İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5008
  • 4,1258
  • 144,81
  • 108.849
Reklamı Kapat

Moda, yabancı dile çevrilen yazar olmak

Raflarda ABD’li yazarların romanlarındaki artışı fark ettiniz mi? En çok kitabın darbe dönemlerinde çevrildiğini duymuş muydunuz? Edebiyat ‘piyasasının’ en iyi iş ortamının partiler olduğu aklınıza gelir miydi? ‘Camianın’ aktif isimlerinden, ‘yazar ajanı’ Nermin Mollaoğlu’yla konuştuk.

EYÜP TATLIPINAR
eyup.tatlipinar@aksam.com.tr
Fotoğraflar: UYGAR TAYLAN

Önceki hafta boyunca haberleriyle sıkça karşılaştık; Türk edebiyatının önemli isimleri, Türkiye’nin ‘odak’ ülke olduğu Londra Kitap Fuarı’na, deyim yerindeyse çıkarma yapmıştı. Fuarın belki de en aktif ismi ‘yazar ajanı’ (bir tür yazar temsilcisi) Nermin Mollaoğlu’ydu. Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Vedat Türkali’ye, Gündüz Vassaf’tan Ayfer Tunç’a, Ece Temelkuran’dan Aziz Nesin’e kadar pek çok yazarın telif haklarının temsilcisi... 
Aslında mesleği hemşirelikmiş ama edebiyat alanındaki yüksek lisansı onu farklı bir mecraya yöneltmiş. 2002’de Yapı Kredi Yayınları’nda çalışarak girdiği kitap dünyasında, 2005’te kurduğu Kalem Ajans’la, bugüne kadar 1.000’i aşkın kitabın dünya dillerine çevrilmesini sağlamış bir isim Mollaoğlu. 
Londra’da da Hakan Günday, Solmaz Kamuran ve Ayfer Tunç’un yeni çevirileri için talep aldığını öğrendik... 
Dünyada 24 ayrı kitap fuarı ve edebiyat festivaline katılmış bu hayli aktif ‘yazar ajanı’, takdir edersiniz ki kitap ‘piyasasını’ ve edebiyat dünyasını konuşmak için iyi bir isim. Konuşmamızdan dikkat çekici bazı notları burada aktarmak istedik. 

DARBELERDE ÇEVİRİ ARTIYOR 
“Türkiye, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana dünyada olup bitenlere çok açık ve çeviri oranı hep yüksek; yüzde 40’lardan aşağı inmiyor çevirilerin tüm kitaplar arasındaki oranı. İlginç biçimde darbe dönemlerinde bu oran artıyor. Mesela 12 Eylül’ün ardından yüzde 60’lara çıktığını görüyoruz.”

ABD’Lİ ARTIŞI
“Çeviri eser oranı Almanya’da yüzde 35, Fransa’da yüzde 25, İngiltere’de yüzde 3, ABD’deyse yalnızca yüzde 1. Çeviri oranlarının Türkiye’ye göre düşük olmasının kültürel bakımdan dışa kapalılıkla, kültür ihraç etmeyle doğrudan bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. İngiltere’de yayınevi açmanız da bir kitabı yayınlamanız da o kadar kolay değil. İşin öncesini, sonrasını, reklam bütçesini düşünmeniz lazım. Ticari risk almak istemedikleri için satacağından emin oldukları kendi yazarlarını çeviriyorlar. Türkiye’de yayınevi açmak kolay ve küçük bir yayınevi açtığında yapabileceğin en risksiz iş çeviri kitap yayımlamak. Burada yerli yazardan çok çeviri okuma eğilimi var. Özellikle son yıllarda İngiliz ve ABD edebiyatından çevirilerin sayısının arttığını görüyoruz.” 

PAMUK GİBİ YAZAN YOK MU? 
“Türk edebiyatının bilinirliği 2007’den bu yana çok arttı. Orhan Pamuk’un Nobel almasının da bir etkisi var ama en önemli neden Kültür Bakanlığı’nın bu alandaki çalışmalarının artması... Bu işe ilk başladığımda örneğin Japonya’da ‘Türkiye’de hangi dili konuşuyorsunuz?’ gibi sorularla karşılaşıyordum. Bir yazarı çevirtmek istediğimde, “Orhan Pamuk gibi yazan yazarınız var mı? Onu çevirelim” diyorlardı.”
 
ÇEVRİLMEK BİR STATÜ GİBİ 
“Oya Baydar’la ilk görüşmemiz 2007’deydi. El sıkışıp romanlarını çevirmek için anlaşmıştık. Ben çok heyecanlıydım ama o pek heyecanlı sayılmazdı. ‘Uğraş bakalım yapabilecek misin?’ dedi. Bunun olabilirliğinin örnekleri çok azdı çünkü o zamana kadar. Baydar, artık 22 dile çevrilmiş durumda. Şimdi kitabının çevrilmesi bir yazar için statü göstergesi gibi bir şey.” 

500. KİTABI KUTLAYACAKTIK...  
“Kurulduğumuzdan bugüne 1.000’in üzerinde kitap çevirttik farklı dillere. Aslında iki yıl önce 500. kitabı çevirttiğimiz için bir kutlama yapacaktık. Ahmet Ümit’in ‘Patasana’ adlı romanıydı... Parti yapalım derken bir baktık 600. kitabın çevirisini satmışız. Bir süre sonra her şey çok hızlı gelişiyor.”  

