Pepee ile büyüyenler Ayas’la sinemaya gidecek

Pepee’nin yaratıcısı Ayşe Şule Bilgiç, bu defa sinemanın ilk Türk çizgi karakteri Ayas’ı yarattı. 22 Kasım’da vizyona girecek olan ‘RGG Ayas’ adlı film öncesi Bilgiç’ten iki çocuğu Elif Iraz, Çağrı Manas ve diğer iki çocuğu Pepee ve Ayas’ı dinledik.

GİZEM COŞKUNARDA
gizem.coskunarda@aksam.com.tr

Pepee’nin annesi olarak tanıdık Ayşe Şule Bilgiç’i... Kültürümüzü yansıtan bir çizgi filmimiz olmadığını düşündü, vazgeçmedi ve tüm zorluklara rağmen Pepee’yi yarattı. O günden beri de tüm çocuklar Pepee’yle yatıp kalkar oldu... Ayşe Şule Bilgiç’in şimdi yeni bir sürprizi var; Türk sinemasının ilk çizgi karakterini çocuklarla buluşturacak. Yeni karakterin adı Ayas, henüz kimse tanımasa da onu, aslında yabancımız değil, Pepee’nin ağabeyi... Dizi oyunculuğunu bırakan Ayşe Şule Bilgiç’le, ‘RGG Ayas’ adlı yeni çizgi karakterini, eşi Kıraç’ı, çocukları Elif Iraz ve Çağrı Manas’ı konuştuk... 

Pepee’den sonra, ağabeyi Ayas’la tanışacağız. Bu projeyi televizyon değil de sinemaya uyarlamanızın sebebi nedir? 
Çocuklara sinema kültürü aşılamak elbette bizim için çok önemli. Biz Düşyeri olarak Türkiye’de çizgi filmi var etmek için beş yıldır savaşıyoruz. Pepee de, Ayas da Türkiye’de çizgi filmi var etme savaşıdır. Düşyeri bu savaşa baş koymuş bir stüdyo. 3 yıl önce Ayas için bir avuç çizgi film sevdalısı kolları sıvadık. Türkiye’de çizgi filme yatırım yapan kimse olmadığı için, kendi yatırımımızı yapıp Pepee’den kazandığımızın tamamını Ayas’a yatırarak yola devam ettik. Bir dizi filmine yüklendik, bir sinema filmine giriştik. Geldiğimiz noktada geçirdiğimiz türlü badireler içinde büyük bir mücadele ve son anda imdada yetişen BKM’nin desteğiyle Ayas’ı seyirci ile ilk olarak sinema perdesinde buluşturmaya karar verdik. 

‘RGG Ayas’ı yabancı çizgi filmlere kıyasla öne çıkaracak olan şey nedir?
Yabancı yapımlarla bence duygu olarak hiçbir eksiğimiz yok, hatta fazlamız var. Özellikle de 15 yaş grubuna kadar olan çocuklar için yabancı yapımların pek çoğundan çok daha avantajlı bir film ‘RGG Ayas’. Çünkü tamamen bu yaş grubunun algı, ilgi, beklentileri bilimsel olarak hesaplanarak  yapıldı.
 
Pepee karakterini Türkiye’de tanımayan çocuk kalmadı. Ayas’ın da aynı başarıyı yakalayabileceğine inanıyor musunuz? 

‘RGG Ayas’, 3 yıldır bizim kollarımızda, hayatımızda... O, Düşyeri›nin özel çocuklarından biri. Tıpkı Pepee gibi. Ayas’ın çıkış hikâyesinde aslında Pepee’den mezun ettiğimiz seyirci miniklerimizi yeni bir Düşyeri karakteriyle buluşturma niyeti vardı. 3 yaşında Pepee’yi izlemeye başlayan çocuklar bugün 7-8 yaşındalar. En az Pepee kadar sevileceğini düşünüyoruz.

Ayas’ın karakterinden bahsedebilir misiniz? 
6 yaşında, henüz okula başlamak üzere olan, kültürümüzden beslenen, bu topraklarda doğmuş, çok kalabalık bir aile içinde yaşıyor. İstanbul’da aynı mahallede yaşıyorlar. En yakın arkadaşları, teyzesinin oğulları Özgür ve Mustafa. En büyük düşü, bir gün sahnede şarkı söyleyebilmek. 

