• $ 5,9481
  • € 6,6351
  • 244.313
  • 94.498
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Şarkısını söyleyemeyeceğimiz belki bir iki kabile kalmıştır

Türk pop müziğinin altın yılları olan 70’lere damgasını vuran seslerden biri Rana Alagöz’le dünden bir fotoğrafa baktık ve yarım asırlık müzik yolculuğunu konuştuk.

x

ARZU AKYOL / arzu.akyol@aksam.com.tr

Rana Alagöz babadan gelen genlerle tıpkı kardeşleri Selçuk, Ali ve Nilüfer gibi müzikle dolu bir hayata doğmuş. Mandolini eline aldığında daha     
5 yaşındaymış. 1967’de ağabey Selçuk Alagöz’ün orkestrasıyla katıldığı Altın Mikrofon Şarkı Yarışması’nda kazandığı üçüncülük sadece yıldızını parlatmış yani. “O sırada konservatuvar birinci sınıf öğrencisiydim. ‘Ya okul ya sahne’ dediler. Seçimimi yaptım ve okuldan atıldım ama ondan sonra her şey çok güzeldi.” 
Rana Alagöz, 1971’de orkestranın davulcusu Taylan Kök ile hayatını birleştirmiş. 8 yıl sonra tek çocuğu Dağhan gelmiş dünyaya. 
1991 yılında eşin kaybetmiş. Bir daha da evlenmemiş. Rana Alagöz için ailesi müzikten de şöhretten de önemli. Hiçbir zaman yoluna yalnız devam etmeyi düşünmemiş. “En büyük şansım, müziğimi ailemle yapmamdı. Biz bu birliktelikten güç aldık. Ağabeyim Selçuk Alagöz’le yarım asır aynı sahneyi paylaştık. Tabii birtakım sürtüşmeler de yaşadık ama aile olduğumuzu hiç unutmadık. Önce kardeşlik, sonra kazanç geldi.” Kariyerlerinin en kritik kararı, turizm müziğine geçmiş olmaları. Kervansaray’da 1984’te başlayan bu yolculuk, 2004’e kadar sürmüş. “Şu an dünya üzerinde şarkısını söyleyemeyeceğimiz belki bir iki kabile kalmıştır. Bu bir tek konuda olumsuzluk getirdi bize; Türk hayranlarımızdan koptuk. Şarkı üretmek konusunda çok tembel davrandık.” 20 yıl süren Kervansaray macerası bittikten sonra kardeşlerin yolları ayrılmış. Selçuk  ve Nilüfer Alagöz turizm müziğiyle devam etmiş yoluna. O ise tek çalışmayı istememiş: “Ama ağabeyimi her seyretmeye gidişimde içim bir cız eder. Sahnede olmak isterim. Bu pişmanlık ya da üzülmek değil de özlemek. 
Ben birlikte yaptığımız o sahneyi özlüyorum.” Ama yine de müziğin onu hayal ettiği noktaya taşıdığını düşünüyor. “Yarım asır sonra bile bana bakınca insanların gözlerinin ışıldadığını görmek en büyük ödül” diyor. Şimdi kendini hizmet işlerine adamış Rana Alagöz. Üyesi olduğu Lions Kulübü’nde yaptığı hizmetler içinde okuma-yazma öğretmek de var Afganistan’daki çocuklara sünnet kıyafeti göndermek de. Ayrıca son günlerde eski dostlar bir araya gelmişler. “Nostalji dedikleri dönemin sanatçıları İstanbul’da devamlı toplanıyoruz. Yemekler yiyip sohbetler ediyoruz. Sahneye ilişkin projelerimiz de olacak. POPSAV Yönetim Kurulu’nda da yine pop müzik için çalışıyoruz. Emekliliğin tadını çıkarıyoruz yani.” 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

Ümraniye´de bir kadın şoförden alkışlanacak hareket. Atık kağıt yüklü arabasıyla yokuş yukarı çıkama

Yokuşu çıkamayan kağıt toplayıcı çocuğa böyle yardım etti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

CHP'lilerden, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis toplantısıyla ilgili pes dedirten yalan

Diriliş Ertuğrul son bölümde çok konuşulan ayrılık