• $32,3607
  • €34,4602
  • 2438.65
  • 9814.19
24 Şubat 2024 Cumartesi

Size merasim tayyaresi verelim mi?

Ve KAAN havalandı.

Türkiye'nin beşinci nesil milli muharip uçağı KAAN, rekor denebilecek bir süre içerisinde göklerle buluştu.

İlk kez 2010 senesinin son günlerinde MSB Vecdi Gönül'ün ağzından bu konuda bir karar alındığı açıklandığında açıkçası bunu ne kadar başarabiliriz sorusu benim de kafamda oluşmuştu. Lakin yıllarca TSK'nın modernizasyon projelerinde görev yapmış birisi olarak, bu milletin evlatlarına ön ayak olunduğunda neler başarabildiğini yakından bilenlerdenim.

KAAN için dönüm noktası

Türkiye 10 milyar doların üzerinde bir maliyeti olan F-35 projesinin dışında bırakıldığı günden bu yana yazılarımda ve ekranda 'asla bize ait olmayacak olan uçak' diye tekrar ediyorum. Biz ısrarla bunları söylerken dışarıdan fonlandıkları evrak üzerinde sabit merkezler görevlerini yapmaya devam ediyorlardı.

Neden asla bize ait olmayacak uçak?

Çünkü F-35 uçaklarını bir hava platformu olarak ele alırsak, yerli füze ve mühimmat sistemlerini ya da kendi radar sisteminizi bu uçaklara entegre etmek isteyeceğiniz zaman ABD'nin de onayını almanız gerekiyor. Bugüne kadar bu türden bir revizyona sadece İsrail için izin vermiş olan ABD'nin, söz konusu Türkiye olduğunda ne yönde bir karar vereceği hepinizin malumudur.

23 milyar dolar gibi devasa bir satışı dahi İsveç'in NATO'ya üyeliği sayesinde zoraki ve gönülsüzce onaylayan ABD'nin ortaya koyduğu tavır ortada.

Bu durumda kendi ürettiğimiz sistemleri ve mühimmatı hiçbir şekilde entegre edemeyeceğimiz bir hava platformunu muharebe şartlarında kullanabilmek için ABD yapımı füze ve mühimmatlara ihtiyacım olacak. Bu mühimmat ve füze sistemlerinin satışları ABD'nin onayına bağlı olduğuna göre, ortaya çıkan tablo ABD ile 40 senelik daha bağımlılık demek.

ABD ve içerideki lobicileri tarafından istenilen de tam bu husus.

İşte 14 Mayıs öncesi altılı masa ortaklarının tamamının imzaladığı ortak politikalar mutabakat metnindeki F-35 projesine dönüş vaadini ve bu masaya olan Biden yönetiminin desteğini bu gibi parametreler üzerinden okumak gerekir.

Mümkünse siz Türklere merasimlerde ve bizim istediğimiz alanda kullanmak üzere bir tayyare verelim siyasetidir yaşananlar.

KAAN'ın ABD motoru ile uçması da bir stratejik bağımlılık değil mi?

Evet doğrudur, KAAN ilk UÇUŞUNU Türk Savunma Sanayii'nin çok yakından tanıdığı ve F16 uçaklarında kullanılan F110 tipi motorlar ile gerçekleştirdi lakin 2028 yılında Türkiye'nin kendi ürettiği turbofan motorun KAAN uçaklarında kullanılmak üzere hazır olacağı yetkililer tarafından belirtiliyor.

Biliyorum idrakleri iğdiş edilmiş zihinler bunun da mümkün olmayacağını dillendirecekler lakin genç evlatlarımız onları bir kez daha mahcup edeceklerdir.

Geleceğin hava muharebelerine hazırlanan Türkiye

Konuyu sadece KAAN üzerinden de okumamak gerekir.

Türkiye Hürkuş, Hürjet, Akıncı TİHA, Kızılelma, TB3, ANKA3 gibi hava unsurlarını ve bunlara entegre edilecek füze ve mühimmatları, radar sistemlerini devreye hızlı bir şekilde sokarak geleceğin muharebe sahasına kendisini hazırlamaktadır ve asıl gözden kaçırılmaması gereken nokta tam da burasıdır.

F-35 projesine geri dönüş olur mu?

Bu türden projeler salt silah tedarik projesi olmadığı için, stratejik siyasi ilişkiler kapsamında böyle bir karar alınamaz demem lakin burada korunması gereken ana unsurun KAAN projesi ve diğer stratejik savunma sanayi projelerinin devam ettirilmesi olduğunun altını çizmek isterim.

İşte bu gelişmelere yukarıdaki perspektiften baktığımızda, yaşananlar Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın meşhur dizelerindeki gibidir.

Hak şerleri hayreyler,

Zannetme ki gayreyler,

Arif anı seyreyler,

Mevla görelim neyleyler,

Neylerse güzel eyler...

<p>Anadolu Yayıncılar Federasyonu (AYF) Başkanı Sinan Burhan, Filistin'de bugüne kadar 140 gazetecin

Sultanahmet Meydanı'nda Gazze'de öldürülen gazeteciler anılacak

İstanbul'da insan trafiği!

Hasankeyf'te bayram tatili yoğunluğu

Kapış kapış gidiyor: 50.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri…