 |
|
|
|
Tüm zamanların en iğrenç esprisi
|
|
|
Amerika'da 'The Aristocrats' adlı bir film gösterilmeye başlandı. Bu film, önümüzdeki günlerde ve hatta yıllarda hayli gürültü ve tartışma çıkaracağa benziyor. Birçok seyirciyi rencide edebilecek bu filmde tek bir çıplak sahne ya da vahşet bulunmuyor. Film, Amerika'nın en ünlü komedyenlerinin (stand-up) tek bir espri üzerine yaptıkları çeşitlemeleri anlatmalarından oluşuyor.
Filmin adı da bu esprinin adından geliyor. Bu hiç açıklıkla anlatılmayan ancak iğrençliği birçok insan tarafından duyulmuş olan bir fıkradır. Bu espriyi daha çok komedyenler birbirlerine seyircinin olmadığı ortamlarda anlatırmış. Neredeyse aynı tema üzerinde yüzlerce çeşitlemesi bulunan 'aristokratlar' esprisinin genelde anlatım biçimi şöyle: Bir gün artist ajansının kapısı açılır ve içeriye bir kadın, bir erkek, bir kız çocuğu ve bir de köpekten oluşan bir aile girer.
Baba, ajans sahibine 'Bizim pazarlamaya çalıştığımız bir gösterimimiz var' der, ajans sahibi ise 'Özür dilerim ben ailelerin gösterileriyle ilgilenmiyorum, onlar benim için çok masumane kalıyor' cevabını verir. Fakat baba sözünü keser ve 'İlk önce şovumuzu bir seyret de ondan sonra kararını ver' der ve aile şovlarını ajans sahibine oynamaya başlar...
Aristokratlar esprilere her durumda aynı bu şekilde başlıyor, komedyenler ise arada anlatılan şovda hayallerini çalıştırıyor ve herkesin anlattığından çok daha iğrenç sahnelerle dolu bir şov anlatıyor.
Sonunda ailenin şovu bitince, ajans sahibi, gördüğü iğrençliğe inanamaz bir halde babaya sorar. 'Peki şovunuzun adı nedir' der, baba da ona dönüp 'Ah çok açık değil mi bizler aristokratlarız' der ve fıkra böyle biter.
İşte, bu fıkrayı ekran karşısına geçip de anlatmaya cesaret eden komedyenlerin farklı aristokrat hikayelerinden oluşuyor yeni film. Belki çok orijinal bir fikir değil, ama son derece cesur temalı bir film bu. Komedi unsuru, anlatanların yaptığı zeka oyunlarıyla katılmış filme ve bir fıkrayı anlatırken profesyonellerin hangi kritik noktalarda duraklamayı bildiklerini ve vücut dilini nasıl kullandıklarını görünce büyük keyif almışlar eleştirmenler. Ben de insanların gülümsetilmesi söz konusu olduğunda terbiye sınırlarını zorlamayı deneyen bir insan olarak, tek bir gülümseme için yazıda risk almaya hazır olan bir insan olarak bu filmi dvd'si çıkar çıkmaz satın alıp, arşivimin başucuna koyacağım. Aristokrat fıkralarının içeriklerini burada yazmam mümkün gözükmüyor ne yazık ki. Çünkü bunlardan bazılarını okurken ben bile utanıyorum, düşünebiliyor musunuz? Bunları sizler okusanız kimbilir neler olurdunuz?
|
|
|
|
|
|
 |