Aksam.com.tr - 27.05.2012, 12:20
22 Şubat 2012 Çarşamba - 
Akşam | ANA SAYFA MANŞET
Humus'a bomba: 2 gazeteci öldü

Humus'a bomba: 2 gazeteci öldü

Humus'taki isyanı izleyen deneyimli savaş muhabiri Colvin, önceki gece CNN ve BBC'nin de aralarında olduğu 4 kanala bağlanarak Esad rejimini cinayetle suçladı. Bir bebeğin ölümünü haber yapan Colvin dünkü bombardımanda öldü

Suriye Ordusu'nun 4 Şubat'tan beri bombaladığı Humus kentinde 2 Batılı gazeteci öldü, 3'ü yaralandı. Bab-ı Amr semtinde muhaliflerin gazetecilere tesis ettiği bir binanın bodrum katını basın merkezi olarak kullanan İngiliz  Sunday Times'ın deneyimli savaş muhabirlerinden ABD'li Marie Colvin (55) ile Fransız asıllı foto muhabiri Remi Ochlik (29) düzenlenen bombardımanda yaşamlarını yitirdi. İddiaya göre Suriye güçleri uydu telefonu kullanan gazetecilerin bulunduğu binaları gelen sinyallerden tespit etti ve sonra bu hedefi vurdu.
Colvin ve Ochlik, 10 kadar havan topunun isabet ettiği ve enkaz haline gelen binadan çıkmaya çalışırken düzenlenen roket saldırısında ölürken, İngiliz gazeteci Paul Kornera ile Fransız gazeteciler Edith Boveri ve William Daniel de yaralandı. Boveri'nin de sağlık durumu ciddi.
YALE MEZUNUYDU
Humus'ta bulunduğu süre boyunca İngiliz kanallarına bağlanıp Suriye'deki durumu aktaran Colvin, ölümünden birkaç saat önce Channel 4, BBC, CNN ve İngiliz ITN News'e bağlanarak, 'Bab-ı Amr'da 28 bin kişi var. Bu şehirde sivil bölgelere yağan roketler ve tank ateşleri var. Keskin nişancılar ölüm saçıyor' demişti. Çok sayıda çatışma bölgesinden haber yapan ancak Suriye'yi en çetin görev olarak değerlendiren deneyimli savaş muhabiri Colvin'in son haberi de gözlerinin önünde ölen bir bebekle ilgiliydi. 25 yıldır Sunday Times için çalışan Yale Üniversitesi mezunu Colvin göğsüne saplanan şarapnel parçasıyla gözlerinin önünde ölen bebeğin haberini verirken, 'Bu bebek bugün ölen 2 çocuktan birisiydi. Büyük olasılıkla bu oğlan çocuğu, insanları burada neler olduğu ve neden kimsenin Humus'taki cinayetleri durdurmadığı konusunda düşünmeye itecektir' diyerek üzüntüsünü dile getirmişti. Araplar ve İran konusunda uzmanlaşan, Çeçenistan, Kosova, Sierra Leone ve Sri Lanka'da görev yapan Colvin'in ölümü basın dünyasında büyük üzüntü yarattı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, gazetecilerin ölümü sonrası 'Artık yeter, Şam rejimi gitmeli' dedi. Geçtiğimiz hafta New York Times'ın Ortadoğu muhabiri Anthony Shadid, geçirdiği astım krizi nedeniyle Suriye'den Türkiye'ye dönerken hayatını kaybetmişti. Shadid için önceki gün Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi'nde bir tören düzenlendi. Geçtiğimiz ay yine Humus'ta Fransız muhabir Gilles Jacquier öldü.

Sri Lanka'da gözünü kaybetmişti
Bir gözünü 2001'de Sri Lanka'da Tamil Kaplanları ile hükümet askerlerinin çatışmasını izlerken şarapnel isabet etmesi sonucu kaybeden Colvin, siyah göz bandı takıyordu. 2001'de  İngiltere'de , 'En iyi yabancı muhabir' ödülü almıştı. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) önceki gün, 2011'de en az 46 gazetecinin görevi başında öldürüldüğünü bildirdi. CPJ, Arap Baharı ile riskli röportaj sırasında kaydedilen ölüm sayısının rekor artış gösterdiğini belirtmişti.

Gazetecileri öldürmek için yemin etmişlerdi
ABD'li savaş muhabiri Colvin ile geçtiğimiz haftaya kadar Humus'ta aynı 'basın merkezini' paylaşan ancak muhaliflerin, 'Esad'ın askerleri sizi bulursa öldürecekler' uyarısının ardından kenti terk eden Fransız gazeteci Jean-Pierre Perrin, binanın kasıtlı olarak hedef alındığını belirtti. İddiaya göre, Devlet Başkanı Beşşar Esad'a bağlı güçler, uydu telefonları bulunan gazetecilerin yerlerini telefonlarının sinyallerinden belirliyor ve sonra bu hedefleri bombalıyordu. Liberation'da çalışan Perrin, Colvin ile Humus'u terk edip Beyrut'a geçmek üzere yola çıktıklarını ancak onun geri döndüğünü anlattı. Beyrut'ta Suriye Ordusu'na bağlı askerlerin aralarındaki telsiz konuşmalarını dinlediğini anlatan Perrin, bu görüşmelerde Colvin'in yayın yaptığı basın merkezinin direkt hedef alınması talimatı verildiğini ileri sürdü. Suriye askerlerinin ülkenin çıkarlarına zarar verecek gazetecileri öldürmek için ant içtiklerini söyleyen Perrin, askerlere bu kişilerin öldürülmeleri halinde iki ateş arasında kaldıkları söylemeleri talimatı verildiğini açıkladı. Suriye hükümet kaynakları ise öldürülen gazetecilerin Humus'ta bulunduklarına dair bir bilgilerinin olmadığını açıkladı.
 



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER ANA SAYFA MANŞET HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'