Aksam.com.tr - 27.05.2012, 09:50
25 Kasım 2011 Cuma - 
Akşam | KÜLTÜR SANAT
5.5 milyon klasik müzik dinliyor az mı!

5.5 milyon klasik müzik dinliyor az mı!

TRT 3'ün yayın ağının daraltılması sanat dünyasını ayağa kaldırdı. Suna Kan, İdil Biret, Kerem Görsev, Neşet Ruacan ve Aylin Aslım '10 kişiden 1'i klasik müzik dinliyor. Göbek atmak lazım' diyor

Emine ÖZCAN

Klasik ve caz müzik ağırlıklı, 30 yıldan fazla süredir yayın yapan TRT'nin Radyo 3 kanalının daraltılıp frekanslarının başka kanallara tahsis edilmesine tepkiler dinmiyor. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Radyo 3'ün 80 vericisinin başka kanallara dönüştürüldüğünü bildirmişti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da RTÜK araştırmasını kaynak gösterip şöyle açıklamada bulundu: 'Nüfusun yüzde 96,2'si caz, yüzde 92,3'ü klasik, yüzde 82,2'si ise yabancı rock müzik dinlemiyor. Radyo 3 en az tercih edilen müzik türlerinde yayın yapması nedeniyle en az dinlenen radyo.' Bu sözler en çok, 'az dinlenen' müzisyenleri kızdırdı...

BİZ ÇIRPINIRKEN ÇOK ÜZÜCÜ
Suna Kan / Keman virtüözü:
Biz ileri gidelim diye çırpınırken yöneticilerin böyle düşünmesi çok üzücü. Dijital teknolojiyle sanatta evrenselliğin geldiği bu noktada ne acı bir gelişme. Radyonun dinleyicilerini sevdikleri müzikten mahrum edemezsiniz. Olacak şey değil. Neden bu ülke uçak sanayiinde dünyada lider olmayı düşünür de sanatta düşünmez. Olması gereken klasik müziği yaymak, gençleri müziğe yönlendirmektir.

RADYOYLA KEREM GÖRSEV OLDUM
Kerem Görsev / Caz sanatçısı:
Arınç'ın verdiği bilgiye göre  5.5 milyon klasik, 3.5 milyon da caz müzik dinleyicisi var. Büyük sayılar. Kaldı ki TRT'nin bir misyonu var o da hizmet kanalı olması. Klasik müzik insanı yaratıcı, entelektüel kılar. TRT'nin bu yayını zenginleştirmesi lazım. Öğrenciyken Radyo 3'ten adını bilmediğim caz şarkılarını dinleme fırsatı bulurdum. Bu hizmetin bir örneği Kerem Görsev'dir.

SANKİ MANAV PATATES TARTIYOR
Neşet Ruacan / Caz gitaristi:
Devlet ağzından böyle bir açıklama inanılmaz. Bu verilerden yola çıkıp  uygulamaya gitmesini gaflet olarak nitelendiriyorum. Bir manavın patates tartarken söyleyeceği sözlere benziyor. 5.5 milyon insan klasik müzik dinliyorsa zil takıp oynamak, göbek atmak lazım. Bu rakam İsveç ya da Norveç nüfusu demek. 5.5 milyonu hiçe saymak onlara hakaret etmektir. Böyle bir kitle varsa onların müzik dinlediği kanalı kapatmak yerine ayaklarına kadar diledikleri herşeyi götürmek lazım. TRT sayesinde bir Avrupa ülkesinde olabilecek nitelikte devlet senfoni orkestramız var. Esef duyuyorum.

10'DA 1 MUAZZAM
İdil Biret / Piyanist:
10 kişiden birinin klasik müzik dinliyor olması muazzam bir rakam. Avrupa ve ABD'de bu böyle. Ama Arınç'ın açıklaması uygulamaya zemin hazırlayamaz. Klasik müzik az dinlenir. Klasik müzik bilakis devlet politikasıyla desteklenmeli.

KİTAP DAOKUNMUYOR
Aylin Aslım / Rock sanatçısı:
Ciddi bir mantık hatası var. Bir müziğin az dinlenir olması o müziğin ortadan kaldırılması anlamına gelmemeli. Ayrıca o anketin kriteri ne? Kitap da az okunuyordur. Kütüphaneleri de kapatalım o zaman. Yüzde 18 rock dinliyormuş. Az mı bu? Devletin kültür politikası böyleyse vay halimize. Çoğunluk demokrasisi mi bu!

TRT'DEN 'NAĞME' AÇIKLAMASI
İSMİNİN açıklanmasını istemeyen bir TRT yetkilisiyse AKŞAM'a şu açıklamada bulundu: 'TRT'nin klasik müziğe önyargısı yok. Radyo 3 kapanmadı. Yayın saati azaltılmadı. Talep azlığından dolayı sadece bazı illerde yayın yapmıyor. Onun yerine TRT Türk ve TRT Nağme yayın yapıyor.'



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER KÜLTÜR SANAT HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'