Peki ya filmin ismindeki RGG nedir?
Hımmm... RGG’nin ne olduğunu söyleyemiyoruz. Çünkü RGG’nin ne anlama geldiğini ancak RGG kullanıcıları biliyor ve söylüyor. Bu bir RGG sırrı. Ayas da film boyunca söylemiyor. 

Pepee’de Heidi’den esinlendiğinizi açıklamıştınız, ‘RGG Ayas’ için esinlendiğiniz bir karakter var mı?
Kendi çocukluğum ve kendi düşlerimden esinlendim sanırım. Ayas’ın benden tek farkı erkek olması. Karakterlerin isimleri de Ayas hariç hep benim gerçek akrabalarımın isimleri.
 
Neden erkek çocuk karakterini tercih ediyorsunuz?
Aslında özellikle öyle bir seçimimiz yok. Mesela 7 Ekim’de Planet Çocuk’ta seyirciyle buluşacak olan, daha şimdiden tanıtımlarıyla çocukların yeni fenomeni ilan edilen Leliko adlı çizgi dizimiz var. Leliko’da Leli adındaki kızımız başrol. Daha birçok kız başrollü çizgi film projemiz de yapımını bekliyor. 

‘RGG Ayas’ın hedef yaş grubu nedir? 
Sinemada oturma bilinci olan en küçük yaştaki çocuktan 15 yaşına kadar. Pepee’de yaş grubumuz 3-6 idi ama üniversite öğrencilerinden 70 yaşındaki dedeler neneler bile Pepeeyi çok sevdi, izledi. 

Kızınız Iraz’la bir işbirliği söz konusu mu dublajda? 
Evet, Iraz Elif dublajı çok seviyor. Bu filmde de konuştu. Çok da eğlendi. Halay çeken bebek dinozorları Iraz Elif seslendirdi.

3’ÜNCÜ ÇOCUK İÇİN GEÇ KALDIM 

Siz 3 kardeşsiniz. 3. çocuğu yapmayı düşünüyor musunuz? 
Kıraç da 5 kardeş. Oldukça kalabalık bir aileyiz toplamda. Kalabalık olmak çok güzel. Paylaşım artınca mutluluk da artıyor. Eğer ilk çocuğumu 20’li yaşlarda mesela 25 gibi yapsaydım üç hatta belki dördüncü çocuğu bile düşünürdüm ama çocuk kavramı 30’larda girince hayatıma ikinciyi aradan zor çıkardım.

Kıraç ile evliliğiniz nasıl gidiyor? 
Kıraç, çok özel bir adam. Varlığı, düşünceleri, sanatçılığı, babalığı ile gerçekten farklı bir adam. Çok zor yanları da var. Ama bu kadar özel bir adamla bu denli yakın olmak da benim bu hayatta aldığım en büyük armağan. 

Ailece yapmaktan keyif aldığınız şeyler nedir?
Baykoz’un köyünde bir tarlamız var. Bildiğiniz tarla. Toprak yani. Oraya gidip çılgınca koşuyoruz. Mısır yetiştirdik bu yıl, sonra biber, patlıcan, fasulye de çıktı. Hep beraber köpeklerimizi de alıp onları topluyoruz. 

Motor tutkunuz olduğunu biliyoruz, zaman ayırabiliyor musunuz? 
Hayır ayıramıyorum. Motor tepesinde tüm Türkiye’yi gezerken o zaman göremesem de şimdi fark ediyorum ki çok yalnızmışım. Motosiklet o dönem bana yoldaşlık eden, iyi ve zaman zaman özlediğim bir dost.

ÇOCUKLUĞUMDA VARLIKLI DEĞİLDİK AMA MUTLUYDUK

Siz nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Çok mutlu bir çocukluğum vardı. Varlıklı bir durumumuz yoktu, hatta dönemin büyük çoğunluğu gibi büyük bir yaşam mücadelesi veriyorduk, ama bunu hiç sorun etmedik. Hiç demagoji yoktu hayatımızda. Mutluyduk her şeye rağmen. Bunu yapan annemin müthiş yaşam enerjisinin oluşturduğu altın bir kalkandı sanırım. Annem bize hiçbir zorluğu hissettirmedi, o her durumda mutluydu. Biz de 3 kardeş “O mutlu ise korkacak bir şey yok demektir” diyerek çok huzurlu bir çocukluk geçirdik. 


MANŞETLER