• $ 5,8824
  • € 6,5713
  • 241.237
  • 96.142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Boğanın ilginç ve dramatik hikayesi

Fransızlar yaptırdı, Almanlar ellerinden aldı. Geçen yüzyılın başında Osmanlı'ya hediye edildi... İstanbul'da da macerası bitmedi: Yıldız Sarayı'nın bahçesinden Lütfi Kırdar Spor Salonu'nun önüne türlü yerlerde gezdi. Son adresi Kadıköy Altıyol. Evet, o boğa heykelinden bahsediyoruz... Buluşma mekanı, protesto ya da sanat objesi olarak kullanılıyor; peki, gerçek yeri burası mı olmalı?

x

GÜROL TUNA
gurol.tuna@gmail.com

İstanbul'un Kadıköy İlçesi söz konusu olduğunda, akla gelenler listesinde ilk sıralardadır boğa heykeli... Buluşma mekanıdır; günün her saati önünde, etrafında birilerini bekleyenlere rastlarsınız. Zaman zaman sanat objesi olur; üzerinde bir performans sergilenir, zaman zaman da protestolara ev sahipliği yapar. İstanbul'un bir ilçesinin sakini olmaktan öte anlamı vardır. Hemen tüm ziyaretçiler önünde hatıra fotoğrafı çektirir. Sanki, bu önemli altı yol kavşağı için yapılmış, burada doğmuş, buradan hiç gitmeyecek gibidir. Ama öyle değildir... Bu kadar göz önünde, bu kadar bilinen heykelin tarihçesini hatırlayalım; 'Bu önemli heykelin yeri burası mıdır?', bir uzmana soralım istedik.
SAVAŞ BOĞASI
Dramatik ve ilginç bir geçmişi var boğanın. Yaklaşık 150 yaşında ve bir heykel için orta yaşını sürüyor sayılabilir. Ne savaşlar, ne göçler görmüş...
1800'lü yıllarda Fransa ve Almanya arasında paylaşılamayan Alsas Loren Bölge'sidir yapılma nedeni. Bu küçük ama önemli bölge yıllar boyunca Fransız ve Almanlar arasında sürekli el değiştirir. 1860'larda bu bölgede Fransızların Almanları yendiği savaşı simgelemek için Paris'te yaptırılır. Heykeltıraş Isidore Bonheure'ün eseridir. Kızgınlığı ve iriliğiyle Fransızların gücünü simgeler. Ancak çok sürmez, 1870 Sedan Muharebesi'yle Alman General Bismarck tarafından Alsas Loren yeniden alınır. 'Fransızların gücü' de Almanya'ya gider.
OSMANLI'YA HEDİYE
Almanya'daki istirahatı de çok sürmez. Alman İmparatoru II. Wilhelm dostluklarından dolayı, 1917'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne, İttihat ve Terakki Cemiyeti de Enver Paşa'ya hediye eder... Heykel Enver Paşa'nın sarayının bahçesine konulur.
I. Dünya Savaşı sonunda Enver Paşa yurtdışına gider ve heykel o sarayın bahçesinde unutulur...
Fazla değil, 50 yıl kadar sonra Hilton Oteli'nin bahçesine taşınır. Ardından Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nın önüne, sonra da Taksim Gezi Parkı'na götürülür. 1970'li yılların başlarında, İstanbul'un Anadolu Yakası seyahati başlar. Kadıköy'deki ilk durağı tabii Altıyol olmaz; kaderinde gezmek var sonuçta. Kadıköy Belediyesi önünde kalır 20 yıl kadar. 1990'lı yılların başında da şimdiki yerine taşınır.
Heykel, son ikametgahında da pek rahat sayılmaz. Çünkü o sadece bir buluşma meka¼nı değil, zaman zaman protestoların ev sahibi. İki hafta önce Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisi öncesi Galatasaray taraftarları kendisini yağlıboyayla sarı-kırmızıya boyadı. Ki daha önceleri de Fenerbahçeli taraftarların kendisine Fenerbahçe forması giydirmişliği var... Taraftarlar, boğanın bu hikayesini bilseler tekrar boyamaya kalkarlar mı bilemeyiz ama boğaya saygıda kusur edildiği kesin.
Şanlı ve heyecanlı geçmişini özetlediğimiz heykelin aslında nerede durması gerektiğini bir bilene sorduk. Müzisyen-yazar-İstanbul ve sanat tarihi uzmanı Haldun Hürel anlattı...

Haldun Hürel: Forum Tauro'ya taşınmalı!
'Boğanın yeri hazır zaten: Forum Tauro... Yani Bizans'ta Boğa Meydanı, Osmanlı'da Bayezid Meydanı. Güzel bir mermer ve süslü taşlarla çevre düzenlemesi yapılır ve burada sergilenebilir. Hiçbir tarihi emanete doğru dürüst sahip çıkmadığımız gibi boğamıza da sahip çıkamıyoruz. 150 yıllık geçmişi olan bir heykeli, Boğa Meydanı'nda sergilesek iki uygarlığın buluşma noktası olacak ama bugün Altıyol'da kaderine terk edilmiş duruyor. Hep söylerim; İstanbul'u açık hava müzesi haline getirebilirdik. Ama bilinçsizce, bu çok zengin geçmişi olan şehrimizi her gün biraz daha değiştiriyoruz. İstanbul'u kendine yabancılaştırıyoruz.'
Bu arada, Haldun Hürel'in İstanbul ile ilgili çalışmalarını takip edenler için yeni haberlerini de paylaşalım. 'Burası İstanbul' adlı kitabı önümüzdeki günlerde yayımlanacak. Arkasından da bitirmek üzere olduğu 'Efsanevi Tarihi Yarımada' ve 'İstanbul Ansiklopedisi 2. Cilt' bekleniyor. Haldun Hürel, yine İstanbul konulu bir de dizi senaryosu hazırlığında.

 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi´ne alınan Hattuşa, Hitit İmparatorluğu´nun ilk ve en önemli

Hitit İmparatorluğu´nun Başkenti: Hattuşa

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kuzey Kore lideri Putin'le görüşmek için Rusya'da

Mehmet Aydın'a büyük şok! Uruguay’daki malvarlığına el konuldu