandal, ylang ylang, fesleğen, ıhlamur, kırmızı gül.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

At sırtında başladığı kalaycılığı 67 yıldır sürdürüyor

Kapari nedir? Faydaları nelerdir

En Çok Okunanlar