• $ 5,7841
  • € 6,3976
  • 271.932
  • 108869
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Sizin için çöp olan başkasının hayatında hazineye dönüşebilir

EMİNE BIYIK
emine.biyik@aksam.com.tr

Tüm etnik kökenlerin kardeşçe bir arada yaşadığı tarihi Balat sokaklarında, yeşilliklerin içinde bir Hobbit evi çıktı karşımıza… “Sizin için çöp olan başkasının hayatında hazineye dönüşebilir” sloganıyla hayat bulan ‘Hobbit House Balat’ın içi iyiliklerle örülü… İçiyle dışıyla insan yaşamına dokunan, tam bir düş karnavalı gibi… Mahalle kültürü içinde yeşeriyor, Paylaş Kurtul açık gardırobuyla ihtiyaç sahiplerini giydiriyor, 7/24 açık kütüphanesiyle binlerce kişiye kitap dağıtıyor, su veriyor ve her mahalleye açık mama bırakıyor. Üstelik bunları hiçbir para beklentisi olmadan yapıyor. Hobbit House Balat’a bırakılan kullanılmayan eşyalar, kitaplar, bisikletler, laptop’lar, kırık porselen tabaklar, çantalar başka hayatlarda yaşam buluyorlar. Peki, bütün bunları nasıl mı yapıyor? Projenin sahipleri Ressam Murat Asil Can ve sinema ve televizyon mezunu eşi Sinem Can, AKŞAM Cumartesi için anlatıyor…  

40-50 AİLE PARA KAZANIYORDU

Hikâyemiz, ‘By Sat Kurtul’ isimli endüstriyel tüketim çılgınlığına karşı, geri dönüşüme endeksli bir garaj satışı yaparak başladı. Geri dönüşüme endeksli Türkiye’nin ilk sosyal projesiydi aslında. Tüketim çılgınlığına karşı bir tavır olarak yola çıkmıştı. Bu geri dönüşüm projesinde insanlar kullanmadıkları eşyalarını, kütüphanelerindeki kitaplarını, bisikletlerini, laptop’larını, çantalarını getirip By Sat Kurtul’da satıp hem aile ekonomisine hem de geri dönüşüme katkı sağlıyorlardı. Evde atıl durumda olan eşyalar başka hayatlarda yaşam buluyordu. 40-50 aile her hafta para kazanıyordu. Bu proje sayesinde sattıklarıyla çocuklarını okutan aileler vardı.

İNANILMAZ ESERLER ÇIKIYORDU

By Sat Kurtul’a gelen eşyalara satışa çıkmadan önce bakmak yasaktı. Sıra sıra valizler açılır ve herkes aynı anda içinden çıkan ürünleri görürdü. Çünkü büyüsünün bozulduğuna inanıyorduk ve biz de heyecanla bekliyorduk. İnanılmaz eserler de gelirdi. İbrahim Çallı’lar, Hoca Ali Rıza’lar... Satış yaptığımız bir gün sıra içinde iki valiz dolusu kitap olduğunu söyleyen bir kadının bavulunu açmaya geldi. İlk çıkan ürüne baktım, metal bir levha. Yağlı boyalı bu levhanın üzerinde Bedri Rahmi Eyüboğlu yazıyor. Sonra Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun orijinal resim olduğu anlaşılıyor. Sıfır liradan satışa çıkan levha, 750 TL’ye bir seramik sanatçısı tarafından satın alınmıştı. “30 bin TL’lik tablo 750 TL’ye gitti” diye gazetelere haber oldu. Bunun gibi yüzlerce örnek var. Her garaj satışında en az 20 tane enteresan, çok ilgi çeken eşya çıkıyordu.

ULAŞILABİLİR OLMALI

Bizim için önemli olan ne kadara satıldıkları değil. Önemli olan “sizin için de bizim için de sanat ulaşılabilir” mesajını vermek. Antika eşyalar sadece ekonomik gücü yerindeki insanların sahip olabileceği bir şey değil. Evde biriktirdiğimiz, çöp haline gelen ya da çatı arasında sakladığımız eşyalar başkalarının ihtiyaçlarını da hazineye dönüştürecektir. En azından doğru yere gidecektir. Çünkü bize ya sanatçı ya garaj geri dönüşüm kültüründen anlayan ya da ihtiyaç sahibi insanlar geliyor. Hepsinin de kendine göre bulduğu bir şey var ve istediği ürüne uygun fiyata ulaşıyor. Beğendiğiniz bir şeye talip oluyordunuz ve bir-iki liraya bile sahip olabiliyordunuz. Fakat By Sat Kurtul projesini bir süreliğine dondurduk. Sosyal proje olduğu için çok fazla insan geliyordu. 40 kişilik salona 300 kişi sığmaya çalışıyorduk. Balat Kültür Evi de  sosyal bir proje olduğunu çözemedi. Sürekli zam yapıyordu ve bütçemizi aştığı için dondurma kararı aldık. 

