Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:00
22 Şubat 2012 Çarşamba - 
Akşam | KÜLTÜR SANAT
Antika semaver onun için bir tutku

Antika semaver onun için bir tutku

Rize'de antika eşyalar satan iş yeri sahibi Mustafa Katmer, ailesinden kalanlarla başladığı semaver koleksiyonunda 40 yılda her biri 130-140 yıllık tarihe sahip 50 dolayında semaver topladı.

Kent merkezindeki Sahil Camisinin giriş katındaki iş yerinde antika eşyalar satan Mustafa Katmer, ailesinden kalan semaverlerle başladığı antika
semaver koleksiyonuna zaman içinde yenilerini ekledi. Bir süre sonra sayıları
artmaya başlayan semaver koleksiyonuna hem yenilerini eklemek hem de iş yerine antika eşyalar almak için zaman zaman Rusya Federasyonu, Gürcistan, Ermenistan ve İran gibi ülkelere giden Katmer'in, aradan geçen 40 yılda koleksiyonundaki semaver sayısı 50'ye yaklaştı.

Antika semaverlerin özellikle muslukları ile ayaklarındaki işlemeler oldukça dikkat çekiyor. Oluşturduğu koleksiyonunu iş yerinin ikinci katında sergileyen Katmer için semaverler, hayattaki en önemli objeler arasında yer alıyor.
        
-''Semaverlerle su adeta serum oluyor''-
        
Mustafa Katmer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, semaverlere olan ilgisinin ailesinden kalan semaverleri muhafaza etme isteğiyle başladığını dile getirerek, ''Güzel ve farklı semaver bulduğumda satın alabilmek için bütün paramı veriyorum. Koleksiyonum içindeki semaverlerden bazılarına çok eski yıllarda bin dolara varan paralar ödedim. Gelen, ilgilenen, isteyen çok oluyor ama bugüne kadar semaverlerimden hiç satmadım. Satmayı da düşünmüyorum. Para ile satmam ama çok fazla ısrar eden olursa parasız 'al git' derim'' dedi.

Antikacılığın kendisi için zevkli bir iş olduğunu ifade eden Katmer, ''Meraklılarının görebilmesi amacıyla antika semaverleri dükkanımda sergiliyorum. Semaverlerin hayatımda önemli ve özel yeri var. Semaver canımın bir parçası. Onları o kadar çok seviyorum. Semaverlerle kendimi oyalıyorum, bir bakıma tedavi oluyorum. Başım ağrıdığında, sıkıldığımda semaverlerimle ilgileniyorum, adeta sıkıntım geçiyor'' diye konuştu.

Çayın Türkiye'ye gelişinin çok eski olmadığını, dolayısıyla Türkiye'de antika semaver pek bulunmadığını dile getiren Katmer, şunları söyledi:
 
''Ama Rusya'da çay yüzyıllardır var. Bu nedenle semaver kültürü de var. Bundan dolayı antika semaverleri genellikle Rusya Federasyonu, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkelerden aldım. Koleksiyonumdaki semaverler genellikle 130-140 yıllık. Tamamı bakırdan yapılmış. Muslukları ve ayaklarındaki işlemeler, ait oldukları dönemin kültürünü yansıtıyor. Semaverlerler, benim için paha biçilmez eşyalar.''

Antika semaverlerle yapılan çayın tadına doyum olmadığını söyleyen Katmer, ''Semaver öyle bir madenden yapılıyor ki suyun kirecini alıp saf su haline getiriyor. Su adeta serum oluyor. Normal bir insan iki bardak çay içer ama semaverden 20 bardak içersin, nereye gittiğini anlamazsın. İnsanlar belki inanmaz ama semaverin sırrını ben biliyorum. Bilmesem bu kadar semaver toplayıp saklamazdım'' diye konuştu.(AA)



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER KÜLTÜR SANAT HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'