• $ 5,8544
  • € 6,5699
  • 238.992
  • 95.952
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Avrupalı onaylarsa burada da sanatçısın

Özlem Dikel, 31 yaşında bir sanatçı. Avrupa ve ABD’nin geçtiğimiz yıllarda keşfettiği ve her fırsatta eserlerini sergilediği Dikel’in son sergisi New York Times Meydanı’nda… Türkiye’de değil, yurtdışında keşfedilen Dikel’i sanatseverlere ve galeri sahiplerine takdimimizdir.

x

ZEYNEP BAKIR / zeynep.bakir@aksam.com.tr
Fotoğraf: Ferhat Uludağ LAR

‘The Story of the Creative 2013’ başlığı altında 10 gün boyunca sergilenecek eserlerin sahibi Özlem Dikel’in kim olduğunu ve eserlerini yakından tanımak istedik. 
Kendisi, 13 Reklam ajansında grafik tasarımı ve reklam filmi yapıyor. Ancak asıl odaklandığı konu sanatsal çalışmaları. Şu an New York’ta sergilenen çalışmasının adı Fransızca da ‘evet’ anlamına gelen ‘oui’.
Oui, dijital kolajla hazırlanmış ve arka planında Kuzey Afrika’yı çeviren Atlas Dağları’nda bir görünüm, önde çocuk bir Tuareg’in dekupe edilmiş çöl bağı, ‘u’ harfini oluşturan sanatçının Fas güncesi ve Paris’in sembolü Eiffel Kulesi var. Bu üç simge bir araya geldiğinde ‘Oui’ kelimesini oluşturuyor. Sanatçıya “Neden böyle bir çalışma yaptınız?” diye soruduğumuzda, cevabı hayattaki duruşunu da açığa çıkarıyor. 
“Fransa’nın sömürgeci politikalarına Kuzey Afrika ülkelerinin sessiz bir onayı gibi bu çalışma. Orada 4 yaşındaki çocuktan 90 yaşındaki yetişkine kadar Fransızca’yı anadilin gibi konuşmak zorunda bırakılmış, Fransız kültürünü zorla bağrına basan insanlar yaşıyor. Ama Fransa’dan bu ülkelere bir kültür empozesi yağarken, neden Fas’ta da insanlar gündüzleri arkadaşlarıyla müze bahçesinde kitap okumaktan ziyade sırtlarında yükleriyle dağlarda bir aşağı bir yukarı geziniyorlar? ”



KÜLTÜREL FARKLILIKLAR 

Özlem Dikel’in işleri, kültür ve sosyopolitik farklılıklar etrafında dolaşıyor. İnsanların kuzeydeki ve güneydeki ekonomik ve sosyal şartları arasındaki uçurumları gözler önüne seriyor. “Fikirlerimin altında yatan sebepler hep özgürlük, eşitlik gibi kavramlar... Bu kavramlara sahip olarak doğup sonradan alınmasının şiddeti coğrafyadan coğrafyaya farklılık gösteriyor. ‘Kültür ve demokrasi vermek’ gibi son yüzyıllara damgasını vuran sömürgeci ülkelere has bu davranış biçiminin altının boş olduğunu gözler önüne sermeye gayret göstermek…”  
Roma’da her yıl düzenlenen ‘Accademia Internazionale d’Arte Moderna’ resim, heykel, grafik ve edebiyat alanlarında ‘Trofeo Internazionale Medusa Aurea’ adında bir ödül yarışması var. Özlem Dikel 2011’de grafik dalında ödülü hak kazanırken aynı akademiden burs da kazanmış. Bir sonraki yıl, New York’taki sanat kurumundan gelen bir burs teklifini de meşguliyetleri nedeniyle reddetmiş. 
Adını yurtdışında sanat çevrelerine nasıl duyurduğunu sorduğumuzda Özlem Dikel bu defa ülkenin sanat ve sanatçı döngüsünde yaşanan kırılmalara değiniyor. 
“Sanatın peşine düşen kimseler sosyal medyayı yakından takip eder. Bu yüzden aradıkları tarz ve üsluptaki sanatçıyı elleriyle koymuş gibi buluyorlar. 
Türkiye’de de sürekli sanatçı arayışı var. Fakat yeni albüm çıkaran pop şarkıcıları gibi, piyasaya her çıkan kişi 6 ay sonra unutuluyor.”
Dikel’e göre Türkiye’de işler dünyadan farklı şekilde, göz boyayıcılık, satılabilirlik üzerine kurulu. “Burada ve dışarıdaki galerileri yakından takip ettiğim için kıyas fırsatım oldu. Örneğin bir sanatçı Avrupa’da başarı elde etmemişse onu pek de sahiplenmiyorlar,  aksi olduğundaysa “Tamam gel” diyorlar. “Bu sanatçı neden değerli?” diye sorarsan, ‘Avrupa’da başarı elde etti’ cümlesinden öteye bir cevap maalesef yok. Avrupa’yı kafalarında öyle bir yere koymuşlar ki, buradaki galeri sahibi ‘Orası beğendiyse ben kimim ki beğenmeyeceğim’ diyor. 
Açıkçası, bir sanatçının hiçbir önkoşula bağlı kalmadan sadece iyi olup olmadığını göremiyorlar. Bir sanat eserine gerçekten sorulması gerek soruları soran galerici çok az.” 
Sanatçı Dikel’le yaptığımız sohbette şu satır aralarında altını çiziyor: “Sanatçının sıfırdan keşfedildiğini düşünmüyorum. Çünkü sanatçının görülebilir olmak için doğru kurumlara başvurmadığında ya da kendini göstermeye çalışmadığında keşfedilmesi çok ama çok zor.” 
Hâl böyle olunca sanatçı odağında tuttuğu sanatının yanı sıra insan ilişkilerini de iyi ve profesyonel ilişkilerini güncel tutmak zorunda. Görünen o ki Türkiye onaylanmış sanatçıları çok daha fazla benimsiyor… 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

Samsun´un Vezirköprü İlçesinde bulunan Şahinkaya Kanyonu, ülkemizin en büyük ikinci su kanyonu olma

Ülkemizin En Büyük İkinci Su Kanyonu: Şahinkaya Kanyonu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türkiye'nin dört bir yanından atalarını anmaya böyle geldiler!

Nusret'in yeni mesleği belli oldu!