Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:48
20 Şubat 2012 Pazartesi - 
Akşam | KÜLTÜR SANAT
Çobanlığı bırakıp heykeltıraş oldu

Çobanlığı bırakıp heykeltıraş oldu

Kütahya'da 42 yıl önce bir köyde çobanlık yaparken ürettiği çamurdan heykellerle sanata adım atan ve ''Çoban Heykeltıraş'' lakabıyla ünlenen Ömer Cesur (62), ilerlemiş yaşına rağmen sanattan kopamıyor.

Yenidoğan Mahallesi'ndeki atölyesinde çini ve seramik hamurundan heykeller yapan Cesur, AA muhabirine, ilkokulu şimdi merkeze bağlı bir mahalle olan Siner köyünde tamamladıktan sonra ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için öğrenimini sürdüremediğini söyledi.

Okulda resimlerinin çok beğenildiğini ancak öğrenim hayatı kısa sürdüğü için bu yeteneğini geliştiremediğini belirten Cesur, gençliğinde köyünde marangozluk, taş duvar ustalığı ve çobanlık yaptığını ifade etti.

Çobanlık yaparken su kenarlarında çamurdan heykel yapmaya başladığını ve o yıllarda tanıştığı bir heykeltıraşın desteğiyle sanatını geliştirdiğini dile getiren Cesur, şunları konuştu:

''Daha sonra dünyaca ünlü çini ustamız merhum Sıtkı Olçar ile tanıştım. İlk heykellerim onun dükkanında satıldı. Sıtkı Usta'nın tavsiyesiyle yurt çapında tanınmış sanatçı dostlar edindim. Onların da desteğiyle heykeltıraşlığımı geliştirdim. Şimdi çini ve seramik hamurundan her türlü heykeli bire bir yapabiliyorum.''

Eserlerinin, ABD ve Fransa başta olmak üzere birçok yabancı ülkeyle yurt içinde pek çok ilde sergilendiğini anlatan Cesur, özellikle ABD'de bazı sanatseverlerin yöresel kıyafetlerle yaptığı heykelleri çok beğendiğini ifade etti.

Fransa'nın başkenti Paris'te, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun 700'üncü yıl dönümü anısına 1999 yılında açılan sergiye gönderdiği 130 parça eserinin tamamının satıldığı bilgisini veren Cesur, şöyle devam etti:

''Benim yaptığım sanat, çok incelik isteyen bir iş. Seramikten oluşan ham maddenin yoğrulması ve fırına verilmesinde büyük titizlik gerekiyor. Fırından alınca seramiğe şekil verme işine geçiyorum. Kullanmış olduğum boyalar kendime özgü renklerdir. Şimdiye kadar rahmetli sanatçılarımız Zeki Müren ve Barış Manço gibi ünlülerin bire bir heykellerini yaparak dostlarıma hediye ettim. Yurt içi ve yurt dışından sık sık siparişler geliyor. Bire bir çalışıyorum ve gönderiyorum. Karınca kaderince, ömrüm yettiğince sanatımı devam ettirmek istiyorum.''



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER KÜLTÜR SANAT HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'