• $ 6,1436
  • € 6,8589
  • 251.661
  • 84.295
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Güney Afrika’da bir yerli: Mandela!

Hayatını, 95 yaşındayken geçtiğimiz cuma günü kaybeden Nelson Mandela, insanlık namına ardında güzel izler bıraktı. Statüsü, yıllar geçtikçe teröristlikten ‘ulusun babası’na yükselen Mandela’nın bıraktığı ekmek kırıklarını takip ettik…

KAAN KAVUŞAN
kaan.kavusan@aksam.com.tr

“Güney Afrika’da bir yerli
Dokunamaz beyaz kadına
Yasalar engel olur buna
Irk ayrımı resmi politika

Irk ayrımına karşı direniş suçundan
Ömür boyu hapse mahkûm oldu
Mandela…”

…diyordu Cenk Taner, Kesmeşeker’in 91 yılında yayımladığı ‘Dipten ve Derinden’ adlı albümünde. Aynı şarkıda söylendiği gibi “Vasco de Gama’dan bu yana köledir kendi toprağında Güney Afrikalılar.”
İşte böyle bir ortamda doğdu Mandela. Gerçekten de siyahların beyazlara dokunması kanunlarla yasaklanmıştı. Tembu kabilesinin şefi olan Gadla Henry Mandela’nın oğluydu.
Irk ayrımına karşı direniş suçundan ömür boyu hapse mahkûm olan Mandela’nın hikâyesi aslında daha lise yıllarından başlamıştı. Bir boykota katıldığı gerekçesiyle okuldan uzaklaştırılmıştı. Yine yılmadı, ülkesinin ilk siyah avukatı olmayı başardı. Fakat legal olmak ve illegal olmak arasındaki sınır bazı ülkelerde bir soğan zarı kadar incedir bazen. Hükümetler ve devletlerin kanun yapıcı rolünü katiyetle uyguladığı zamanlar, örgütlenmenin kaderi silahlanmaya kadar uzanabilir.
Nelson Mandela’nın bu hâliyle bir Gandi olmadığının altını çizmek gerekir. Onun işi hiçbir zaman pasif direniş olmadı. Açtığı avukatlık bürosu apartheid (ırk kanunları) karşıtlarının uğrak yeriydi zaten. Daha sonra kurduğu ‘Ulus’un Mızrağı’ adlı örgütse silahlı bir mücadele yürütüyordu. Yurt dışındaki sosyalist ülkelerden, özellikle de Sovyetler ve Küba’dan para ve silah yardımı alıyordu. Komünist Parti’yle iş birliği yaparak, sabotaj ve suikast planlama suçundan onu ele geçirdiklerinde sadece beyazlar tarafından yönetilen bir meclisin kanunlarına uymak zorunda olmadığını söylemiş ve müebbet hapis almıştı.
“Tüm insanların uyum içinde birlikte yaşadıkları ve eşit haklara sahip oldukları demokratik ve özgür bir toplum hayali hiç aklımdan çıkmıyor. Uğrunda yaşadığım ideal bu ama gerekirse bunun için ölmeye de hazırım” diyordu yargılanırken.
1990 yılında şartsız olarak Devlet Başkanı De Klerk tarafından bırakıldığında 71 yaşındaydı. Ununu elemiş, eleğini asmıştır diye düşünenler yanılmıştı. De Klerk’in başlattığı eşitlik tasarısı oy birliğiyle kabul edildi. Artık çok ciddi bir dalga vardı arkasında Mandela’nın. Özgürlük savaşçısı olarak tüm dünyada tanınıyordu. Demokratik seçimle Cumhurbaşkanı seçildiğinde yıl 1994’tü. Güney Afrika’nın ilk ‘renkli’ başkanı oldu. Siyah-renkli-beyaz diye ayrılan kast sistemi yerini eşitliğe bıraktı. İkili Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüler.

‘Madiba’ lakaplı Mandela’nın en önemli özelliklerinden biri de rövanşist bir yaklaşım sergilememiş olmasıydı. Mandela dünyanın genelinde olduğu gibi bir önceki iktidardan intikam almaya kalkmadı ve hümanist devrim yolunu tercih etti. Affedici oldu ve barışçıl yolları tercih etti.
Yakın dostu din adamı Desmond Tutu ile birlikte arınma ayinleri yaptılar. Komşular birbirlerine karşı işledikleri suçları itiraf ettiler, affettiler yakınlarını. Çekilen acılar, başka acılara karıştı ve hepsi birbirleriyle birleşerek neredeyse Necip Fazıl’ın bahsettiği bir merhamet dalgasına dönüştüler. 
Mandela kendini bir Afrika ulusalcısı olarak niteliyordu. Aynı zamanda bir demokrat ve sosyalist olduğunu düşünüyordu. Demokrat Sosyalizm akımının savunucusu olarak büyük toprak sahiplerine, kapitalizme ve büyük paranın güçlü olmasına karşıydı kendi ifadesiyle.
Hayata gözlerini yumduysa da özgürlük mirası hem bir Güney Afrikalı için hem herhangi bir dünya vatandaşı için asla ölmeyecek. 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın Şanlıurfa’da evinde ziyaret ettiği 107 yaşındaki asırlık çınar

Başkan Erdoğan İle Görüşmesini Anlatan Asırlık Çınar Herkesi Kahkahaya Boğdu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Bakan Akar yeni askerlik sistemini anlattı

ABD'nin S-400 rahatsızlığı: S-400 alımını iptal edin