PROJE İÇİNDE BAŞKA BİR PROJE 

By Sat Kurtul’un içinde ‘Paylaş Kurtul’ diye bir gardırobumuz vardı. İnsanlar satamadıkları ürünleri “Ne yapalım?” diye hep sorardı. Biz de Paylaş Kurtul’u geliştirdik. Buraya satılamayan eşyalar konulurdu, biz de onları ihtiyaç sahiplerine dağıtırdık. Sonra haftada 200-250 kişiye kıyafet, oyuncak, kitap dağıtmaya başladık. Projemizi dondurunca Hobbit House Balat’ı açtık. Proje orada durdu ama burada biçimlenmeye başladı. Bu 27 metrekarelik binamız da bir sosyal sorumluluk projesi. İlk günden beri bu anlayışla işletiyoruz. Binamızın misyonu da Paylaş Kurtul kültürünü devam ettiriyor. Kapının hemen sol tarafına Paylaş Kurtul ücretsiz açık müzeyi, sağ tarafınaysa kütüphanemizi yerleştirdik. Hemen girişe de ücretsiz su verdiğimiz bir sebil koyduk. ‘Hayat paylaştıkça güzel’ açılımını da yaptık.

3 BİN KİŞİYİ İKİNCİ EL GİYDİRİYORUZ

Hobbit House Balat’ı, By Sat Kurtul devam ederken altı ay içinde geri dönüşümle yaptık. Gece gündüz muazzam bir efor sarf ettik. Atılmış eşyaları kullandık. Mutfağımızda 1930’lara ait bir fırını kullanıyoruz. Ekonomik böreklerimiz onun içinde pişiriliyor. Kırık tahtaları birleştirip raf yaptık. Çöpe atılmış bir portmantoyu askılığa dönüştürdük. Yine geri dönüşümden gelen lambaları taktık. By Sat Kurtul’u durduğumuz için Paylaş Kurtul’a kendi kıyafetlerimizi koyuyorduk. Hatta ikinci- üçüncü hafta da kıyafet kalmamaya başladı evde. “Ne yapsak?” diye düşünürken elinde iki poşet dolusu kıyafetle bir kadın geldi. Instagram’da birileri burayı paylaşmış. Görenler de kıyafet getirmeye başladı. Bu böyle zincirleme devam etti. Şimdi haftada 3 bin kişiyi ikinci el giydiriyoruz. 

Dayanışma kültürü

Endüstriyel firmalardan çekiniyoruz. Çünkü bu bir toplumsal bir belleğe dönüşmeye başladı. İnanılmaz bir farkındalık oluştu. Paylaşım, dayanışma ve imece kültürü gelişti. İstanbul’un her bölgesinden kıyafet akıyor. Şehir dışından çok olumlu mesajlar aldık. Göktürk’te ve Acarkent’te bir Paylaş Kurtul gardırobunun açılmasına izin verdik. Gelir durumu yüksek sitelerde yaygınlaştırmak istiyoruz. Çünkü bu farkındalık duygusunu yaşasınlar ve çocuklarına 500 TL’lik bir oyuncak alıp kırılınca çöpe atmasınlar. Hedefimiz doğru bir felsefeyle anlatılırsa yüz binlerce kıyafet, oyuncak ve kitap geri dönüşüme kazandırılabilecek.

ÖNCE KENDİ KAPIMIZIN ÖNÜNDEN BAŞLADIK

Aslında geri dönüşümde tek başına bir hiçsiniz. Birlikten kuvvet ve iyilik doğuyor. Biz buna inanıyoruz. Paylaş Kurtul projemize yol oldu ve evimizin önünde kimlikleşti. Önce kendi kapımızın önünden başladık. Şimdi binlerce insanın sahiplendiği bir projenin içindeyiz. Gördük ki aslında bir yerlerde bizim gibi düşünen, dayanışmayı, paylaşmayı, hâlâ sevgiyi içinde barındıran insanlar var. Bunun enerjisi de bize gün be gün enerji katıyor. Sizin de bu gün buraya bizimle bu röportajı yapmak için misafrliğe gelmeniz gibi…

HOBBİT EVE SAHİP ÇIKTILAR

Mahalledeki komşularımız şaşkın bakışlarla karşıladılar bizi. Ama zamanla alıştık birbirimize. Paylaş Kurtul açıldı, kıyafetler konulmaya başlandı. Yavaş yavaş dikkatlerini çekti. Güzel şeyler yaptığımızı fark ettiler. Sokağı çiçeklenmeye başladı, renklilik geldi. Sağımıza solumuza Hobbit bahçeleri kurduk. Şimdi hepsi kapılarını önünü süpürmeye, çiçeklendirmeye başladılar. İşte doğalgaz kutularını ben rengârenk boyadım. “Benimkini de gel boya”, “Bizim balkonu da çiçeklendirir misin?” demeye başladılar. İçlerine aldılar bizi, sahiplendiler.

10 YILDIR KIYAFETE PARA HARCAMIYORUZ

l  By Sat Kurtul’da yüzlerce kıyafet satıyorduk. İnsanları geri dönüşümden giydirmeye başlamıştık.
l Geri dönüşümü, kültür olarak yaşayan insanlar var.
l Prensip olarak yeniye karşıyız. 10 yıldır kıyafete, kitaba, nesnelere, objelere para harcamıyoruz.
l İnsanlar birçok nesne getiriyor, bir sınırı yok. Çünkü kırık bir tabak bir seramik sanatçısının işine yarayabilir.
l Haftada 1000-1500 kişiye su veriyoruz. 
l Haftada 3 bin kişiyi ikinci el giydiriyoruz.


<p>Hayvan Mezarlığı projesini hayata geçiren Belediye Başkan Neşet Tarhan, görevlerinden birinin de

Deniz Manzaralı Hayvan Mezarlığı

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!