EN AVANTAJLILAR  
“Yabancı dile çevrilmek için, özellikle İngiltere ve ABD söz konusuysa; yabancı dil bilmenin, genç olmanın, kadın olmanın avantaj yarattığını söyleyebilirm. Bana sorsanız olgun ve yakışıklı erkek tercih ederim ama orada eğilimler böyle. Kitabın pazarlamasını yaparken, yazar için etkinlikler, toplantılar düzenlerken bu özelliklerin önemli olduğunu düşünüyorlar.” 

TOPLUMU ELEŞTİRMEK
“Yabancı dile çevrilmek için avantaj yaratan diğer bir durum anlatmak için eleştirel bir konu seçmek. Bunu yalnızca politik açıdan değerlendirmeyin. Örneğin baba-oğul arasında geçen iyi bir ilişkiyi anlatan kitap yerine, kızını döven bir baba hikâyesi yurtdışında daha çok satıyor. Türkiye’ye oryantalist bakış hâlâ güçlü. Bunda gerçeklik payı da var; çocuklarını, eşlerini döven baba epey fazla.” 

‘İNGİLİZCECİ’ KITLIĞI
“Farklı bir dile kitap çevirmenin en önemli zorluğu, o dilde Türkçe’den çeviri yapan kişilerin azlığı. Portekizce’ye, Fince’ye çeviri yapan 1, Norveçce’ye 2 çevirmen var bildiğim kadarıyla. En çok çevirmen Bulgarca ve Yunanca’ya çevirmek için var. İlki için 15, ikincisi için 8 isim biliyorum. Biraz ilginç bulabilirsiniz ama İngilizce, Fransızca ve Arapça’ya çeviri yapacak kişi sayısı çok yetersiz; her dil için 5 isim ya var ya yok...”

EN İYİ İŞ ORTAMI; PARTİLER 
“Bu işin önemli yanı sürekli iletişim halinde olmak. Ofiste günde en az 100 e-mail atıyoruz. Kendinizi yazarlara, yayınevlerine sürekli hatırlatmalısınız. Bir editörün doğum günü kutlamak, halini hatırını sormak her zaman önemlidir. En iyi iletişim verilen partilerde kurulur. Buraya herkesi davet edebilir, herkesle tanışabilir ve ilişki kurabilirsiniz.” 

En rahat yazar Mario Levi

Yazarları yakından tanıma fırsatı buluyorsunuz. Hangi isimler hangi özellikleriyle aklınızda yer etti? 
- En rahat çalıştığım yazarım Mario Levi’dir ama bunu öğrenene kadar epey zorlandım. Yurtdışından çok davet alır ve bu davetleri programlarken tüm detayları bilmek ister. Riskleri her an düşünür. 
- Ayfer Tunç eli elime değen ilk yazardır. Yapı Kredi Yayınları’na iş görüşmesine gittiğimde onu görmüştüm. Çok heyecanlıydım tanıştığımızda. ‘Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek’ çıkmıştı ve onu okuyordum. Ayfer Tunç’un tokalaşması güçlü ve güven vericidir.
- Oya Baydar şahane yemekler yapar ama mutfağına kimseyi sokmaz. Ben bunu bilmeden mutfağına daldığımda galiba beni çok sevdiğinden bir şey diyememişti. 
- Gündüz Vassaf, bana “Kendi ajansını kur” diyen ilk kişidir. Herkese ilham verir, özellikle gençleri çok destekler.
- Yılmaz Karakoyunlu, temsil ettiğim ama henüz hiç yüz yüze görüşmediğim yazarımdır. Bir an önce görüşmek isterim. 

En önemli ‘ajanlık’ başarısı 

- En önemli ‘ajanlık başarınız’ nedir? 
Özellikle birini ayırmak istemiyorum ama Çiler İlhan’ı örnek verebilirim. ‘Sürgün’ adında ikinci öykü kitabını çıkarmıştı iki yıl önce. 19 dile çevrildi. 2011’de Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nü aldı. 

- Çok çevrilmesinin püf noktası nedir? 
Özel bir durumu var. Bize hiç güvensizlik göstermedi. “Yazarın sitesi olması iyi olur” dedik, iki hafta sonra sitesi açıldı. “Tüm öykülerin İngilizce çevirileri olmalı” dedik, en iyi çevirmenlerle anlaştı ve çevirileri hazırlattı. İşini çok kolaylaştırdı. Bu arada çok zordur kendisiyle görüşmek. Çok yoğundur. Hâlâ bana söz verdiği romanını yazması için bekliyorum.

- İlk kitabını çıkarmış biri kapınızı çalmak istese… 
Elbette, herkese kapımız açık. 

İstanbul'da yağmur batı ilçelerinde başladı. Beylikdüzü'nde yağmura hazırlıksız yakalananlar ıslanma

İstanbul'da beklenen yağmur başladı

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Galericilerden ilginç önlem

Hangi memur ve emekli ne kadar maaş alacak?

En Çok Okunanlar