Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:35
17 Şubat 2012 Cuma - 
Akşam | KİTAP
'Bİr Ermenİyİ Öldürmek'

'Bİr Ermenİyİ Öldürmek'

İlk kitabı 'Mezat'la geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Arif Nihat Dursun'un son romanı 'Bir Ermeniyi Öldürmek', 'Hepimiz Ermeni'yiz' dendiğinde halkın yarısının desteklediği, diğer yarısınınsa negatif tepki gösterdiği bir ülkedeki kişilik, kimlik ve kavram karmaşasını birey üzerinden tartışan cüretkar bir roman.

Yaşamın statü farkı gözetmeksizin insanı bilinmeyen bir sona yöneltebildiğini sarsıcı bir şekilde ortaya koyan Arif Nihat Dursun'un son romanı 'Bir Ermeniyi Öldürmek', babasının ölümüyle hazırlıklı olmadığı gerçekleri keşfetmeye başlayan bir diplomatın öyküsünü anlatıyor. Ana karakterin gelgitleri, aradığı yanıtlar ve geçmişi, yazarın kaleminden usta bir şekilde aktarılıyor.
Geçmişten geleceğe uzanan bir hikayeyi kaleme alan Arif Nihat Dursun, 2008 yılında ilk romanı 'Mezat' ile de ses getirmişti. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olan yazar, asistanlık eğitimi sırasında da uzmanlık sınavıyla ilgili yazdığı kitaplarla ülke çapında pek çok konferans vermiş. Asistanlık eğitimini tamamladıktan sonra bir daha hekimlik yapmayan Dursun, Skylife, JetLife, Beyoğlu ve İstanbul Şehir dergilerinde Genel Yayın Yönetmenliği görevlerinde bulunmuş. Son kitabı 'Bir Ermeniyi Öldürmek'i ağırlıklı olarak New York ve Buenos Aires'te kaleme alan yazar, sürükleyici bir hikayeyi en iyi şekilde kurgulayarak okurlara sürprizlerle dolu bir roman sunuyor.
Kimse 'Ermeni sorunu' gibi, uzun yıllar bu ülkenin tabusu olmuş, hala da büyük tartışmalara yol açan bir konuyu çalakalem yazmaz. Yani üç beş günde yazılmış bir roman değil 'Bir Ermeniyi Öldürmek'. Ülke hassasiyetlerine dikkat edilerek kaleme alınmış, tarihi ve coğrafi detaylar araştırılarak tamamlanmış. Kolaya kaçmadan, yazarın işin angaryasını üstelenerek ortaya çıkardığı bir yapıt. Haliyle bırakın bitmesini, başlaması bile uzun sürmüş. Ama onca emeğin hakkını veren bir yapıt çıkmış ortaya. Romanda anlatılan her şeyin temelinde 'konuşmanın' yer aldığını söyleyebilirim: Konuşalım. Çünkü konuşmamanın, sırların bedelleri roman kahramanının da zor yoldan öğrendiği üzere, ağır oluyor. Ve bir gün mutlaka ödeniyor o bedel. Yunan tragedyaları misali, bir kuşak paçayı sıyırsa bile sonunda babanın günahının bedelini çocuk ödüyor.
NASIL KONUŞACAĞIZ?
İyi de nasıl konuşacağız? Herkes kararını çoktan vermişken bir diyalog nasıl mümkün olabilir? Ama belki de artık taraf tutmanın değil, öncelikle dinlemenin, soru sormanın ve şimdiye kadar bu meselenin nelere kurban edildiğini, ne amaçlarla kullanıldığını görmenin zamandır. 'Bir Ermeniyi Öldürmek' biraz da bunu anlatıyor işte. Elbette bunu bir tarihçinin değil, yazarın bakış açısıyla okuyorsunuz.
Bu noktada elimizdekinin, bir roman olduğunun altını çizmek gerek. A. Nihat Dursun, bir kitapta Ermeni meselesini çözmüş değil. O, bu meselede taraf olan bir bireyin bertaraf oluşunun hikayesini yazmış sadece.
Kitap, imkansız olmayan bir varsayımdan yola çıkıyor. Rengini belli etmemek adına ne olduğunu söylememek daha doğru belki. Ama bir 'Levon Usta var mıdır?' derseniz örneğin, onun da anlattığı hikayenin kahramanları kadar kurmaca olduğunu belirtmek gerek.
İçerikle mündemiç bir biçim kullanılmış. Yani romanın dokusu, karakterin yaşadığı değişimleri, beyin ve dil sürçmelerini yansıtacak biçimde şekilleniyor. Öz ve biçim arasında bir denklik var. Bilinçli olduğu anlaşılan bu tercih de kendine göre zorluklarla gelmiş. Karakterin kafası karıştıkça, romanın biçimi daha da girift bir hal kazanıyor. Otoyolda ilerlemekten çok, fırtınalı havada nehirde gitmek gibi. Yazar tekneyi sallarken, siz de şöyle bir sallanıyorsunuz. Kurgu da buna göre ilerliyor; kimi yerde kaptanın baskın çıktığını görüyorsunuz, kimi yerde nehrin. 'Bazen nehir baskın çıkıyor' diyorum çünkü değiştirilemeyecek gerçekler de var bu romanda anlatılanlar arasında. Ama mesele sloganlardan kaçınmak. Zaten var olan dengesizliği hikayeye yedirmek. Ama adına bakıp yanılmayın diye hemen belirteyim, katil, uşak çıkmayacak.
'Bir Ermeniyi Öldürmek' konusuyla, anlatımıyla okuyucuyu soru sormaya ve sorgulamaya yönlendiriyor.

Bir Ermeniyi Öldürmek
Arif Nihat Dursun
AND Kitap
326 sayfa



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER KİTAP HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'