Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:30
15 Şubat 2012 Çarşamba - 
Akşam | SAĞLIK
'Obezitede ailevi yanlışların rolü büyük'

'Obezitede ailevi yanlışların rolü büyük'

Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği bünyesinde geçen yıl kurulan çocuk obezite merkezinde, obezite teşhisi konulan bine yakın çocuğa, ideal kilolarına ulaşması yolunda destek veriliyor.

Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi ve Çocuk Obezite Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Ceyhun Dizdarer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Endokrinoloji Kliniği'nde 24 yıldır sürdürdükleri çalışmaları Nisan 2011'den bu yana Obezite Merkezi bünyesinde yapmaya başladıklarını, obezite tanısı konmuş, tıbbi desteğe ihtiyaç duyan çocuklara hizmet verdiklerini anlattı.

Merkez olarak bine yakın çocuğa obeziteyle mücadelede destek sağladıklarını belirten Dizdarer, merkezlerine başvuran çocukların tıbbi muayeneden geçirilip metabolik yönden değerlendirmeye alındığını, aile hikayesi dinlendikten sonra diyetisyen kontrolünde beslenme programının yapıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

''Obezite uzun süreli bir rahatsızlık. Kısa sürede 'başarılı oldum' demek mümkün değil. Beslenme ve hareket bilincinin çok iyi yerleşmesi, kilo kontrolü ve diyet üzerindeki hakimiyetin çocuklar ve aileler tarafından benimsenip uygulanmaya başlaması çok önemli. Zaten obezitede ilk başarı budur. Hemen kilo vermek değildir. Hangi yanlışları yaptığınızı öğrenmeniz ilk basamaktır. Ondan sonra kilo kontrolü gelecektir. Obezite öyle bir konu ki bebek olarak doğuyoruz ve erişkinliğe geçerken bedenimizin bir metabolizması var. Metabolizmanın yeniden düzenlenmesi ve organizasyonu durumuyla karşı karşıyayız. O yüzden çok uzun bir süreçtir. Başarı çalışmanın uzun süre devamıyla aileler üzerinde görülecektir.

Obezite 3-4 yaşından itibaren kendini iyice belli eder. Vakalarımızın büyük çoğunluğunu ileri yaş grubu oluşturuyor. Obezite tedavisini 18 yaşa kadar olan tüm çocuklara veriyoruz. Ergenlikte yakalanan obezitenin ileriye kalma olasılığının yüksekliği nedeniyle o gruba karşı ciddi yaklaşımımız var.''
        
-''Obezitede ailevi yanlışların rolü büyük''-
        
Çocukların kilo sorunlarında ailevi yanlışların büyük rolü olduğunu, bu nedenle çocukla birlikte anne ve babalara yönelik beslenme eğitimi verdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dizdarer, eğitimlerde, sağlıklı beslenmenin önemine ilişkin interaktif çalışma yaptıklarını söyledi.

Ailelerin bu konuda bilinçlenmesinin gerekliliğine işaret eden Dizdarer, ailelerin yaklaşımına yönelik gerekirse psikiyatri ve fizyoterapi uzmanlarından da destek aldıklarını, tedavide başarılı oluncaya kadar izlemlerini sürdürdüklerini dile getirdi.
        
-Ela, Buse ve Aleyna'nın başarısı-
        
Obezite merkezine morbid (ölümcül) obezite şikayetiyle Temmuz 2011'de gelen 5 yaşındaki Ela Aydın, 7 ayda 33 kilodan 27'ye düştüğünü söyledi. Obezite merkezine geldikten sonra diyet yapmaya başladığını, sık yiyerek kilo vermeyi başardığını anlatan Aydın, kilolu olduğu için arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini, istediği kıyafetleri giyemediğini belirtti. Aydın, ''Kendimi mutsuz hissediyordum. Arkadaşlarım bana 'şişko' diyordu. 5 yaşındaydım ama 10 yaş kıyafetleri giyiyordum. Şimdi kıyafetlerim küçüldü. Arkadaşlarım yeni halimi görünce çok şaşırıyorlar. Eskiden cips, çikolata yiyordum şimdi çok az yiyorum. Muz, portakal, elma gibi meyveleri bol bol tüketiyorum'' diye konuştu.

14 yaşındaki Aleyna Ertemçöz ise çok fazla yiyecek tükettiği için aldığı kiloların moralini bozduğunu, 68 kilodan şu anda 64'e düştüğünü, hedefinin ise 55 kiloya inmek olduğunu söyledi. Ertemçöz, ''Kilo vermeye başlayınca kendimi iyi hissetmeye başladım. Arkadaş ortamım genişledi'' dedi.

Metabolik problem nedeniyle 11 yaşında olmasına karşın 97 kiloya ulaşan Buse Gök ise 3 ay içerisinde iki kilo verdiğini belirtti. Gök, kilo vermeye başlamasıyla birlikte boyunun uzamaya başladığını, beden kitlesinde büyük değişim yaşadığını anlattı. (AA)



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER SAĞLIK HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'